1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:30
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Halil Berktay OKUMA NOTLARI 27.09.2008
Halil Berktay
“Ama onlar da bize yapıyordu”
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Halil Berktay - “Ama onlar da bize yapıyordu” Halil Berktay - “Ama onlar da bize yapıyordu” Halil Berktay - “Ama onlar da bize yapıyordu” Halil Berktay - “Ama onlar da bize yapıyordu” Halil Berktay - “Ama onlar da bize yapıyordu” Halil Berktay - “Ama onlar da bize yapıyordu” Halil Berktay - “Ama onlar da bize yapıyordu” Halil Berktay - “Ama onlar da bize yapıyordu”
Halil Berktay köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Tamam, tarih daima kazalar, rastlantısallıklar, koşulluluklar üzerine kurulu da... Hiçbir şeyin boşlukta kendi başına gelişmediği, belki en çarpıcı biçimde milliyetçilik(ler) için geçerli. Milliyetçilik insanın vatanını sevmesinden farklı bir şey. Kimliğin pozitif değil negatif ögelerle, düşmanlar üzerinden tanımlanması. Her milliyetçiliğin bir “belirleyici dışsal”ı var (constitutive outside). Bu çerçevede, “öteki”lerle hem çatışıyor, hem “onlar”dan bir anlamda öğreniyor, “ders” çıkarıyor, “tecrübe” kazanıyor. Bir milliyetçiliğin etrafındaki başka milliyetçilikleri zehirleme kapasitesi, ya da tersten söyleyecek olursak, bir milliyetçiliğin etrafındaki başka milliyetçiliklerden zehirlenme kapasitesi, adetâ sonsuz. Gene W.H. Auden’ın mısraları geliyor aklıma (bu köşenin okuyucuları –varsa- Auden’ı çok sevdiğimi anlamış olmalı):

I and the public know

What all schoolchildren learn,

Those to whom evil is done

Do evil in return.

Bu sefer, şiir formunu koruyarak çevirmeyi beceremeyeceğim: Ben de, bütün kamuoyu da çok iyi biliriz, zaten bütün okul çocuklarına öğretileni. Kime kötülük yapılırsa, o da kötülük yapar karşılığında.

Ve işte tanıklar, kanıtlar. Nazizm, İsrail, Filistin. Birinci döngü: İndo-Aryan ırkçılığının Yahudilere yaptıkları. Hıristiyan dünyasında Ortaçağdan beri süren Yahudi düşmanlığının, 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında, sistemli bir anti-semitizm ideolojisine dönüşmesi. Bunun Hitler’in Mein Kampf’ını beslemesi. Orta ve Doğu Avrupa Yahudiliğinin neredeyse tamamen ortadan kaldırılması. İkinci döngü: İsrail’in Filistinlilere yaptıkları. Nazizmin vahşetine maruz kalan Yahudilere bir vatan yaratmak uğruna, Filistinlilerin topraklarının alınıp İsrail’e verilmesi. Bu yeni devletin Siyonizm üzerine, yani ırkî değilse de dinî dışlayıcılık üzerine kurulması. Batı Şeria’da, Gazze Şeridi’nde inanılmaz zulüm. Sabra ve Şatila katliamları. Üçüncü döngü: Bazı Filistin örgütlerinin İsraillilere yapmaya başladığı. Arap dünyasında başını alıp giden reaktif Yahudi düşmanlığı. Hamas ve Hizbullah gibi örgütlerin ortaya çıkıp, kuvvet toplaması. Katıksız terör. İntihar komandoları.

Emperyalizm ve Araplar. Birinci döngü: 1915’te İtalyan uçaklarının Libya’da, 1920’de İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin Mezopotamya’da, aşiretlere ölüm yağdırması. Yerde ve savunmasız olmanın çaresizliği. Seksen doksan yıldır süren bir teknolojik tedhiş. Körfez Savaşı’nda gene aynı senaryo. Son Irak Savaşı’nda gene aynı senaryo. İkinci döngü: El Kaide. 9/11 cinayetleri (kimse bana, aslında ABD’nin, CIA’nin yaptığı masallarını anlatmasın). Irak’ta kolay kapanmayacak bir kara delik. Büyüyen bir cihad cephesi. Ve gene katıksız terör. Rehin alma, kelle kesme. İntihar komandoları.

