PKK’nın kısa süreli ateşkesinin barış için iyi bir fırsat sunduğunu düşünüp sevinirken, örgütten üst üste ve ısrarla yapılan üç açıklama, bu sürecin ikinci bir Habur vakasına dönüşerek kesintiye uğrayacağını gösteriyor.
13 Ağustos’ta ilan edilen ateşkesten bir gün sonra KCK adına yapılan yazılı açıklamada satır aralarında kalan bir vurgu dikkat çekiciydi. Ateşkes kararının alınmasında, “devlet kurumlarının talebinin etkili olduğu” notu düşülmüştü. Ancak, “satır arasında” kaldığı ve yeterli yankıyı yapmadığı için olsa gerek, üç-dört gün sonra, bu açıklama detaylı olarak PKK lideri Murat Karayılan tarafından dile getirildi. Fırat Haber Ajansı’na konuşan Karayılan, ateşkes kararının “Öcalan’la devlet arasındaki diyalog üzerine alındığını” açıkladı.
Referandum mitingleri kısır geçen CHP ve MHP için bu sözler, taze kan işlevi gördü. Muhalefet, Hükümeti referandumda ‘Evet’ oyu için Öcalan’la pazarlık yapmakla suçlamaya başladı. AKP’den ilk yalanlama yazılı olarak, parti adına yapıldı. Ardından Başbakan Erdoğan, İmralı’yla pazarlık iddialarını reddederek, Kandil’e yönelik üslubunu sertleştirdi. Gazete ve televizyonlar bu atışma ve polemiklerle çalkalanırken KCK’dan üçüncü bir açıklama daha geldi. Örgütten dün yapılan açıklamada “ateşkes kararının hükümetin bilgisi dahilinde, İmralı’yla yapılan görüşmeler üzerine alındığı” duyuruldu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.