1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:49
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Hıdır Geviş ÖTEKİ AMERİKA 15.06.2008
Hıdır Geviş
Bir bomba atarım sevişirsin
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Hıdır Geviş - Bir bomba atarım sevişirsin Hıdır Geviş - Bir bomba atarım sevişirsin Hıdır Geviş - Bir bomba atarım sevişirsin Hıdır Geviş - Bir bomba atarım sevişirsin Hıdır Geviş - Bir bomba atarım sevişirsin Hıdır Geviş - Bir bomba atarım sevişirsin Hıdır Geviş - Bir bomba atarım sevişirsin Hıdır Geviş - Bir bomba atarım sevişirsin
Hıdır Geviş köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Sybil’e gerçekten çok bozuluyorum. Bir sevgili bulunca arkadaşlarını ihmal ediyor. Oysa bilmiyor ki sevgililer geçici, arkadaşlıklar kalıcı. Evvelki gün, üç kere telefonuma mesaj bırakmış, “Açmayacağım işte” diye inat ettim. Sybil’e kızgınlığımın asıl nedeni başka. Geçen gün East Village’daki Mehanata adlı Bulgar barına gidecek ve bir Yunan müzik grubunun canlı performansını izleyecektik. Ama hanımefendi son anda bize katılamayacağını söyledi. Nedeni yine o adamdı tabii. FEMİNİST TERÖRİSTLER • Sybil’in yeni fikri ise feminist kadınları örgütleyerek onlardan bir tim kurmak ve çeşitli erkek hedeflerine terörist saldırılar düzenlemek. Haydaaa. Sybil’e dedim ki, “Bu bir çizgi roman projesi olsun, en azından konuşurken öyle diyelim ki durduk yere başımıza iş açılmasın. “?imdi size Sybil’in çizgi roman planını anlatayım biraz. Sybil adlı kadın kahraman, biyoloji alanında çalışan feminist kadınları örgütlüyor ve onların illegal yollardan gay bombası üretmesini sağlıyor. Sonra bu bomba, kadınlara en çok eziyet çektiren ülkelerin meclislerine atılıyor. Haliyle ilk hedef Ahmedinecad`ın İran’ı oluyor. Gay bombasını yiyen mollalar, aniden birbirlerine ısınıp, birbirlerini sıradışı bir şekilde sevmeye başlıyor. Bombanın etkisi ne kadar sürüyor, Sybil’e sormayi unuttum. GAY BOMBASI • Gay bombası ilk olarak 2005’te The Sunshine Project adlı, kimyasal silahlar karşıtı bir sivil toplum örgütünün sitesinde dile getirildi. Pentagon’un üzerinde çalıştığı bir bombanın savaş alanında savaşan askerlerin üzerine atıldığı taktirde afrodizyak bir etki yarattığı ve askerlerin cin çarpmışa dönüp, etrafında, güzel çirkin kadın erkek kim olursa olsun sevişmeye meyledecekleri iddia ediliyordu. Öneri ABD ordusunun Ohio eyaletindeki laboratuarlarından çıkmıştı ve geliştirilmesi için milyonlarca dolara ihtiyaç duyulduğu söyleniyordu. TA?LAYIN KAHPEYİ • Çok geçmeden olay pek çok televizyonun haber programlarına yansıdı. Çokbilmiş gazeteciler, bombanın bu geçici etkisini “bomba askerleri gay yapıyor” şeklinde yorumladı. Bu da, haliyle gay örgütlerini kızdırdı. Onlara göre bir bombayla cinsel kimliğin değişeceğini iddia etmek gay kimliğini aşağılamaktı. Bu arada ben şunu düşündüm; eğer askerin teki çölde yalnızsa ve bombanın etkisi ona kadar ulaşmışsa ne yapacak? Tüfeğiyle mi aşk yapacak? Peki, savaştan sonra tüfeğini anasının evine götürüp, “nişanlım” diye mi tanıştıracak. Sybil’i İran konusunda deliye döndüren sebep, hani bizdeki Vurun Kahpeye adlı kurmaca romanın İran’da “taşlayın kahpeyi” adlı gerçek bir oyuna dönüşmesi. GAZ CUMHURİYETİ • Biliyorsunuz bu gariban ülke ?ah’ın diktatörlüğünden