Fikir tartışmalarında belirli bir cevap veya açıklama tarzı vardır ki, fuzulîdir; gereksiz ve geçersiz itiraz kategorisine girer.
İşte tam böyle bir mızıkçılık yüzünden, asıl yazmak istediklerimin; birkaç hafta sürecek şekilde tasarlayıp peş peşe yazmaya giriştiğim konuların arasına başka şeyler sıkıştırmak pahasına, kendimi Burhan Şenatalar’la ve/ya Şenatalar’ın şahsında 10 Aralık Hareketi’yle tartışmayı sürdürmek durumunda buluyorum.
Bu köşedeki “Hangi çekirge ?” yazımda (24 Aralık ‘09), Burhan Şenatalar’ın 10 Aralık Hareketi adına 2008 ortalarında verdiği bir demeçten söz etmiş; aslını bulamadığımı söylemiştim. Bunu izleyen ifadelerim şöyleydi : “Kurulması istenen yeni sol partiye ilişkin programatik bir saptamada bulunuyor; mealen, “Atatürkçülük tartışılabilir ama (büyük tarihî katkıları nedeniyle) Atatürk tartışılamaz” diyordu. Hattâ en sonunda, biraz iddialı bir şekilde “O kadar. Nokta.” diye kestirip attığını hayal meyal hatırlıyorum.”
Bu yazımın yayınlanmasının ardından, bazı okurlar 4 Ağustos ‘08’de
Milliyet’te yayınlanan röportajın link’ini ve aslını bulup yolladılar. Önce, benim takıldığım kısmı bu sefer kelimesi kelimesine aktarıyorum.
KEMALİSTLERLE MESELEMİZ VAR, AMA “ATATÜRK’LE HESAPLAŞMA” TEZİNİ DE ANLAMLI BULMUYORUZ
– 10 Aralık Hareketi’nin Atatürk ile ilişkisi nedir ?
Kısaca birkaç maddeyle şöyle sıralamak mümkün:
1- Atatürk Türkiye’nin modernleşmesi sürecinde son derece büyük rol oynamış, önder rol oynamış bir insandır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.