1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:32
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Halil Berktay OKUMA NOTLARI 03.07.2008
Halil Berktay
Liberalizm ve cehalet üzerine
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Halil Berktay - Liberalizm ve cehalet üzerine Halil Berktay - Liberalizm ve cehalet üzerine Halil Berktay - Liberalizm ve cehalet üzerine Halil Berktay - Liberalizm ve cehalet üzerine Halil Berktay - Liberalizm ve cehalet üzerine Halil Berktay - Liberalizm ve cehalet üzerine Halil Berktay - Liberalizm ve cehalet üzerine Halil Berktay - Liberalizm ve cehalet üzerine
Halil Berktay köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Daha önce de değindim: internette bir liberalizm furyasıdır gidiyor. Kendini solcu sayan bazıları, önüne gelene liberal yaftası asmakta. 12 Mart döneminde cunta, (zamanın tek kanalı) TRT’ye, herhalde o zamanki Andıç ve Lahika yazarlarının elinden çıkma birtakım propaganda programları koydurtmuştu. Adı bilinmeyen bir spiker, eski Türk filmleri ve radyo tiyatrosunun melodramatik tonlamasıyla, “anarşist”lerin alt-kategorileri diye (neo-con icadı “terörist” klişesi henüz yoktu) “Marksiiist, Leniniiist ve hattâ Maoiiist”lerden dem vururdu. Duyduğunuzda ödünüzün patlayacağı umuluyordu. ?imdi de (Türkiye’nin darbeli-darbesiz askerîleştirilmesi projesine karşı saf tutmayı “salaklık” sayan Sol kesimler arasında) “liberaal ve hattâ neeo-liberaal” diye konuşmak moda. Bunu, akan suları durduracak argüman, karşıtlarına öldürücü darbe, en ezici aşağılama olarak kullanıyorlar. Tahmin edebileceğiniz gibi, kof ve cahil insanlar söz konusu. Bazen liberal ile liberter arasındaki farkı bilmeyecek, bazen liberal yerine liberalist diyecek kadar cahil. Ama cehaleti sergilemek kadar, tarihçesini anlamak da önem taşıyor. Liberalizm, öyle çoluk çocuğun bir kalemde silip atacağı bir şey değil; insanlık tarihinde çok derin, çok önemli bir düşünce akımı. Marksizmden önce liberalizm vardı. En geniş anlamda felsefî kökleri, kapitalizm öncesine dayanır. Avrupa Ortaçağında, gerek baronların ve gerekse burgher denen embryonik burjuvazi başlangıçlarının, güçlenen krallık yetkilerine karşı kendilerini, ailelerini, mal ve mülklerini koruma ihtiyacı, 13. yüzyıl başlarının Magna Carta Libertatum’una (Büyük Özgürlükler ?artnamesi’ne) yansıdı. Varlıklıların dar sınıfsal çıkarları, deyip geçmemek lâzım; bu maddî temel, soyut ifadesini, herkes için geçerli hukukî garanti ve dokunulmazlıklarda buldu. Örneğin, bireylerin rastgele tutuklanıp hapse atılmasını önleyen habeas corpus koşulundan, lordlarla birlikte serfler de yararlandı. Allahtan ki 1215’te, güya emekçi halk adına “birbirlerini yesinler, bizi ilgilendirmez” diyecek halis Türk zekâları yoktu. Magna Carta, Batı feodalizminin “bağıtsal vasallık” (contractual vassalage) boyutunu ve dolayısıyla genel olarak “bağıtsallık” (contractuality) anlayışını güçlendirdi. Aynı zamanda, hükümdarların iradesinin kanunla sınırlanmasının önünü açtı; günümüzün anayasa hukukuna giden uzun ve karmaşık süreçlerin ilk adımı oldu. Old wine in new bottles, İngilizcede “eski hamam eski tas” (yani aslında pek bir şeyin değişmediği) anlamında kullanılır. Ama bunun tersini düşünmek de mümkün: new wine in old bottles, yani eski şişelerin (kalıpların) içine taze şarap (yeni bir muhteva) doldurulması. Magna Carta’nın başlattığı “sınırlı monarşi” anlayışı ve uygulaması, kapitalizmin ve sivil toplumun gelişmesi için elverişli bir çerçeve oluşturdu. Zamanla bunun üzerine 1640 ve 1688 İngiliz devrimleri bindi. Düşünsel planda, Hobbes’un mutlakıyet savunusuna Locke karşı çıktı; Hume deneyciliği ve akılcılığı, Montesquieu hukukun üstünlüğü düşüncesini daha fazla geliştirdi; Aydınlanma --Cumhuriyet’çi yorumunda sanıldığı gibi- sadece dine ve Kiliseye karşı çıkmakla kalmayıp, genellikle “[tabuları aşarak] düşünme ve öğrenme cesareti”ni (Kant: Sapere aude!) ve dolayısıyla kapsamlı bir “mukaddesatsızlaştırma”yı (de-sacralization) kucakladı. 19. yüzyıl sonlarının Amerikan ve Fransız devrimleri sürecinde Tom Paine ve Jean-Jacques Rousseau, daha radikal bir demokrasiyi teorileştirmeye çalıştı. Adam Smith’i David Ricardo, James Mill’i oğlu John Stuart Mill izledi. Bu olağanüstü birikimi bilmeden, tanımadan liberalizme dudak bükmek, kişinin kendi düşünce sığlığından başka neye tanıklık eder? Bu, bilgiye artık vahiy ve otorite (revelation and authority) yoluyla değil, mantık, deney ve deneyim (reason, experience and experiment) yoluyla ulaşma ilkesi ve yöntemi olmaksızın; bu eleştirel akıl, bu hürriyetçilik, bu hukuk ve adalet anlayışı olmaksızın; bu birey özgürlüğü ve dokunulmazlığı vurgusu olmaksızın, çağdaş demokrasi olabilir miydi? Marx olabilir miydi? 03.07.2008

 

Diğer Halil Berktay Makaleleri:
  1. [Kölelikten Türklüğe] - 02.09.2010
  2. [Köle ticareti ve İnalcık] - 28.08.2010
  3. [Ulusalcılık ve kölelik] - 26.08.2010
  4. [Kemalizmin çelişkisi] - 21.08.2010
  5. [Etnik dönüşümler] - 19.08.2010
  6. [Irkçılığın kapsamı] - 14.08.2010
  7. [Taklitçi Türk ırkçılığı] - 12.08.2010
  8. [Türk Tarih Tezi] - 05.08.2010
  9. [İtalyanlık olasılığım] - 31.07.2010
  10. [Bizim Mayflower’ımız] - 29.07.2010
  11. [Giritliler-4] - 24.07.2010
  12. [Giritliler-3] - 22.07.2010
  13. [Giritliler-2] - 17.07.2010
  14. [Giritliler-1] - 15.07.2010
  15. [Ortak akıl-2] - 10.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Liberalizm ve cehalet üzerine - Halil Berktay
03.09.2010 05:32:15