Nerede kalmıştık, İtalyan Mahallesi’ndeydim, Mulberry Sokağı’ndan aşağıya doğru tıngır mıngır yürüyordum... Nihayet Canal Sokağı’na geldim, Yarabbim sana çok şükür, sonunda minik İtalya’dan kurtuldum... Canal Sokağı, Manhattan’ın batısından doğusuna doğru uzanan servi boylu bir sokak, bir çeşit hudut sokak aslında, İtalya bitiyor Çin başlıyor. Zavallı Marco Polo, birinden ötekine geçmek için ne çok yol tepmişti, bense birkaç adımda hop, minik İtalya’dan minik Çin’e varıverdim.
Canal Sokağı boyunca sağlı sollu küçük küçük mağazalar var, bu mağazalarda saatten eşarba, çantadan makyaj malzemelerine kadar her şey satılıyor. Kentin diğer mahalleleriyle kıyaslandığında her şey sudan ucuz. Beş buçuk dolara dört kap yemek yiyebileceğiniz yerler var. Hatta buralarda, Çinli kızların çalıştığı berber dükkânları var, kadınlar rock yıldızlarına yaraşır saç modeli yaptırıp sadece 30 dolar ödüyorlar, buna yıkama ve kurutma da dahil, başka yerde en az 100 dolara çıkarlar...
Çin Mahallesi’ndeki ufak tefek lokantaların vitrinlerinde hep pişmiş ördekler asılı, milli yemek sanki, ne kadar vahşi, zavallı ördekçikler, ama itiraf etmeliyim ki lezzetli görünüyorlar, tok olduğum halde ağzım sulandı, sanki kına yakılmış da üzerine baklava şerbeti dökülmüş gibi duran halleri midemi çıldırttı.
Asıl Çin Mahallesi Canal Sokağı’nın alt tarafı, yani güney kısmı... Oralara gidip resim çektirsem ve facebook’a koysam, arkadaşlarım Çin’den geldiğimi düşünebilirler, çünkü dükkân isimleri Çince, alfabe Çince (artık Mandarin Çincesi mi Cantonese Çincesi mi onu hiç bilemiyorum), sağınızdan solunuzdan gelip geçenler Çinli... New York böyle bir şehir işte, sınırları çok keskin olmasa da her mahallenin bir teması var: bazı mahalleler etnik gruplara göre (Harlem: siyahlar, Latinler), bazıları cinsel kimliklere göre (Chelsea-Hell’s Kitchen: geyler), bazıları gelir gruplarına göre (Upper West side: zenginler), bazıları ilgi alanlarına göre (Williamsburg: sanatçılar, yazar çizerler) nüfuslanmış.
Yoruldum, bu kadar dolaşmak yeter, şuradan geri dönüp yürüye yürüye Village’e çıkayım bari.
Yazının devamını okumak için tıklayın.