Doğu ve Güneydoğu'da 1990'lı yıllarda binlerce insan faili meçhul cinayete kurban gitti. Kimisi gözaltında kaybedildi, kimisi sokak ortasında vuruldu, kimisi dere kenarında öldürüldü. Bazılarının cesedi yıllar sonra bulundu, bazıları ise hala kayıp. JİTEM'e havale edilse de neticede bu cinayetleri devlet adına görev yapan güvenlik güçleri işledi. Bu gerçeği emekli Korgeneral Atilla Kıyat örneğinde olduğu gibi artık kimse gizleme gereği duymuyor.
Şimdi sıra faillerin ortaya çıkarılmasında. Geçen yazımda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak'ın faili meçhul cinayetlerle ilgili soruşturmalarda karşılaştıkları sıkıntıları aktaran görüşlerine yer vermiştim.
Başsavcı Kavak bölge halkından, il baroları ve sivil kuruluşlarından destek istemişti. Kavak'a yanıt Diyarbakır Barosu Başkanı Avukat Mehmet Emin Aktar'dan geldi. Avukat Aktar, 1990'larda bölgede çalışmış ve birçok gözaltında kayıp ile kaçırılma olayına tanık olan isimlerden biri. Faili meçhullerle ilgili yürüyen soruşturmalara da büyük önem veriyor. Ancak çok ciddi eleştirileri ve çözüm önerileri var. Hem yargının hem de siyasi iktidarın, bu görüşlere önemle kulak vermesi gerekiyor. İşte Aktar'ın özetle anlattıkları:
Yüksek Askeri Şura'da emekli edilen Albay Cemal Temizöz davası, faili meçhul cinayet soruşturmaları için bir model teşkil etmeli.
Yazının devamını okumak için tıklayın.