|
|
|
KERİM TAŞ * / Örneğin Tapu Müdürlüğü, kadastro yapıyorum diye arazi gasp edemez. Silahlı Kuvvetler de devletini koruma gerekçesiyle onu yıkamaz, yasaların dışına çıkamaz.
|
Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 yıldız var ve bunlar tarihte yaşamış Türk Devletlerini simgeler. Tarih kitaplarında, Türk Devletlerinin kuruluş ve tarih sahnesinden iniş konuları birbirine benzer şekillerde anlatılır. Maalesef kuruluş-yükseliş dönemlerindeki adalet ve profesyonellik üzerine oturan devlet anlayışı, sonradan kişi ve toplulukların çıkarlarına alet edilen anlayışa dönüşmüş ve bu haliyle tam bir aşiret devlet görüntüsü verdikten sonra tarih sahnesinden silinmişlerdir.
Hal bu ki, tarihte ilk devlet geleneğini başlatmış ve ilk orduyu kurmuş halk olmakla övünürüz. Başka milletlere bu konularda ilham vermiş, devlet kurma-yönetme ve savaşkanlık konularında örnek olmuşuz. Sanıyorum bizim de barış konularında, özellikle ülke içinde, ülkenin vatandaşları arasında barışı sağlama konularında ders almamız gerekiyor. Görünen o ki, tarihten ders almayı ve birikmiş bunca devlet yönetme tecrübesinden faydalanmayı hiç beceremiyoruz. Böyle olunca, şairin de dediği gibi tarih tekerrür etmekte ise de, sonuna kadar tekerrür etmemesini ve artık bir yerde bu zinciri kırabilmeyi ümit edelim.
Türkiyemiz, Cumhurbaşkanlığı forsunda yıldızların ortasında parlayan güçlü bir güneş şeklinde sembolize edilir. Ama simgesel olarak bir şeyi ifade etmek, onun öyle olmasına yeterli olmuyor. Türkiye’nin önemli sorunlarını hallederek gerçek bir güneş olabilmesi için adalet ve hakkaniyet üzerine bir yönetim anlayışını benimsemesi gerekir. Adalet ve hakkaniyetin korunabildiği tek yönetim biçimi de, bugün için demokrasidir. Türkiye’de bu alanda şimdiye kadar yaşananlar ve gelinen son noktada ortaya dökülenler ve tartışılanlar bellidir.
Darbe ve darbe planları
Türkiye’de darbe’yi tarife gerek yok, uygulamalarla bunu herkes kendi payına en iyi şekilde bilir! Ancak konuyu bağlamak açısından şöyle söylenebilir. Darbe, Meclisi silah zoruyla ilga etmek, yürütmeyi (yönetim) silahla devirmek, Anayasa’yı silah zoruyla ilga etmektir. Açın Türk Ceza Kanunu’na bakın, bu TCK’nın düzenlediği en ağır suçlardandır.
Halen birtakım yıkıcı terör örgütleriyle mücadele ediliyor. Mücadele edilen bu örgütlerin yargılaması sırasında hukuk önünde yapılan tanımı nedir, biliyor musunuz? Meclisi silah zoruyla ilga ve yönetimi silah zoruyla devirmek, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı iptal etmek suretiyle Devleti yıkmaya teşebbüs eden terör örgütü... Şimdi soru şu, bir ülkede darbe yapan–yapmaya yeltenen ile yukarıdaki terör örgütü kapsamında faaliyet gösterenler arasında hukuk yönünden bir fark var mı? Türk Silahlı Kuvvetleri, kökleri orta Asya’ya kadar giden Türk Devlet geleneğinin en önemli birikimlerinden biridir. Yazıklar olsun o insanlara ki, hem de bu kurumun kültürünü almış olarak, güya “Türkiye Cumhuriyeti’ni koruma görevini yapıyorum” diye hem yukarıda bahsedildiği şekilde kendilerini lekelemişler ve hem de güya koruduklarını söyledikleri ülkeye ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne zarar vermişlerdir.
Haberin devamını okumak için tıklayın.