Ya da [Parentez-26] ve [Giritliler-17]. Kemalistlerin de bir, sürekli ırk kategorileriyle düşünmeleri yüzünden; iki, İslâmiyetten ve genel olarak dinden hoşlanmadıkları için göremediği diğer ve asıl büyük Türkleşme patikası : (2) İhtida yoluyla etnik dönüşüm.
Tuhaf, tabii : hem köleliği ve köle ticaretini bileceksin, hem de bunu başka herhangi bir yere bağlamayacaksın; özellikle demografik etkisini düşünmeyeceksin.
Daha da tuhafı : hem Müslümanlığı en ileri tektanrıcı inanç sistemi sayacaksın. Habire tekrarlayacaksın. Dolayısıyla başka dinlerden İslâmiyete geçişi “doğal” sayacaksın. Hem de bu, apayrı bir “din dersi” kompartımanında duracak. Tarihin diğer iplik ve eksenlerini hiç etkilemediği farzedilecek.
Dolayısıyla bu diyarın nasıl Turchia ve sonra Türkiye olduğunu, “Orta Asya’dan göç yoluyla” diye açıklamaya devam edeceksiniz.
Zaten Heath Lowry’nin de bundan otuz küsur yıl önce dikkatini çekmiş bu garabet. Lowry halen Princeton’da; önde gelen bir Osmanlı Tarihi profesörü. 1970’lerde ise UCLA’de doktora öğrencisi. Tez araştırması ve yazımını 1973-80 arasında (Robert Kolej ve sonra) Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğretim üyeliği sırasında gerçekleştiriyor. Konusu, fetih sonrası Trabzon’da ihtida; daha net olarak, Trabzon Şehrinin İslâmlaşma ve Türkleşmesi, 1461-1583 (B.Ü. Yayınları, 1981).
Lowry, bu konuya nasıl vardığını tezi ve kitabının Giriş’inde anlatıyor. Bir diğer ünlü tarihçi, Speros Vryonis jr, Lowry’nin UCLA’den hocası. Vryonis’in zamanında çok ünlü eseri The Decline of Medieval Hellenism in Asia Minor and the Process of Islamization from the Eleventh through the Fifteenth Century (1971), Anadolu’daki Yunan/Rum varlığının inişe geçmesinin kapsamlı bir İslâmlaşma süreciyle elele gittiğini savlıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.