Balyoz sanığı 102 asker hakkında verilen yakalama kararı sanırım herkeste bir şok etkisi yarattı.
İnanması güç elbette; bu ülkede dokunulmaz tek güç ordu ve askerlerdi.
Başbakanların, bakanların, parlamenterlerin asıldıklarını, rahatlıkla hapisanelere tıkıldığını biliyorduk ama askerlerle ilgili tarihimizde bu yönde edinilmiş bir tecrübe yok denecek kadar azdı.
Öyle ki, darbecilik suçlamasıyla generallerin ifadeye davet edilmesini bile abarttık, bu hamleyi yapan savcıları kahraman ilan ettik. Örneğine az rastlanılır bir iş yapmışlardı.
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yüzden fazla asker hakkında tutuklama kararı vermesi ise artık askerî vesayet eşiğinin aşıldığını gösteriyordu.
Bu gelişmelerden rahatsız olanlar, askerler hakkında verilen tutuklama kararının ‘terörle mücadeleyi’ zaafa uğratacağını öne sürmeye başladılar.
PKK’yla mücadele eden kahramanlar tek tek hapse tıkılıyor...
Aynı eleştirileri, Genelkurmay Karargâhı da her fırsatta gündeme getiriyor.
Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, Balyoz sanığı Tümgeneral Gürbüz Kaya’yı savunurken daha bir hafta önce şöyle konuşuyordu: “Bu olayda da görüldüğü üzere [Hantepe baskını kastediliyor –KT] yargı sürecinde sanık bile olsalar, bazıları tarafından masumiyet karinesi ayaklar altında çiğnenerek suçlu olarak gösterilseler dahi bütün bu şartlar altında bile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bütün personeli görevinin başındadır. Bizim için vatan, şeref, dürüstlük, vazife ve sevgi her şeyin önündedir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.