Twilight, Alacakaranlık serisiyle birlikte sinemada farklı bir vampir modeli gelişmeye başladı. Bu vampirler yakışıklı ve kızların âşık olacağı türden, dolayısıyla sinema tarihinde rastladığımız diğer vampirlere benzemiyor. Geçtiğimiz yıl İstanbul Film Festivali’nde gösterilen ve bu hafta vizyona giren
Låt den rätte komma in Türkçe adıyla
Gir Kanıma bu tür filmlere alışkın seyirciler için farklı bir örnek.
İsveç sinemasının önemli yönetmenlerinden biri olan Tomas Alfredson’un yönettiği ve John Ajvide Lindqvist’in
Låt den rätte komma in adlı romanından uyarlanan film, Stockholm’ün banliyölerinden birinde on iki yaşında ve çok da sosyal olmayan Oskar’ın, kim olduğunu bilmeden bir vampirle geliştirdiği arkadaşlığı anlatıyor. Her ikisinin de kendine has hayatları var. Aslında vampir olan Eli yüzyıllardır on iki yaşında ve kan toplayarak yaşamak zorunda, Oskar ise arkadaşları tarafından pek de kabullenilmemiş bir çocuk. Eli’nin Oskar’a komşu olması ile birlikte aralarında bir dostluk başlar, hayatla pek de barışık olmayan bu iki çocuk birbirlerine tutunurlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.