PKK ilk ateşkesini 1993’te ilan etmişti. Aradan 17 yıl geçti. Bugün yedinci kez örgüt yine ateşi kesti. Akan kanın durması adına sevindirici bir gelişme. Ancak silahlar tümden devreden çıkmayana kadar ölümler durmayacak. İç savaş tehlikesi hep bir adım uzağımızda, tetikte bekliyor olacak. Şimdi sorun kısa süreli de olsa açıklanan bu ateşkesi kalıcı bir barışa dönüştürmekte.
Geçmişte ilan edilen ateşkeslerin sonuç vermediği ortada. İlk ateşkesten bu yana yaşananlar bir kısırdöngüden ibaret. Devletin, dönemin hükümetleri ve PKK’nın bunda sorumluluğu var elbet. Ama toplumun değişik sınıflarını temsil eden kişi, kurum ve örgütlerinin de bunda önemli derecede payı bulunmakta.
Kürt sorununun ya da barış meselesinin sadece devlet/hükümet ve PKK arasındaki bir mesele olduğu düşünüldüğü sürece akan kanın durması imkânsızdır. Bugüne kadarki ateşkeslerden sonuç alınamamasının başlıca nedeni de bence toplumun bu ara alanda söz sahibi olamamasından ileri geliyor. Barış ve ateşkes sorunu sadece bu iki tarafın tanımladığı, sınırlarını belirlediği bir etkinlik alanı olduğundan ortaya sonsuz bir kısırdöngüden başka bir şey çıkmıyor. Devlet de PKK da bu ara alan üzerinde sıkı bir markaj uyguluyor.
Barış, devlet/hükümet ile PKK arasında sağlanabilecek kadar kolay bir konu olmaktan çıkmış durumda.
Yazının devamını okumak için tıklayın.