Türkiye’nin temel sorunlarından biri de asker, sivil tüm kamu kuruluşları, vakıflar ve belediyeler –artık aklınıza ne gelirse-, harcamalarının gerçek anlamda bir denetim süzgecinden geçmiyor olmasıdır. Ancak, harcamaların şeffaf ve hesap verilebilir hale getirilmesinin önünü açan ve 2003 yılında kabul edilen Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun (KMYKK) 2005 ocak ayında yürürlüğe girmesinin ardından, pek çok kamu kuruluşunda bir ölçüde denetim mekanizması oluşturuldu ama yeterli değil. Dört yıldır tozlu raflarda bekletilen Sayıştay Yasa Tasarısı’nın, üzerinde yapılan yeni değişikliklerin ardından pazartesi günü Meclis’e sevk edilmesiyle, genelde kâğıt üzerinde kalan mali denetimin yerine vergilerimizin hesabını daha rahat sorgulayabileceğimiz bir denetim sistemine geçilmesinin önü açıldı. Daha önce kanunlaşan kimi reform projelerinde olduğu gibi Sayıştay Kanunu’nun uygulanması sırasında, harcamalarının hesabını vermekte direnen kurumların başında gelen TSK’nın ilk başlarda sorun çıkartması kaçınılmaz. Zira mevcut Sayıştay Kanunu da TSK’nın harcamalarına sınırlı da olsa denetim getirmesine karşın, geçmişte, Sayıştay denetçilerinin karargâh kapılarından geri çevrilip, içeri alınmadıkları olaylarını bu köşede yayımlamıştık.
Diğer kamu kuruluşlarının yanı sıra TSK’ya, gerek Milli Savunma Bakanlığı yoluyla tahsis edilen askerî bütçenin gerekse bütçe dışında savunmaya ayrılan kaynakların Sayıştay yoluyla Meclis tarafından denetimini öngören KMYKK’ya istinaden Şubat 2004 tarihinde bir yönetmelik kabul edilmişti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.