Reklam | Künye | İletişim 19 Mart 2010 Cuma 20:42
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan BAKIŞ ACISI 30.07.2008
Lale Kemal
Ergenekon iddianamesine ince ayar…
Yazdır
Yazıyı Paylaş:

Eğitim sistemimiz; bireyleri eleştiriye, tartışarak sorunlarını halletmeye yönlendirmek yerine ezbere dayandırılır. Sorunları tartışarak çözmek yerine soluğu birbirimize hakarette alırız.

Zaten 1980 darbesinden sonra hazırlanan ve bir türlü topyekûn değiştirilemeyen 1982 Anayasası da –sonraki yıllarda üçte biri değişikliğe uğramış olsa da- eğitim sistemimizdeki ezbere dayalı anlayışı perçinlemiş ve insanı insan yapan düşünce özgürlüğü başta olmak üzere birçok temel hak ve hürriyetlerden bizi yoksun bırakmıştır.

Eleştiriyi hakaret sayan anlayışın yasal yaptırımlar biçiminde yansıtıldığı 301 denen kötü şöhretli yasayı bile demokratik hukuk devletine yakışacak biçimde değiştirmeyi beceremedik.

Bugün geldiğimiz noktada halen eleştiri kültüründen yoksun olduğumuz içindir ki devasa sorunlarımızı çözemiyoruz, birbirimize hakaret etmenin ne denli fikir yoksulu bir anlayış olduğunu anlamak bile istemiyoruz.

Nitekim önceki gün akşam, NTV’nin Ergenekon iddianamesiyle ilgili tartışma programında, demokrat çizgide diyebileceğimiz bazı meslektaşların dahi eleştiri kültürünü, ağzımıza sakız ettiğimiz şu meşhur “kurumları yıpratmamak” ifadesi ile eşdeğer görmekte olduklarını tespit etmek üzüntü vericiydi.

Ama şimdi lağvedilen DGM’nin eski savcısı Mete Göktürk’ün aynı programda, bir meslektaşın, kurumları yıpratmama yaklaşımına getirdiği eleştiri yüreklere su serper nitelikteydi.

Savcı Göktürk, “Bizler nasıl belediyeleri yanlış bulduğumuz uygulamalarından dolayı rahatça eleştirebiliyorsak TSK’yı da aynı şekilde eleştirmeliyiz. TSK eleştiri dışı kurum değildir. TSK’nın da hatası olmuştur. Eleştirilmediği içindir ki insanlarda birikimler yaratılmış (öfkeyi kastediyor olsa gerek) ve sonuçta şimdiki patlamalar olmaktadır” diyerek, eleştirilmeyen kurumların aslında bizzat kendilerine dolayısıyla da Türkiye’ye ne denli zarar verdiklerini ima ediyordu.

NTV’deki programın konusu Ergenekon iddianamesi olduğu için ve oturumu yöneten gazetecinin, iddianamede, benim deyimimle yapılmış olan bir “ince ayara” dikkat çekmesi üzerine Savcı Göktürk yukarıda belirttiğim görüşleri dile getiriyordu.

Bildiğiniz üzere, iddianamenin 38. sayfasında Ergenekon terör örgütünün TSK ve MİT ile ilgisinin bulunmadığı belirtiliyor. Her iki kurumun da, cevabi yazılarında bu terör örgütüyle ilgileri bulunmadığını beyan ettikleri için Savcılar iddianamede bu sonuca ulaştıklarını belirtiyorlar.

Ama yine aynı iddianamede, Ergenekon terör örgütünün TSK bünyesinde gizli örgütsel çalışma içinde olduğuna yönelik bulgulara ulaşıldığı da belirtilerek, “Örgütün TSK’da örgütlenmesi, hem dosyadaki resmî evraklardan, hem de telefon görüşmelerinden anlaşılmaktadır. (TSK içinde) En alt kademeden en üst kademelere kadar irtibat kurulabilecek örgüt üyelerinin bulunduğu, bu konudaki belgelerin de Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı’na gönderildiği” ifadeleri yer alıyor.

İddianame bir yandan TSK’nın Ergenekon ile ilgisinin bulunmadığını –kurumsal olarak olsa gerek-, diğer yandan örgütün TSK içinde örgütlendiğine yönelik kanıtları içeriyor.

MİT’in, 2003 yılında hem TSK hem de hükümeti Ergenekon yapılanması konusunda uyardığını düşünürsek, bu istihbarat teşkilatının bulaşmak yerine (bulaşanları da ayıklamış olabilir) örgütün ciddi şekilde izini sürdüğü anlaşılıyor.

