Güney Amerika ülkesi Şili, Augusta Pinochet’nin acımasız askerî rejiminden, Soğuk Savaş’ın sona erdiği 1990’lı yıllarda, anayasal reformlarla kurtulma sürecine girdi.
Şubat ayı sonlarında Şili’yi sarsan şiddetli depreme ilişkin bölgeden geçen bir haber, profesyonel gücüyle bir dönemin savaş makinesi Şili ordusunun bugün geldiği noktayı anlatması açısından çok çarpıcıydı.
Fransız haber ajansıAFP ’nin, 27 şubat günü geçtiği habere göre, Şili’yi bir dönem demir yumrukla yönettikten sonra demokratik sivil denetimi sağlanan ordu mensupları, yardımına koştukları depremzedeler tarafından tezahüratla karşılanıyorlardı.
Pinochet’nin pek çok kurbanından biri olan Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet, depremi istismar eden yağmacıların bu eylemlerinin kaosa dönüşme tehlikesi üzerine duruma müdahale etmeleri için ordunun barakalarından çıkması talimatını veriyor ve “ordu bugünler için lazım,” diyordu.
Yasal reformlarla asli görevi olan yurt savunmasına çekilen Şili ordusu, artık darbe ya da darbe planları yapmak için değil vatandaşına, afet gibi zor günlerinde yardım için var.
Önceki günkü Erzincan depreminin en çok etkilediği köylere giden yolların, yardım ekipleri, ambülanslar ve gazetecilerin oluşturduğu izdiham nedeniyle kapandığı ve yardımın bu yüzden felaketzedelere geç ulaştığı haberlerini duyunca niye hava yoluyla, helikopterlerle yardım ulaştırılmıyor diye, sordum kendi kendime. Öyle ya, güçlü bir ordumuz var, o zaman silah envanterimizin de deprem bölgelerine ulaşacak yeterlilikte olması lazım.
Yazının devamını okumak için tıklayın.