12 Eylül darbesine zemin hazırlayan sağ-sol çatışmalarını soruşturan savcı Doğan Öz, olayların arkasında kontrgerilla olduğunu belgelemiş, dönemin başbakanı Ecevit’e rapor etmişti. Evinin önünde katledildi. 32 yıldır faillerin yakalanmasını bekleyen Öz’ün eşi emekli hâkim Sezen Öz, referandumda “evet” çıkması halinde, yıllardır çektiği acının bir nebze dineceğini söylüyor:
“Biz bu ülkenin sürekli darbeler yapan, kendi anlayışına göre yasaları değiştiren derin devletin mağdurlarıyız. Bizim gibi aileler bugüne kadar hiçbir şekilde haklarını alamadı. İlk kez Türkiye’ye yakışmayan Anayasa’nın değişikliği isteniyor. Değişikliğin tamamını destekliyorum.”
Sezen Öz, antidemokratik uygulamalarıyla Türkiye’yi onlarca yıl geriye götüren cuntacılardan hesap sormak için de referandumun büyük bir fırsat olduğunu vurguluyor. Boykotçu ve “hayır”cı arkadaşlar ise başka sorguların peşinde: “Yetmez ama evet diyorsunuz. Peki ya ‘evet’ çıkar da AKP sivil anayasa yapmaktan vazgeçerse” diye endişeleniyorlar sözgelimi.
Bir türlü yanıt vermek gelmiyor içimden. Çünkü bu geçersiz bir soru ve bende bir karşılığı yok. AKP için “evet” vermiyorum ki ben bu pakete. Kim kararlılıkla sivil anayasa yapacak cesaret ve basirete sahip olursa, onu destekleyebilirim. Önemli olan kimin anayasa yaptığı değil. Daha özgür ve demokratik bir ülke için ne yapıldığı.
Doğan Öz ve diğer tüm siyasi cinayetlerin sorumlularının yakalandığı, Güneydoğu’daki faili meçhullerin ve kayıpların azmettiricilerinin yargılandığı bir ülkede yaşayabilmek ve yaşatabilmek için atılan adımları desteklemek gerekiyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.