İddianamenin yukarıda aktardığım iki ayrı bölümü çelişki gibi görünmekle birlikte aslında TSK konusunda ince bir ayar yapıldığını çok açık biçimde gösteriyor.

İnce ayarın, meşhur “kurumları yıpratmayalım” endişesinden kaynaklanan refleksle yapıldığı anlaşılırken, eski savcı Göktürk, NTV’deki açıkoturumda, yılların birikiminden hareketle, “TSK’nın Ergenekon ile ilgisi bulunmadığı” yolundaki ifadenin, TSK’dan gelen telkinle iddianameye konmuş olabileceğinin altını çiziyordu.

Göktürk’e göre, TSK savcılığa, “biz size gerekli kolaylığı gösteririz ama siz de üzerimize gelmeyin” diye fısıldamış olabilir.

Kritik nokta, Göktürk’ün televizyon programından da aktardığım yukarıdaki görüşleri doğrultusunda eleştirilmekten, genelde Türkiye’de tüm kurumlar, politikacılar ve insanların özelinde de kimi kurumların hem de ciddi biçimde alerji duyuyor olmalarıdır.

Duyulan alerji, eleştirinin, yapılan yanlışların açığa çıkmasını sağlamasından kaynaklanıyor olabilir mi? Bu nedenle de habire “kurumları yıpratmayalım” lafının arkasına sığınıyor olmayalım sakın?

 

Diğer Lale Kemal Makaleleri:
  1. Silahlanmada ilk beşe girmedik ama silah alımları hız kesmiyor - 17.03.2010
  2. 21. yüzyıl orduları nasıl olmalı, Heper nerede yanılıyor - 10.03.2010
  3. ‘Taraf’ım var diyen onbinlerce subay var, asker artık oksijensiz kaldı’ - 24.02.2010
  4. Başbuğ seçim startı verdi, kozu Deniz Feneri... - 17.02.2010
  5. MGSB’de Gül’ün yazdığı bölümler - 10.02.2010
  6. Laf ola denetimden anlamlı denetime... - 03.02.2010
  7. Sivillerin bilgilendirildiği tehdit algılamaları ve Balyoz - 27.01.2010
  8. Sözün bittiği yer Çankaya Köşkü’ydü... - 20.01.2010
  9. Türkiye’nin vitrini nasıl yapılanacak - 13.01.2010
  10. Devlet sırrı bahanesi - 06.01.2010
  11. Ordu iç tehdide göre yapılanırsa... - 30.12.2009
  12. ‘Dehşet dengesi’ - 23.12.2009
  13. Türkiye değişirken bürokrasinin halleri - 16.12.2009
  14. Tartışmalı silah alımları soruşturulmalı... - 09.12.2009
  15. Ergenekon savcıları ve silah alımları - 02.12.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 19.03.2010
Müslümanlık ve milliyetçilik
Yasemin Çongar YA DA
Yasemin Çongar - 19.03.2010
İnsaniyet namına
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar - 19.03.2010
Tarıma yatır kazan
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 19.03.2010
Sizce yakıştı mı
Alper Görmüş MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 19.03.2010
Kendi kalbine bir kurşun... Bir de beynine...
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman - 19.03.2010
İster istemez yine Ermeniler
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 19.03.2010
Türkiye’de terörün ekonomi-politiği -2
Leyla İpekçi SAATLER
Leyla İpekçi - 19.03.2010
Bu mühendislikten geriye ne kalacak...
Suzan Samancı JİYAN
Suzan Samancı - 19.03.2010
Newroz’un ışığı hepimizi aydınlatsın...
Ali Abaday --
Ali Abaday - 19.03.2010
ABD ordusunun Jedi’ları
Melih Altınok SOLAÇIK
Melih Altınok - 19.03.2010
Yetiş ya Marks, yetiş ya Lenin
Janet Barış FRAGMAN
Janet Barış - 19.03.2010
Köprüde karşılaşmalar
Nilüfer Kuyaş PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 19.03.2010
Kültürel endişe
Bülent Şirin GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 19.03.2010
Emin misin Türk Hava Yolları
Ahmet Vehbi Şafak SAHA ŞARTLARI
Ahmet Vehbi Şafak - 19.03.2010
Kayserispor Taraftarı’ndan Kardeşlik Dersi

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS