|
|
|
|
|
|
Zor olsa da Kürtçe'yi sahneye taşıyan tiyatro -
Taraf/ÖZLEM ERTAN
- Istanbul -
09.10.2008
|
|
|
Yıllardır Kürtçe oyunlar yazıp yöneten Aydın Orak, sahne bulamasalar da, temsilleri iptal de edilse, Tiyatro Avesta’yı yaşatmakta kararlı. Çünkü Avesta üretmek demek
|
Türkiye’de doğan ve resmi görüşle uyuşmayan düşüncelere sahip olan birçok aydınla aynı kaderi paylaştı Kürt bilgesi Musa Anter: 16 yıl önce sokak ortasında öldürüldü ve hâlâ yargı önüne çıkarılamadı onu öldürenler. Ancak Anter’in halkların kardeşliği için verdiği mücadele unutulmadı; insanlar yazdığı kitaplar ve makaleler yoluyla ölümünden sonra da tanıma imkânı buluyorlar Musa Anter’i. Kürtçe tiyatro oyunları sahneleyen Tiyatro Avesta’nın oyuncuları, Musa Anter’in yaşam öyküsünden yola çıkarak hazırlanan Araf / İki Ülke Arasında isimli oyunu Musa Anter’in memleketi Mardin Nusaybin’den sonra şimdi de İzmir’de sergilemeye hazırlanıyor. Oyunun dünya prömiyeri Musa Anter’in ölüm yıl dönümünde, Nusaybin’deki Mittani Kültür Sarayı’nda yapılmıştı. Tiyatro Avesta’nın kurucularından Cihan Şan tarafından Kürtçe olarak kaleme alınan oyun, 11 Ekim Cumartesi günü saat 20.00’de İzmir’in Konak semtindeki Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde İzmirli tiyatroseverlerle buluşacak. Oyunun kitaplaştırılmış Kürtçe ve Türkçe metni de oyun günü salondaki stantlardan temin edilebilecek. Aydın Orak’ın yönettiği ve oynadığı tek kişilik oyunun müzikleri Efkan Şeşen’e ait. Efektlerini Özgün Yarar’ın, ışık ve dekor tasarımını Ahmet Çay’ın hazırladığı Araf / İki Ülke Arasında’nın video yönetmenliğini Hüseyin Karabey, proje danışmanlığını ise Turgay Tanülkü yapıyor. İsveç İstanbul Başkonsolosluğu ve Nusaybin Belediyesi’nin desteklediği oyunun asistanları ise Bilal Bulut ve Aram Dildar. Aydın Orak, oyunda anlatıcı konumunda, bazı karakterleri de birebir canlandırıyor. Araf / İki Ülke Arasında’nın slayt gösterisiyle de zenginleştirilen “belgesel” niteliğinde bir sahne eseri olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Aydın Orak’la Araf / İki Ülke Arasında’nın sahnelenmesi vesilesiyle konuştuk ve Türkiye’de Kürtçe tiyatro yapmanın zorluklarını sorduk.
