Milliyetçi Hareket Partisi kendisini “milliyetçi-muhafazakâr” bir parti olarak konumlandırıyor ama bu iddiasının ne kadar arkasında duruyor dersiniz?
MHP’nin milliyetçiliğinden bahis açınca sanırım kaçınılmaz olarak akla gelen ilk mesele Kürt meselesidir. Kürt meselesinde MHP’nin 2007 seçimlerinde vurguladığı ve muhtemelen 2011 seçimlerinde de kullanacağı mesele Öcalan ve bölünme korkusu söylemidir. MHP’nin ağzına sakız ettiği Öcalan’ın idamı meselesini ve idamı engellemekteki öncü rollerini hatırlayalım:
Öcalan, Şubat 1999’da yakalanır, yargılanır ve idama mahkûm edilir. AİHM’e başvurmuş olan Öcalan’ın davasındaki hukuki sürece dair son söz Nisan 1999 seçimleri ertesi iktidarda olan MHP-DSP-ANAP koalisyon hükümetindedir. Devlet Bahçeli, idamın ertelenmesi kararını imzalamakta bir süre direniş gösterse de sonunda imzalar ve idam ertelenir. Bahçeli, erteleme kararını imzalamayıp hükümetten istifa etseydi ve erken seçime gidilseydi MHP muhtemelen tarihindeki en büyük oy oranına sahip olacak, halk tarafından kahraman olarak algılanacaktı. Fakat Bahçeli ve partisi bu riski almayıp koltuğu tercih etti ve erteleme kararını imzaladı.
İş bu kadarla da kalmıyor. Malumunuz idam cezası, Öcalan’ın idam kararı ertelendikten iki yıl sonra, AB uyum yasaları paketi Meclis’ten geçince kalktı. O dönemde AKP Milletvekili Ramazan Toprak idam cezasının kaldırılmasına ilişkin maddenin Meclis’e gelmemesi için TBMM Adalet Komisyonu’na idam cezasının kaldırılmasına ilişkin maddenin tekliften çıkarılması yönünde önerge verdi. Bu önergeye idam cezasının kaldırılmasına hararetle karşı olan MHP’li vekillerin sahip çıkmasını beklersiniz, değil mi? Bilakis Bahçeli’nin yönlendirdiği MHP milletvekilleri, Trabzon eski Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu hariç çekimser kaldı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.