ABD’nin 2003 yılında Irak’a, bu harekâtın öncesinde de terörle mücadele adı altında Afganistan’a, koalisyon güçleriyle birlikte girmesiyle bu iki ayrı bölgede devam eden savaş, Washington’un Karadeniz’de serbestçe bayrak gösterme arayışlarında Ankara üzerinde yapmakta olduğu baskılara ara vermesine neden olmuştu.
Bu süre zarfında Karadeniz’in diğer kıyıdaş ülkeleri Bulgaristan ve Romanya’nın NATO’ya katılmasıyla ABD, Karadeniz’de Türkiye’nin sınırlamalarına karşı kendisine müttefik bulmuştu.
ABD, ısrarla NATO tarafından asimetrik tehditlere karşı Akdeniz’de icra edilmekte olan manevraların Karadeniz’de de gerçekleştirilmesini istedi. ABD, böylece 1936 tarihli Montrö Sözleşmesi’ni delmeden ittifak aracılığıyla Karadeniz’de serbestçe bayrak gösterecekti.
Ne var ki ABD, NATO önderliğindeki tatbikatların Karadeniz bölgesinde de gerçekleşmesi önünde, yakın müttefiki Türkiye’nin şiddetli direnişiyle karşılaştı.
Bu arada Ankara, Washington’a “Madem endişeniz, teröristlerin Karadeniz’i kullanarak silah kaçakçılığı gibi eylemlerini önlemek; o zaman biz, yani Türkiye aynı işlevi görecek Black Sea Harmony adı verilen Karadeniz’de Uyum Harekâtını başlatarak, sizin bu endişelerinizi giderebiliriz,” dedi ve bu harekâtın öyküsü böyle başladı.
Bir Türk diplomat, “Karadeniz Uyum Harekâtları sayesinde, bu denizin güvenliği artık kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanıyor ki başarılı da olundu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.