Ergenekon Davası’nın tutuklu sanıklarından Ümit Sayın, önceki gün Silivri’de görülen duruşmada, Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu dahil bazı komutanların, aktif görevdeyken, TSK içinde hükümeti devirmeye yönelik bir hücrenin varlığından kendisine söz ettiklerini söyledi. Sayın’ın kendisine aktarıldığı şekliyle varlığından bahsettiği TSK içindeki cuntacı yapılanma konusu, Ankara’da etkin çevrelerde neredeyse son dokuz yıldır konuşulan bir konu. Bana da yıllar önce böyle bir hücrenin varlığından bahsedilmişti.
TSK içinde var olduğu iddiası epeydir konuşulan hücre yapılanmasının hazırladığından şüphelenilen darbe planlarının nasıl finanse edildiği konusu ise uzunca süredir ihmal edilmiş görünüyor. Ergenekon davalarına dayanak oluşturan iddialar arasında; askeri silahlı isyana teşvik, TSK’ya yakın bazı sivil toplum örgütlerinin düzenledikleri mitingler ve daha onlarca hükümeti devirmeye yönelik toplumsal hareketlerin organizasyonu bulunuyor. Bu hareketler nasıl finanse edildi, sorusu çok önemli.
Binlerce silah ve mühimmat, Ergenekon sanıklarının ev ve işyerlerinde ele geçirilen krokiler üzerinden iz sürülerek, ya evlerde ya da toprak altında ele geçirildi. 2006 yılında Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombaların TSK denetimindeki MKEK yapımı olduğunu bizzat Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül açıklamıştı.
Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ün, var olduğu iddia edilen bu örgütün parasal kaynakları konusunda bir soruşturma başlattığını, geçen gün
Yeni Şafak gazetesinden okuduk. Soruşturmanın detayını henüz bilmiyorum. Ancak Savcı Öz’ü hareket geçirdiği belirtilen soruşturmaya dayanak oluşturan girişimin, yaklaşık 3,5 yıl önce başlatıldığını biliyorum.
Yazının devamını okumak için tıklayın.