Taraf’ın bir süredir yayınladığı skandal belgeler karşında belli bir kesim hâlâ ikna olmuyor. Bu kesimin sisteme olan güçlü inancı, onların bu türden katı gerçekleri görmelerine engel oluyor. Çünkü bu gerçekler onların ideolojik inanç dünyasını ayakta tutan iskeleyi tümüyle alaşağı edebilir ve onlara büyük bir hayal kırıklığı yaşatabilir. Kimse de bunu yaşamayı, bir yıkıntının altında kalmayı tercih etmez. Sırf bu nedenle, ihtiyacı olduğu halde psikoloğa gidip kendine çeki düzen vermeye çalışan çok az insan vardır. Anlamak zor değil, bu tür insanlar kendileriyle, özellikle de olumsuz yönleriyle yüzleşmekten çok korkarlar.
?ÜPHECI OL Kİ GÖRESİN . Buna rağmen, şüpheci olmakta herkes için yarar var: kendimizden, doğru bildiklerimizden, tapındığımız ünlülerden, güvendiğimiz dağlardan... ?üphecilik insanın gözünü açan bir şey, öteki türlü sizden saklananı da saklanmayıp gözünüzün içine sokulanı da göremiyorsunuz. Yanlış anlamayın paranoyak olun demiyorum.
Bugün Türkiye’de yaşanan ve Taraf’ın ortaya çıkardığı belge skandalının bir benzeri yakın geçmişte Amerika’da ortaya çıktı. Ancak şüpheci ve cesur Amerikalı gazeteciler olmasaydı böyle bir skandal ortaya çıkmayacak ve toplumu ilgilendiren pek çok gerçek, devletin kara kutusunda saklı kalacaktı.
New York Times’ın ortaya çıkardığı skandala göre Amerikan Savunma Bakanlığı ülkenin en etkin televizyonlarında görev yapan askerî danışmanları istediği gibi yönlendiriyordu. Yani Savunma Bakanlığı danışman-gazetecileri kullanarak toplum bilincini biçimlendirmeye çalışıyordu.
PENTAGON’UN ÜLKEYI BİÇİMLENDİRME SAVA?I . Savunma Bakanlığı’nın toplum bilincini biçimlendirme çabası Irak savaşının başlamasından biraz önceye dayanıyor.
2001 yılında Pentagon bünyesinde Stratejik Etki Departmanı (The Office of Strategic Influence-OSI) adlı bir bölüm kuruldu. Bu bölümün varlığı aradan bir yıl geçmeden basına yansıdı.
Bu departmanın amacı, Irak ve Afganistan’daki savaşın psikolojik cephesini yürütmekti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.