İsrail kurulduğundan bu yana aynı İsrail. Değişen hiçbir şey yok. Yine işgal ediyorlar. Yine mazlum kanı akıtıyorlar. Yine mazlumlara iftira atıp kendilerini mazlum gibi göstermeye çalışıyorlar. Ancak bu kez kazın ayağı öyle değil. Mesela Türkiye, Yunanistan, İspanya, Danimarka, İsveç, İtalya, Fransa ve Norveç gibi ülkelerin, elçilerini geri çağırması ve âdeta toplu bir diplomatik yaptırım içine girmesi İsrail için alışıldık bir durum değil. Ayrıca bu noktadan sonra Amerika ve Avrupa Birliği ülkelerinin bölgedeki tavrı en öngörülemez ve tehlikeli ülke olarak İran’ı sunmaları da sadece gülünç olacaktır. Ne dünya eski dünya artık, ne Türkiye eski Türkiye.
İsrail, Ortadoğu’da barışın tesis edilmesinin önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha kanıtladı. Ancak bu kez sunduğu kanıt, diğerlerine benzemiyor. Bu kez canına kıydığı mazlumlar, adına “uluslararası camia” denen yalan üretme makinesinin marjinalize edemeyeceği kadar güçlü bir ülkeyi direkt ilgilendiriyor. Bu yüzden bence Türkiye, İsrail’in tehdit olarak algıladığı ülkeler arasında birinci sırada geliyor. Türkiye’yi Filistin veya İran gibi marjinalize etmek, Erdoğan’dan bir Ahmedinejad ya da AKP’den bir Hamas çıkarmak mümkün değil. Mümkün olmamasının sebebi tabii ki denklemin diğer yanında saydıklarımın menfiliğinden değil, uluslararası kamuoyuna söylenen yalanların da bir yere kadar işe yaramasından kaynaklanıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.