1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 11 Eylül 2010 Cumartesi 02:57
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Lale Kemal BAKIŞ ACISI 13.08.2008
Lale Kemal
Türk mü, yoksa Güney Kore tankı mı?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Lale Kemal - Türk mü, yoksa Güney Kore tankı mı? Lale Kemal - Türk mü, yoksa Güney Kore tankı mı? Lale Kemal - Türk mü, yoksa Güney Kore tankı mı? Lale Kemal - Türk mü, yoksa Güney Kore tankı mı? Lale Kemal - Türk mü, yoksa Güney Kore tankı mı? Lale Kemal - Türk mü, yoksa Güney Kore tankı mı? Lale Kemal - Türk mü, yoksa Güney Kore tankı mı? Lale Kemal - Türk mü, yoksa Güney Kore tankı mı?
Lale Kemal köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Savunma sanayii konularıyla yakından ilgili olduğu anlaşılan bir okuyucu, yerli Otokar firmasının Güney Kore ile birlikte geliştirmek için sözleşme imzaladığı tank üretimi projesiyle ilgili tepkisini “Kandırıldık mı,” diye sorarak dile getiriyor.

Okuyucu, “Savunma sanayiinde yıllarını geçiren çalışanlar olarak, elbette ki, zayıf ve güçlü yanlarımızın farkındayız. Arada sırada olayların abartılması da her yerde olağan şeyler olabilir. Ama bu abartı kandırılmaya kadar varırsa,” diye sorup, Reuters haber ajansının Güney Kore’nin başkenti Seul’dan geçtiği konuyla ilgili bir haberi de iliştirmiş.

Aslında yalnızca Reuters değil diğer bazı haber ajansları da Güney Kore makamlarına atfen benzer haberleri geçtiler.

Haberlerde, Güney Kore Savunma Tedarik Ajansı DAPA’ya atfen, Türkiye ve Güney Kore arasında 29 temmuzda imzalanan tank üretim sözleşmesiyle ilgili olarak, özetle bu ülkenin Türkiye’ye tank teknolojisi sattığı duyuruluyor.

Bizim gazetelerin manşetlerinde ise, aynı sözleşmeyle ilgili olarak Güney Kore’nin adı çok az anılırken Türkiye’nin, ilk yerli tankın tasarımı ve entegrasyonunu gerçekleştirmek üzere Otokar firması ile sözleşme imzaladığı duyuruluyor.

Dolayısıyla, Kore’den gelen, Türkiye’ye tank teknolojisi satılacağı bilgisi ile bizim gazetelerin birinci sayfalarında, iri puntolarla verdikleri, “İlk milli tankımızı yapıyoruz,” şeklindeki haberleri birbirleriyle çelişiyor.

Okuyucu da şöyle bir hesap yapmış yukarıdaki çelişkili açıklamaları gündeme getirip;

Toplam Bedel (Tank): 495 milyon dolar,

Kore’den Teknoloji Transferi: 330 milyon dolar (yüzde 66),

Kore yapımı dört prototip: 70 milyon dolar (yüzde 14).

“Yani işin yüzde 80’i Kore’ye gidiyor ve bunun adına Milli Tank Projesi diyorlar. Bu utanç verici. Bal gibi teknoloji transferi projesi. Teknoloji transferi projelerine karşı değilim, ama bunu Milli olarak duyurup bizleri kandırmaya kalkanlara karşıyım. Kandıranlar için de utanç verici, kananlar için de. Buna artık Milli Tank denebilir mi? Dense dense Milli Kore Tankı denebilir,” diye bitiriyor sözlerini okuyucu.

Benim aldığım duyumlara göre de savunma sanayiinin bürokratları, Güney Kore yetkililerinin, “Türkiye’ye tank teknolojisi satıyoruz,” şeklindeki açıklamalarına hem kızmış hem de içerlemişler.

Peki, içerlediniz de, abartılı bilgiler vererek Türk kamuoyunu da bu kadar kandırmaya ne hakkınız var?

Türkiye’nin, savunma sanayii altyapısının –bu alanı güçlendirmek için son yıllardaki çabalarını bir kenara koyarsak- halen zayıf olduğunu sağır sultan bile duydu da bizim milletimiz bir türlü duyamıyor. Nedeni de basit, silah alımları ve savunma sanayiindeki gelişmeler, üzerinde fazla düşünülmeye özendirilmeyen ve gereksiz yere gizli tutulan konular da ondan.

Aslında sorulması gereken, “Türkiye’nin sadece dört prototip tankın üretimi için 500 milyon dolar harcamak yerine tank açığını hazır alarak kapatması ve enerjisini, geleceğin savaşlarını belirleyen teknolojiler üzerine yoğunlaştırması gerekmez mi,” olmalı.

Çerkes lobisi Ankara’yı sıkıştırıyor

Gürcistan’ın kışkırtmasıyla Rusya’nın hem orantısız güç kullanıp hem de başka ülke (Gürcistan) topraklarını işgal eylemi, yanı başımızdaki Kafkaslar’ı karıştırdı. Gürcistan Devlet Başkanı Saakaşvili de kişisel hırsları yüzünden kendi insanlarına acı çektiriyor.