kurtulayım derken, mollaların diktatörlüğüne teslim oldu ve koca Cumhuriyet eldeki demokratik hakları da kaybedip tam bir gaz cumhuriyetine dönüştü. ?imdi yasaların gücü adına habire kendi insanlarını asmaktan ve sağa sola kabadayılık etmekten başka ülkesine hiçbir sey verememiş bir rejimle karşılaşıyorsunuz. İşte bu rejim en çok da kadınlara kan ağlatıyor. Bizim Sybil’i kızdıran da işin bu yönü zaten. Özellikle de Zohreh ve Azar Kabiri adlı kız kardeşin trajik durumu Sybil’i çok üzüyor. Bu iki kızkardeş, Zohreh’in eşinin “zina” şikayeti üzerine, şubat 2007’de tutuklandı. Biri 27 diğeri 28 yaşında olan kardeşler, sözde eve erkek atmışlardı. Önce 99 kırbaç yediler. Sonra da taşlanarak idamlarına karar verildi. Uluslararası baskılar nedeniyle idam henüz gerçekleşmedi, belki de gerçekleşti de kimsenin haberi olmadı, İran bu, belli mi olur. İran’da şu anda 11 kişi taşlanarak öldürülmek üzere hapiste tutuluyor. 2007’de iki kişinin bu şekilde idam edildiği söyleniyor. Erkek kurbanlar taşlanmadan önce bellerine kadar; kadınlar ise göğüs hizalarına kadar toprağa gömülüyor. BURUNLARINDAN GELDİ • Zina davalarında kanıtlar yeterince gözden geçirilmiyor ve kararlar çok kolay alınıyor. Çünkü yargıçlar erkek. Zohreh ve Azar’ın bir erkekle cinsel ilişkiye girdiklerinin bir kanıtı yok. Sadece evde bir erkek olduğu ispat edilmiş. Ayrıca kanıt olsa ne olur. Kadının namusunu temizlemek devlete mi düşmüş. Bu durum, devletin din adına vatandaşların bireysel hayatına tecavüz etmesi değil midir. Tövbe Yarabbim, sanki penisi kürek çekmek, vajinayı ise çiçek dikmek için üzerimizde taşıyoruz. Bırakın insanlar doya doya sevişsin. İşin içinde zorlama, kandırmaca, taciz, manipülasyon, dayatmaca, korkutmaca, yaş sınırını ihlal ve teşhir olmadığı sürece cinsel hayatlarında insanların kiminle düşüp kalktıkları devletin üzerine vazife değil, mahallelinin üzerine de vazife değil, kimsenin üzerine vazife değil. HAYDİ, HAYAT KURTARMAYA • ?imdi siz okurlar, bu kız kardeşler için ne yapabilirsiniz? Bugün pek çok uluslararası sivil toplum kuruluşu İran’a bu insanlık dışı cezaların kaldırılması için baskı uyguluyor. Bu baskıyı siz de yapabilirsiniz. Hiç üşenmeyin, hemen, internette Zohreh ve Azar Kabiri için İngilizce yazılmış çağrı mektubunu bulup İranlı yetkililerinin mail adreslerine yollayın. Böylece sadece bu zavallı iki kız kardeşi değil, gelecekte idam edilmesi muhtemel kadınların da hayatını kurtarabilirsiniz. Haydi, hayat kurtarmaya. 15.06.2008

 

Diğer Hıdır Geviş Makaleleri:
  1. Çılgın mısın, 40’ında mısın - 30.08.2010
  2. New Yorklu Cerrahiler - 22.08.2010
  3. Oruç - 15.08.2010
  4. Herkes için hedonizm - 08.08.2010
  5. Az kalsın ölecektim - 25.07.2010
  6. Elazığ’da ne Ahmet kalmış ne de Mehmet - 18.07.2010
  7. Elazığ’a giderken Büyükada’ya uğradım - 11.07.2010
  8. Uzaklara yüzen küçük kız - 04.07.2010
  9. Kayıp çorapların izinde - 27.06.2010
  10. İnek sütü yerine bellini - 21.06.2010
  11. Cipriani’de felekten bir gece mi! - 13.06.2010
  12. Kardeşim Onno en yakın arkadaşımdı - 07.06.2010
  13. Bloomberg’le kahvaltı - 30.05.2010
  14. Çin Çin - 23.05.2010
  15. Minik İtalya’da nasıl kazıklandım - 16.05.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Bir bomba atarım sevişirsin - Hıdır Geviş
03.09.2010 06:49:48