BUGÜNDEN itibaren TARAF’ta yazmaya başlıyorum ve sonsuz mutluyum.
Mutluluk gibi iddialı bir kelimeyi bilhassa kullandım. En dürüst ruh hâlimi yansıtıyor.
Üstelik âdetim değildir, yukarıdaki büyük sözü sarfetmekle ne kimseye yağcılık (!) yapmak, ne de ortaya beylik lakırdı atmak niyetindeyim.
Zaten başta Ahmet, Yasemin ve Alev olmak üzere bütün mahrem çevrem şahittir ki, daha beş yıl önce ve gazete henüz rotatif kokmadan aklımda ve fikrimde hep TARAF vardı.
Şimdi kısmetmiş ve tekrar sonsuz mutluyum. Peki de, neden?
ÇÜNKÜ istisnaları hariç tutarsak, geçmişte taraf olmuş kuşağım bugün de taraf kaldı.
Bununla sola militan olarak katılmış ve artık altmışını aşmış olan kesimi kastediyorum.
Evrensellik arzeden bu neslin yaşı hanidir kemale erdi. Akıl çağının zirvesine ulaştık.
O halde ben de taraf olmayı TARAF’ta sürdürebilmek için son virajı çoktan döndüm.
MADDE madde uzun manifesto yazacak değilim. Taraf olmaktan şunu anlıyorum:
Hayat, dünya ve olaylar karşısında ahlaki tavır almak! Belirlemek ve duyurmak!
Yani, kavramın artık kıymet-i harbiyesi kalmasa bile o sol denen yapıya bizi baştan itmiş olan ve sadakatte kusur işlemediğimiz özgürlükçülük, cömertçilik, paylaşımcılık gibi vicdani dürtüler ekseninde tutum saptamak.
Yazının devamını okumak için tıklayın.