Yas, başkalarının uğradığı haksızlıkları unut(tur)maya değil; o haksızlıklar bir daha yaşanmasın diye yaşamaya devam etmeye vesile olmalı. Bu güzel bayram günü Ahmet Kaya ile Uğur Kaymaz’ı bir arada düşünmek istemem de bundandır belki...
“Ağladıkça güneşi tutacağız, görecek göreceksin”
Ahmet Kaya ile Uğur Kaymaz. Biri ömrünün baharında, diğeriyse çocuk yaşında alındı aramızdan. Milyonlarca yurttaşının diline “bilinmeyen” muamelesi yapan hoyrat bir sistemin kurbanı oldu onlar.
“Bırak ay gitsin sen kal bu gece vay aman / Umudumsun sen”
Cumhuriyete en büyük katkısı 87 yıldır 10. Yıl marşını söylemek olan bir zombiler güruhu Ahmet Kaya’yı; “bölgenin özel şartları” diye bölücülük yapan adaletsiz bir yargı düzenini arkasına alan ‘güvenlik’ güçleriyse Uğur’u kopardı içimizden.
“Acı çekmek özgürlükse, özgürüz ikimiz de”
Ahmet Kaya, sorsanız ülkenin “en çağdaş” yüzü olduğunu iddia edecek insanların başlattığı ve “ilkel” kabileleri utandıracak türden bir linç gösterisi eşliğinde; Uğur ise vazifesi barış ve huzuru tesis etmek olan ‘güvenlik’ güçlerinin yasal mermileri sayesinde alındı aramızdan.
“Yasal mermisiyle bir komiser yaklaşmakta”
Mermilerin yasal, taşların yasadışı olduğu esmer bir coğrafyanın kavruk evlatlarıydı onlar, ikisine de zalimler aynı kimliği yapıştırmaya cüret etti: “Terörist.
Yazının devamını okumak için tıklayın.