Etrafımda türlü çeşit insan, Ortadoğu’da neler oluyor sorusunu birbirinden farklı vurgular ve yaklaşımlar eşliğinde soruyor. Sorular her şeyimiz. Çünkü onlardan daha ‘gerçek’, daha ‘elle tutulur’ bir şey konuşamıyoruz. Hiçbir zaman da konuşmadık.
Savaşlarda ya da barış gibi görünen savaşlarda yaşıyoruz. Bazen hızlı çekim, bazen ağır çekim! Bizi ayrıştıran, kutuplaştıran, yerine göre savaştıran da sorduklarımız. Bitip tükenmeyen... Ve ‘doğru cevabı’ bize asla vermeyen...
Irak işgalinden beri, denildiğine göre bir milyon kişi yok oldu Irak’ta... Bu insanların nasıl öldürüldüğüne dair ne kadar ‘somut’ bilgi sahibiyiz örneğin? Ya Libya iç savaşına dair?
Güneydoğu’da doksanlarda yaşanan zulmün ne kadarını biliyoruz? Henüz kaç kişinin kaybolduğu, kaç kişinin yargısız infaz edildiği, ne kadarının kemiklerinin ya da mezarlarının nerede olduğu dahi ‘kayıt altında’ değil.
İç savaşlar, dünya savaşları, bölgesel savaşlar... Hiçbir zaman tarihe somut gerçekliğini bırakamaz, bırakamıyor. Toprağın şahit oldukları, toprağın altında adaletin tecelli etmesini bekliyor. Bizler içinse daima sır.
Biraz daha çoğaltalım bu sırra ait soruları. Bugün bizleri sorduğumuz sorularla ayrıştıran Libya ‘meselesi’ne getirelim. Ne oluyor gerçekte Libya’da?
BM kararıyla, tıpkı Saraybosna’da olduğu gibi insani bir müdahale mi söz konusu? Bu müdahale Ortadoğu’daki rant paylaşımında söz sahibi olmak için rekabet eden ülkelerin bulduğu bir kılıf mı? Ortadoğu’daki kaosu anlamlandırmak için her fırsatta ‘emperyalist ülkeler’in art niyetli operasyonlarıyla tüm hakikati açıklamaktan başka çaremiz yok mu? Var mı?
Emperyalistler hep bu kadar güçlü ve ne yaptıklarını biliyorlar mı? Hiç şaşmaz mı onların planları? Mısır’daki direnişte mesela, yine şaşmadı da, onlar mı el altından organize ettiler Tahrir meydanındaki kalabalığı?
Mısırlıların zulme karşı çıkması, direnerek bir diriliş başlatması imkânsız mı? Ya ‘emperyalist güçler’? Mısır’daki direnişi algılamakta geç kaldıkları için mi orada kaos yaratıp beslenmek istediler de, Kıptilerle Müslümanları birbirine düşürecek eylemleri tezgahladılar? Olamaz mı? Olabilir mi?
Saddam’a Kuveyt’i işgal etmesi için bizzat ABD’nin telkinlerde bulunduğu, sonradan da buna müdahale etmek için Körfez’e operasyon yaparak bölgeyi kontrolü altına aldığı hatırlatılırdı Irak ikinci kez işgal edildiğinde.
Yazının devamını okumak için tıklayın.