Başta terörle mücadele adı altında olmak üzere Türkiye kontrolsüz askerî harcama yapmaya devam ediyor.
Anayasa’nın 160. maddesinde yapılan değişiklikle askerî malların denetimi üzerindeki gizlilik perdesi kaldırılmış olmasına karşın yönerge Meclis’ten çıkartılamadığı için Sayıştay askerî mallar üzerinde denetim yapamıyor.
Milli Savunma Bakanlığı bütçesi üzerindeki gerekli sivil denetim de diğer başka yasaların öngörmesine karşın Meclis tarafından gerektiği biçimde yapılmıyor. Meclis, ilgili komisyonlar kurarak silah alımlarının da denetimini yapmıyor. Silah alımı için aracı şahıs ve şirketlere yapılan komisyon dağıtımının yasal denetimi ise yok.
Durum böyle olunca da askerî harcamaların gerektiğinden çok daha yüksek meblağlara ulaşması kaçınılmaz hale geliyor.
Oysaki denetimli askerî harcamalar, hem TSK’nın gerçek ihtiyacını karşılayacak silah alımları yapmasını sağlayacak hem de bu yöntem ile gerçekleştirilecek tasarruf, eğitim ve sağlık gibi toplumun gelişiminde hayati öneme sahip sosyal alanlara kısıtlı bütçeden daha fazla para aktarımı yapılmasını mümkün kılabilecek.
Hava, Kara ve Deniz Kuvvetleri Komutanlıkları bütçelerini de içine alan Milli Savunma Bakanlığı bütçesi, geçen yıla göre 1.70 oranında bir artışla bu yıl için 13,27 milyar YTL olarak öngörüldü. Ama hesaplamaya, savunma için harcanan diğer kaynakları da* eklediğimiz zaman savunma için yapılan bilinen harcamalar 19,66 milyar YTL’ye ulaşıyor. Bu miktar (bilinen haliyle), son yıllarda önemli ancak halen yeterli olmayan artışlar yapılan Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi ile başa baş giderken Sağlık Bakanlığı bütçesinin kat be kat üzerinde seyrediyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.