Balkan, Kafkas, Ortadoğu ve Türk milliyetçilikleri (sevgili Stefan Yerasimos, toprağın bol olsun). Birinci döngü: Büyük Devletlerin ve Balkan milliyetçiliklerinin karşısında, Osmanlıların habire yenilerek geri çekilmesi. Bu arada Türk milliyetçiliğinin doğup gelişmesi. İktidarı ele geçirmesi. İmparatorluğu savunacağım derken, Trablus ve Balkan, sonra Seferberlik felâketlerine maruz kalması. İkinci döngü: bu yolla “eğitilen” Türk milliyetçiliğinin, mağduriyetinin acısını, o diğer millet ve milliyetçiliklerden “içeride “kim kalmışsa onlardan çıkarması. Mazlumun zalime dönüşmesi. Birikmiş öfkenin, 1915’te Ermenilere, sonra Kürt ve Araplara patlaması. Ama tabii her aşamada, kendi mağduriyetine dayanarak haklılığını ispatlamaktan geri durmaması. (2005 Sonbaharının “Osmanlı Ermenileri” konferansının kapanış panelinde, Temel İskit’in, “ben bir Türk diplomatı olarak kırk yıldır her zaman ‘haklı’ olmaktan bıktım” deyişi geliyor aklıma.) Üçüncü döngü: Türk milliyetçiliğinin Kürt milliyetçiliğine hayat vermesi. Diyarbakır Cezaevi’nin PKK’yı doğurması. 1990’ların ortalarında bir Helsinki Yurttaşlar Derneği toplantısı. Şerafettin Elçi konuşuyor: “Kürtler tarihte hep varolmuş büyük bir ulustur. Hep devletler kurmuşlardır....” Buyrun bakalım: 1930’ların Türk Tarih Tezi’nin söylemiyle konuşan bir Kürt Tarih Tezi. (Eleştirdiğim için nasıl kötü kişi olmuştum !) Dördüncü döngü: Ermeni milliyetçiliğinin bir kolunun ASALA terörü. Beşinci döngü: Ermeni milliyetçiliğinin Dağlık Karabağ’da Azerilere yaptığı.

Ve hep mağduriyet, hep mağduriyet. Paylaşılamayan mağduriyet (contested victimhood): paylaşılamayan mirasların (contested patrimonies) en yücesi, en paha biçilmezi. Rasim Ozan Kütahyalı’nın sözünü ettiği “banal” milliyetçiliğin en yaygın fragmanı: “Ama onlar da bize yapıyordu.”

İlk kim başlattı? Tabii onlar. Fâsit daireler. Kan dâvâları.

 

Diğer Halil Berktay Makaleleri:
  1. [Kölelikten Türklüğe] - 02.09.2010
  2. [Köle ticareti ve İnalcık] - 28.08.2010
  3. [Ulusalcılık ve kölelik] - 26.08.2010
  4. [Kemalizmin çelişkisi] - 21.08.2010
  5. [Etnik dönüşümler] - 19.08.2010
  6. [Irkçılığın kapsamı] - 14.08.2010
  7. [Taklitçi Türk ırkçılığı] - 12.08.2010
  8. [Türk Tarih Tezi] - 05.08.2010
  9. [İtalyanlık olasılığım] - 31.07.2010
  10. [Bizim Mayflower’ımız] - 29.07.2010
  11. [Giritliler-4] - 24.07.2010
  12. [Giritliler-3] - 22.07.2010
  13. [Giritliler-2] - 17.07.2010
  14. [Giritliler-1] - 15.07.2010
  15. [Ortak akıl-2] - 10.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: “Ama onlar da bize yapıyordu” - Halil Berktay
03.09.2010 06:30:14