Savcı, aylardır beklenen Ergenekon soruşturmasıyla ilgili ilk iddianamesini önceki gün açıkladı. Böylece, 48’i cezaevinde 86 kişi hakkında darbe hazırlığı yapmak, terör örgütü kurmak ve yönetmek, şiddet yoluyla hükümeti ortadan kaldırmak, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek ve askeri itaatsizliğe teşvik etmek dahil, insanın tüylerini diken diken eden suçlamaları içeren iddianame mahkemeye sunuldu.
Gelin görün ki ana muhalefetteki CHP, detayları yasal olarak bu aşamada açıklanmadığı halde mevcut haliyle bile ürkütücü boyutlardaki iddianame hakkında “Dağ fare doğurdu” diyebiliyor. Vay canına.
Bu ülkede karar mercilerini ve savcıları harekete geçirmek için daha ne kadar yasadışı eylem yapılmasını bekliyoruz, ben anlamış değilim.
1990’lı yılların ortalarından itibaren yeraltında faaliyet gösteren pek çok örgütlü çete ortaya çıkartılmadı mı? Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu gibi aydınlar suikast sonucu öldürülmedi mi? Susurluk kazası, devlet-mafya ilişkilerini ilk kez mahkeme kararlarıyla sabit hale getirmedi mi? Şemdinli’de bir kitapevine bombalı saldırıyla yasadışı eylemler ortaya çıkmadı mı?
Yine son yıllarda, Rahip Santoro, Gazeteci Hrant Dink’in öldürülmeleri ve Malatya katliamı ile gözlerimizin önünde siyasi cinayetler işlenmedi mi? Kod adları Atabeyler, Sauna ve Ümraniye olan onlarca çete ortaya çıkartılmadı mı?
Devleti temelinden sarsan yukarıda saydığım bu çeteleşmeler ve siyasi cinayetler niye bizleri bu denli duyarsız bırakır, anlamak mümkün değil.
Yazının devamını okumak için tıklayın.