Türkiye cephesinde ise Kafkas kökenli vatandaşlar, kardeş bildikleri insanların yaşadığı Güney Osetya’ya Gürcü birliklerin saldırmasıyla genişleyen savaşta hem Türkiye hem de Tiflis yönetimine yüklenmeye başladılar.

Genel olarak Çerkesler olarak bilinen Kafkas kökenli vatandaşların üye oldukları merkezi Ankara’daki Kafkas Dernekleri Federasyonu, geçen cumartesi günü yaptığı açıklamada, Güney Osetya’nın Gürcü işgali altında olduğunu savundu.

Dernek, Türkiye’nin, kendilerinden topladıkları vergilerle askerî eğitim verdiği Gürcistan ordusunun silahını, Çerkesler’in oradaki kardeşlerine yönelttiğini belirterek, Ankara’nın bu sefer Tiflis’e savaş değil barış eğitimi vermesini isteyen bir çağrı yayımladı.

Anımsarsanız, 1990’lı yılların ortalarından itibaren Rusya’nın Çeçenistan’a yönelik acımasız saldırılarına tepki veren Çeçenler ve Türkiye’deki uzantıları, dünyaya seslerini duyurmak için Swissotel baskını gibi eylemleri için İstanbul’u seçiyorlardı.

Türkiye, Rusya ile başını ağrıtan bu güçlü Çerkes lobisinin sesini, 80’e yakın Çerkes derneğini etkinsizleştirerek susturmuştu.

Aralarında Genelkurmay eski Başkanı Doğan Güreş gibi TSK içinden de güçlü lobisi bulunan Çerkesler, Tiflis’e karşı mesafeli olması için baskı uygulamaya başlayabilecekleri Ankara’nın manevra alanını daraltabilirler.

 

Diğer Lale Kemal Makaleleri:
  1. ‘Evet’le gizlilik zırhı biraz daha delinecek... - 08.09.2010
  2. Asker cephesinde referandum ve ateşkes - 25.08.2010
  3. Ateşkes ve silah siparişleri... - 18.08.2010
  4. Asker vuruşarak kışlasına çekiliyor… - 11.08.2010
  5. Ha Koşaner ha bir başkası - 04.08.2010
  6. Koruma, kollama görevini asker tayin ediyor... - 28.07.2010
  7. Sahi Heron niye düşmüştü - 21.07.2010
  8. Kara harekâtı söyleminde referandum hesabı - 14.07.2010
  9. Kurumlararası kavga Türkiye’yi tüketiyor... - 07.07.2010
  10. Müjde, 27 saldırı helikopterimiz daha oluyor! - 30.06.2010
  11. Terörle mücadele edecekler şoför, garson olunca... - 23.06.2010
  12. ‘Seve seve şahit olurum, içim acıyor’ - 16.06.2010
  13. Ağrı Tugay’ından Akdeniz’deki drama... Hepsi insanlık suçu... - 09.06.2010
  14. Nasıl bir askerî bağımlılıkmış - 02.06.2010
  15. Doğubayazıt Tugayı’nda neler oluyor... - 26.05.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Türkiye’nin bağımlı günleri geride kaldı
  Otuz yıllık bir utancın sonu
  Böyle okul olmaz olsun
  Vesayette çatlak oluşacak
  Genç bir gazetecinin olağanüstü macerası
  Clooney hem usta hem kiralık katil
  445 sterline Jimmy Page
  Önce Larry King sonra da Obama’yla konuşmak istiyor
  3D Jovovich’e ne dersiniz
  Macar sineması İstanbul’da
  Bayramda ne yapalım
  Aşk imkânsızlıklarla spor anlarla hatırlanır
  Devler adım adım finale
  Yarı finalin diğer adı ABD-Litvanya
  Aslan'da prova iyi

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 10.09.2010
Evet
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 10.09.2010
Sivil darbe!
YA DA
Yasemin Çongar - 10.09.2010
‘Mâşeri vicdan müthiştir’
MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 10.09.2010
Son kerte soruları
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 10.09.2010
Raziye Demir’e saygı yazısı
EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 10.09.2010
Bir politik muhalefet olarak İslam
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 10.09.2010
Biz, Halk: İlk adım?
SAATLER
Leyla İpekçi - 10.09.2010
Yeniden hayat...
JİYAN
Suzan Samancı - 10.09.2010
Daha daha nasılsınız?
SOLAÇIK
Melih Altınok - 10.09.2010
Bu kez başarabiliriz, evet!
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 10.09.2010
Zaman ayarlı baskın
PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 10.09.2010
Saçmalık
EKOL
Fikri Türkel - 10.09.2010
Ağzımızın tadı bozulmasın...
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 10.09.2010
Sevinelim mi, endişelenelim mi, anlayamadık
TERS KANAT
Dağhan Irak - 10.09.2010
Bir küçük hava boşluğundan umut sığar mı içeriye?
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Türk mü, yoksa Güney Kore tankı mı? - Lale Kemal
11.09.2010 02:57:17