Bir muhalefet partisinin, ülkesinde Başbakan’ın rahatsızlanmasıyla birlikte kaos endişelerini dile getiriyor olması, o ülkenin aslında gelişmişlik düzeyi açısından hiç de iç açıcı bir noktada olmadığını gösterir. Bir diğer gösterge de, muhalefetin olası kaoslara emniyet supabı olacak siyasetleri üretemediğini ortaya koymasıdır.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, dün gazetelerde yer alan açıklaması, işte tamda Türkiye’nin içinde bulunduğu açmazı ve siyasi olgunluğa erişemediğini gösteriyor. Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçirdiği ameliyat ve son derece tartışmalı şike yasasının parlamentodan geçmesiyle gündeme gelen AK Parti içindeki çatlak iddialarına yönelik endişelerini, “İç ve dış sorunların arttığı bir dönemde, tek başına iktidar olmuş partide kaos ülkeye büyük zarar verir” diyerek dile getirmiş. Bahçeli, adeta başka bir ülkenin politikacısıymış gibi tuhaf ve şaşırtıcı biçimde sözlerini şöyle sürdürüyor; “Bugünkü Meclis tablosunda, istikrarı tekrar kurabilecek başka hükümet görünmüyor.”
Bir muhalefet partisinden gelmiş olsa bile Bahçeli’nin sözleri, Türkiye’nin, reformlar anlamında artık zamanı dondurmuş bir ülke portresi çiziyor olması açısından gerçekçi.
Bir profesör arkadaşım, “Türkiye, Türkiye olduğu için kaos olabilir. Hiçbir demokratik ülkede, lider hastalanınca kaos endişeleri ortaya çıkmaz. AK Parti iktidarı, reformist politikalarını çoktandır terk etti. Mevcut statükoyu sürdürmek istiyor. AK Parti zamanı dondurdu, durdurdu” diyerek, Ankara’da hissedilen kaos endişelerinin asıl kaynağının reformist politikalardan vazgeçilmesi olduğunu hatırlatıyor.
Almanya’nın Der Spiegel dergisinde geçen hafta yayımlanan makalede, Başbakan Erdoğan’ın hastalığının ciddi olduğu yolunda konuşulan spekülasyonlara yer verilirken, Erdoğan olmadan sadece AK Parti’nin değil ayrıca ülkenin kaosa sürüklenebileceği imasında bulunuluyordu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.