KÜRTÇE TİYATRO CESARET İŞİ • Devlet Tiyatroları’nda görevli olan Turgay Tanülkü Tiyatro Avesta’nın daha önce sahnelediği bir oyunun yönetmenliğini yapmış ve bu yüzden hakkında soruşturma açılmış. O zaman Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olan Lemi Bilgin’in karşısında savunmasını yapan Tanülkü, “Eğer Fransızca ya da İngilizce bir oyun yönetseydim beni alkışlardınız. Ama Kürtçe oyun yönettiğim için hakkımda soruşturma açılıyor” demiş. Sonuçta Tanülkü’nün hakkındaki soruşturma düşmüş ama Kürtçe oyun sahnelediği için bir tiyatro adamının hakkında soruşturma açılmış olması gerçeği var ortada. Aydın Orak’ın dediğine göre, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı hiçbir salonda Kürtçe tiyatro oyunu sahnelenemiyormuş. Sadece DTP’li belediyelerin kendi salonlarını bu tür oyunlara açtıklarını dile getiren Orak, “DTP’li belediyeler de olmasa Kürtçe oyun oynamak neredeyse imkânsız hâle gelecek” diyor. Aydın Orak, başlamasına bir saat kala “güvenlik” gerekçesiyle birçok temsillerinin iptal edildiğini, çoğu kez oyunlarını salonda yankılanan telsiz seslerinin eşliğinde sürdürmek durumunda kaldıklarını, dekorların ise sigara paketlerine varıncaya kadar didik didik arandığını söylüyor ve soruyor: “Türkçe tiyatro yapan topluluklara da böyle davranıyorlar mı?” Orak, Mersin’de oyun çıkışında yaşadıkları bir olayı sözlerle anlatıyor: “Mersin Otogarı’nda oyundan sonra terörle mücadele polisleri etrafımızı çevirdi. Korkutmaya çalıştılar bizi. Kimsede yok etrafta o sırada. Kesin infaz edileceğiz diye düşündük.” Devlet Tiyatrosu, İtalyan yazar Dario Fo’nun Bir Anarşist’in Kaza Sonucu Ölümü isimli oyunu uzun yıllar sahneledi. Ancak aynı oyunu Tiyatro Avesta Kürtçe olarak oynayınca yasaklandı Dario Fo. Her zaman ki gibi gerekçe “güvenlik”ti. Uzun lafın kısası, Türkiye’de Kürtçe tiyatro yapmak, aynı sokakta Kürtçe konuşmak gibi cesaret işi.
TİYATRO AVESTA’NIN BEŞ YILLIK MACERASI • Adını Zerdüştler’in kutsal kitabı Zend-Avesta’dan alan Tiyatro Avesta, 2003 yılında Aydın Orak ve Cihan Şan tarafından kuruldu. Aydın Orak, gruplarına Avesta adını vermelerinin nedenlerinden birinin de, Kürtçe’de “avest” kelimesinin “gebe olma” ve “doğurmaya yakın” anlamlarına gelmesi olduğunu söylüyor. “Bu kelimenin doğurganlığı, yaratımı simgelediğini düşündüğümüz için Avesta adını verdik grubumuza.” Grup ilk olarak 2003 yılında Bir İhsak’sın Bir Cemil adlı oyunu sahneledi. Daha sonra Kürtçe oyun sahnelemeye girişen Tiyatro Avesta üyeleri, ünlü Rus yazar Nikolai Gogol’ün Bir Delinin Güncesi isimli oyununu Kürtçe olarak oynadı. Daha çok özel ve deneysel oyunlar için bir araya gelen grup üyeleri en önemli amaçlarının Kürt tiyatrosuna katkı sunmak olduğunu söylüyorlar. Aziz Nesin’in Sen Gara Değilsin adlı eserini de Kürtçe’ye çeviren Avesta çalışanları bu oyunu başta 4. Batman - Hasankeyf Festivali ve Ankara Uluslararası Tiyatro Festivali olmak üzere birçok yerde sahnelediler. Musa Anter’in yaşamını anlatan Araf / İki Ülke Arasında isimli oyunun galası, Musa Anter’in ölüm yıl dönümünde Mardin’in Nusaybin ilçesinde yapıldı. Gala gösteriminde DTP Eşbaşkanı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna, Aysel Tuğluk, Gülten Kışanak, Nusaybin Belediye Başkanı Mehmet Tanhan, Kızıltepe Belediye Başkanı Cihan Sincar, Azadiya Welat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayip Temel, Alternatif Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yüksel Genç, İstanbul Kürt Enstitüsü Başkanı Sami Tan, Musa Anter’in yakın arkadaşlarından Canip Yıldırım ve çok sayıda yazar, sanatçı ve siyasetçi katıldı.
|
|
Diğer haberler:
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|