Iraklı gazetecinin Bush’a fırlattığı ayakkabılar daha ilk anda usta manevralarıyla bu işten sıyırtan Bush’un kendisini gülümsetti. Ardından sözcüsünü, diğer bürokrat ve gazetecileri. Sonra da tüm dünyayı.
“Oh olsun” deniyor herkes tarafından. Ama internet sitelerinde kahkaha attıran, kitleleri deşarj ettiren bir oyun olarak kurgulanıyor bu tarihî fırlatma. Defalarca. Herkes tarafından gerçekleştiriliyor sanal olarak.
Iraklı gazeteci ayakkabıları fırlatmasaydı neredeyse bu kadar bile gündeme gelemeyecekti bugün Irak işgali. Gazetecinin sorumluluk, tutum ve görevleri bu vesileyle tartışıladursun, onca dökülen kana, katliama, işkenceye bizi kahkahalarla yaklaştırdığı için bir türlü tam olarak tadını çıkaramıyorum bu olayın.
Gülücükler yanağımda donakalıyor. Çünkü bir vakitler Ortadoğu coğrafyasında Ermenistan’dan İran’a, Suriye’den Lübnan’a giden belki ilk sivil girişim olan Doğu Konferansı grubunun (ben de bu yolculuklara katılma şansını bulmuştum) yayınladığı
Doğudan dergisinin yedinci sayısı masamda duruyor. Yıldız Ramazanoğlu bitip tükenmez bir dirayetle defalarca yazdı, yine yazmış:
“İki milyon Iraklı saldırılarda hayatını kaybetti. Bir milyon kadın dul ve beş milyon çocuk yetim kaldı. Altı milyon insan açlık çekiyor. Elektrik yokluğundan on beş milyon insan karanlıkta. İki bin doktor öldürüldü, yirmi bini de ülkeyi terk etti. Bugün Irak altı milyonu aşkın göçmenle dünyada en çok mültecisi olan ikinci ülke.”
Tabii bu bilgiler kuru birer istatistik oldu bizler için çoktandır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.