Türk sinemasında türler çeşitlenmesi ile çekilen filmlerin sayısındaki artış, iyi filmler kadar kötü filmleri de beraberinde getirdi. Aslında iyi film ne, ya da bazı filmler neden kötü gibi bir konuya girilecek olursa, bunun her ne kadar kişiden kişiye değişiyor olduğunu kabul etmiş olsak da sinema yazarlarının çoğu zaman ortak bir noktada buluştuğuna tanık oluyoruz. Sürekli ve benzer filmleri izlemekten olsa gerek birçok filme ilişkin farklı düşünen sinema yazarları iş kötü filme gelince benzer bir noktadan bakabiliyor.
Son yıllarda bir hareketlilik başladı, en iyiler bir şekilde ödüllendiriliyor da en kötüler neden ortada yok düşüncesi de başını almış olacak ki, kötüyü de seçme furyası başladı. Bunun öncüsü geçen yıl ilk kez verilen Altın Bamya ödülleri oldu. Altın Bamya aslında bildiğimiz Ahududu ödüllerinden farklı, cinsiyetçi filmleri kendi çapında değerlendiriyor, jüri sayısı ise geçtiğimiz yıldan bu yıla arttı. Altın Bamya amacını Türk sinemasında kadınlara yönelik yanlış yaklaşımların, cinsiyetçi bakışın yeniden üretilip temsil edilmesine eleştiri, karşı duruş, bir söz söyleme isteği olarak açıklıyor. Vizyona giren filmler bir ön elemeden geçirildikten sonra jüri tarafından en cinsiyetçi bulunan film, Altın Bamya ile taçlandırılıyor, böylelikle sinemada cinsiyetçiliğe vurgu yapılıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.