Fransa dâhil 22’ye yakın ülke parlamentosu, 1915 Ermeni tehcirini, soykırım olarak kabul etti. Ermeni olaylarını, 2001 yılında soykırım olarak kabul eden Fransız Meclisi’nin üst kanadı Senato da, önceki gece geç saatlerde yaptığı oylama sonucunda, Ermeni soykırımını inkâr etmeyi suç sayan garabet yasayı kabul etti. Böylece, Ermeni soykırımını inkâr edenler, para ve hapis cezasına çarptırılacaklar. Yasa, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin onayından sonra yürürlüğe girecek. Soykırım iddialarının 100. yılı olan 2015’te, yani yaklaşık üç yıl sonrası için Ermeniler, Türkiye’yi dünya kamuoyunda daha da zor durumda bırakmak için kampanyalarını sürdürüyorlar.
Bir durup düşünmek de yarar var. Türkiye, enerjisini daha ne kadar, çığ gibi büyüyen Ermeni soykırım iddialarını bertaraf etmek için harcayacak ve buna rağmen bertaraf edemeyecek ve artan biçimde yabancı ülke parlamentoları, Ermeni tehcirini soykırım olarak kabul etmeye devam edecekler. Küreselleşmiş bir Türkiye, dünyaya nereye kadar meydan okuyacak. Alternatif olarak yine içimize kapanıp, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur,” yutturmacasına razı mı olacağız?
Fransa’yı, özellikle bu ülke Meclis’inin 2001 yılında Ermeni olaylarını soykırım olarak tanımasından beri sözde cezalandırmak için yaptırımlar açıklıyoruz ama hiçbiri sonuç alıcı olmuyor. Olmaz da, küreselleşen dünyada, Fransız firmalarını cezalandırayım derken ortağı başka bir ülke firmasını da cezalandırmayı göze alamıyorsunuz. THY’nin filosuna katmakta olduğu Airbus aynı zamanda Alman ortaklı. O zaman Almanya’yı da cezalandırmış oluyorsunuz. Ama daha da önemlisi, bu firmaların Türkiye’deki faaliyetlerinden dolayı iş olanağı sağlanan insanlarınıza, dolayısıyla istihdama darbe vuruyorsunuz. Bugün TSK’nın ticari şirketi OYAK’ın, en fazla iş yaptığı firmalar Fransız kökenli.
Yazının devamını okumak için tıklayın.