|
|
|
|
|
|
Tiyatroya değişim gerek -
Taraf/ÖZLEM ERTAN
- Istanbul -
25.03.2009
|
|
|
Dünya Tiyatrolar Günü’ne bir gün kala tiyatronun sorunlarını tiyatro dünyasındaki insanlara sorduk ve hepsi bir ağızdan tiyatronun önemli bir değişime ihtiyacı olduğunu söyledi
|
Kendini görme ihtiyacı duyduğunda aynaya bakar insan. Çünkü bilir yüzündeki en gizli ve fark edilmesi güç ayrıntıların bile büyük bir aynanın kristal çehresinde görünür hale geleceğini. Aynaya her baktığımızda görürüz hayatın tenimizde bıraktığı tortuları, çok hoşlanmasak da o tortularla yüzleşmekten. İnsanoğlunun nereden gelip nereye gittiğini tüm açıklığıyla gözler önüne serdiği için önemlidir aynalar. Ancak ayna denince sadece etrafı çerçevelenmiş bir nesne gelmemeli aklımıza. Zira sanat, özellikle de tiyatro hayatı yansıtma işlevini yerine getiren en büyük ayna. Yarın Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutlayacak tüm tiyatrocular ve tiyatro izleyicileri. Tiyatrolar bayramı vesilesiyle birçok sanat kurumu ücretsiz açacak kapılarını, insanlar tiyatro sanatının aynasında yansıyan hayatı tüm açıklığıyla görsünler ve onunla yüzleşsinler diye. Hepimizin hayatı anlamaya, onun bize getirdikleriyle yüzleşmeye, kısacası tiyatronun aynasında kendimize bakmaya ihtiyacı var. İnsan hayatı için bu derece önemli bir sanat dalı olan tiyatroya Türkiye’de gerekli önemin verildiği ise söylenemez. Gerek özel tiyatroların önemli bir bölümünün maddi sorunlar yüzünden sadece seyirlik oyunlara yönelmeleri, gerekse yeterli düzeyde tiyatro yazar ve yönetmenin yetişmemesi büyük bir sorun. Biz de tiyatrolar bayramında Türk tiyatrosunun sorunlarını Türkiye’nin önemli tiyatro insanlarına sorduk.
Engin Alkan: “Tiyatronun önemli bir değişime ihtiyacı var. Çünkü yaratıcı örnekler çok az. Özgün ve kimliksiz işler yoğunlukta. Tanzimat’tan beri Batı’daki eserlerin adaptasyonları yoğun olarak oynanıyor ülkemizde. Özgün çalışmalar ise alabildiğine az. Bu da yaratıcılığın ortadan kalkmasına sebep oluyor. Yönetmen ve yazarların desteklenmemesi de büyük bir sorun tabii. Aslında sorunun kaynağında Türkiye’deki konservatuvarların yetersiz olması var. Konservatuvarların donanımlı bir eğitim kadrosuna ihtiyacı var. Okulların bu kadrodan yoksun olması, eğitim seviyesinin gün geçtikçe kötüleşmesine neden oluyor. Zaten konservatuvarlar sadece kendi mezunlarını eğitim kadrosuna dâhil ediyor ve içeriye kuş sızdırmıyorlar. Ülkemizde kültüre yatırım yapılmaması başlı başına bir sorun. Özel tiyatrolar yasası bir türlü çıkarılamıyor. Tiyatro sanatı güncel politikalara bağımlı hale geldi. Maddi olarak tiyatroları ayakta tutmanın en pratik yolu sponsorluk müessesini işletmek ama ülkemizde o da çok işlemiyor. Bir takım tiyatro ödülleri veriliyor ama onların da hangi koşullarda verildiği belli değil. Tartışılmıyor bu konular. Tiyatro çevrelerinde tiyatro bilimi hakkında çok az konuşulduğu için değerler karışıyor. Bu anlamda kendi içinde tiyatronun değerleri ve estetiği hakkında konuşulmadığı için bir senteze varılamıyor.”
Haldun Dormen: “Tiyatroya eskiye oranla daha çok seyirci gelmeye başladı. Bu tabii olumlu bir gelişme. Bir oyun sahnelemenin maliyeti çok yüksek. Siz büyük masrafların altına girerek bir oyun hazırlamaya girişiyorsunuz ama seyircinin bu oyunu tutup tutmayacağı belli değil. Sponsorluk kurumu oturmuş değil Türkiye’de. Bir ekonomik kriz olduğunda ilk başta tiyatrodan desteklerini çekiyor sponsorlar. Bir de tiyatro sevdalısı aktörlerin sayısı azaldı artık. Oyuncular, maddi olarak avantajlı olduğu için televizyon dizilerini tiyatroya tercih ediyorlar. Bir oyun sahnelemeye giriştiğinizde çalışacak iyi oyuncu bulmakta zorlanıyorsunuz.”
Dikmen Gürün: “Tiyatronun en büyük sorunlarından biri mekan eksikliği, mekan yaratım sürecinin önemli bir parçası. Yeterli mekan ve alt yapı olmadığı sürece tiyatroların sorunlarla karşılaşması kaçınılmaz. Ülkemizde zaman zaman sansürün de hortladığını görüyoruz, bu da önemli bir sorun...”
|
|
Diğer haberler:
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|