Erdoğan-Başbuğ ikilisi iyi bir başlangıç yaptılar...

Lale Kemal - 06.08.2008
 
Share/Save/Bookmark Arkadaşına gönder Yazdır Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült 


YAŞ toplantısından, uzun bir aradan sonra ilk kez gerek irtica gerekse disiplinsizlik adı altında ihraç kararlarının çıkmamış olması, yeni Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında, ülkede bir süredir yaşanan gerilimlerin aşağıya çekilmesi açısından iyi bir başlangıç olarak görülebilir.


YAŞ’tan irtica kararlarının çıkmamış olması, Başbakan’ın yanısıra Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de elini rahatlatmış görünüyor. Zira, böylece, irtica ve diğer disiplinsizlik suçlamalarıyla TSK’dan ihraç edilenlere yargı yolunun açılmasını isteyen bu üçlü, geçmiş yılların aksine, ordudan ihraç kararı çıkmayınca bu kararlara da şerh koymamış oldular.


Ancak taraflar arasında yapılan bu karşılıklı jeste ne kadar ömür biçilebilir onu zaman gösterecek. Örneğin, aralık ayında yapılacak YAŞ toplantısından irticai faaliyetler gerekçesiyle ihraçların çıkmayacağının garantisi yok.


Ancak benim en büyük endişem, hükümet ile TSK arasında ortaya çıkan bu kısmi yumuşamanın, ucu eski TSK mensuplarına kadar uzanan Ergenekon terör örgütü soruşturmasının sulandırılmasıyla sonuçlanması tehlikesidir.


YAŞ, bu kezki toplantısında irtica gerekçesiyle ihraç kararları çıkartmazken medyada çeşitli nedenlerle adı geçen generallerin bazılarını, görev sürelerini uzatmayarak ya da bir üst rütbeye terfi ettirmeyerek TSK’dan emekli etti.


Bu kararlarla, “TSK Ergenekoncular'ı da tasfiye etti” şeklinde bir sonuca ulaşmak yanlış olur. Zira iddianameden Ergenekon örgütünün yıllardır faal olduğunun anlaşıldığını gözönüne alırsak bu örgüt bağlantısı nedeniyle bir tasfiye olsaydı bu yıllar içinde olurdu zaten.


Diğer yandan, ileriye dönük bir analiz yapmak gerekirse, Orgeneral Başbuğ’un, şimdi emekli olan selefi Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a göre kamuoyu önünde daha az konuşan ancak laiklik konusundaki katı tutumu diğer komutanlardan farklı olmayan bir asker profili çizeceğini söyleyebiliriz.


Nitekim Başbuğ, Kara Kuvvetleri Komutanı sıfatıyla 24 Eylül 2007’de Kara Harp Okulu’nda yaptığı konuşmada, laiklik ilkesinin “Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturan tüm değerlerin temel taşı” olduğunu vurgulayarak, “Anayasa’daki laiklik ilkesine ilişkin işlevsel tanımların tartışma konuları içerisine çekilmemesi” gerektiğini belirtip, AK Parti hükümetine TSK’nın kırmızıçizgilerini de anımsatmıştı.


Bir askerî yetkili Başbuğ’u, “Sakin görünen mizacının altında sert bir kişiliği var, sıkı bir Kemalist ve Türkiye’de laiklikten ödün verilecek hareketlere sert çıkacak” biri olarak tanımlıyor.


Bu profil, AK Parti hükümeti ile TSK arasında zaman zaman gerilimlerin yaşanmaya devam etmesinin kaçınılmaz olduğunu da gösteriyor.


Ümidimiz, Orgeneral Başbuğ’un ülkeyi germemeye özen göstermesi.


Diğer yandan, TSK’nın yeni komutanı, NATO ile ilişkilere önem veren bir asker. Genelkurmay İkinci Başkanı iken Washington’da 6 Haziran 2005 yılında yaptığı konuşmada;


“Türkiye NATO’yu halen en geçerli ve güçlü bir ortak savunma ve güvenlik örgütü olarak görmektedir. NATO, ABD’nin ayakta tuttuğu ve güç verdiği bir örgüttür. Ayrıca NATO’nun, ABD’nin Rusya ile gittikçe yakınlaşan ilişkilerini dengeli bir şekilde sürdürmesine olanak sağladığını da düşünmekteyiz,” demiş ve Rusya’yı da küstürmemek gerektiğinin altını çizmişti.


Başbuğ’un, selefi gibi NATO müttefiki ABD ile iyi ilişkiler içinde olacağını söylemeliyiz. ABD’li kaynaklar, Başbuğ’un Genelkurmay Başkanı olmasından memnunluklarını belirtirlerken Türkiye açısından olumlu yansımaları olmasını ümit ettiklerini de dile getiriyorlar.


Teröristlerin dağdan inip evlerine dönmeleri yolunda geçmişte yaptığı kimi açıklamalar, Orgeneral Başbuğ’un, hükümetin, Kürt sorununun çözümü konusunda benimseyebileceği güç kullanımı dışındaki açılımlara engel olmayacağı beklentisini de yaratmış bulunuyor.


Bir Batılı diplomata göre, “Orgeneral Başbuğ politikalarını çok daha ölçüp biçen ve aynı zamanda sonuç alıcı bir yapıya sahip....Türk onurunun, Kürt sorununun çözümüne engel olmasına izin vermeyecektir.”


Bekleyip göreceğiz ama sonuçta, muktedir bir siyasi otorite işbaşına gelmediği sürece ülkeyi zaman zaman geren asker-sivil dansı devam edecek. Belki AK Parti, TSK’yı asli görevine çekip muktedir olmayı başarır, kim bilir.







 

BAKIŞ ACISI

 

Lale Kemal

 
E-Mail Gönder
 
 



Diğer haberler
- BUGÜNKÜ YAZARLAR
-
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan
Yasemin Çongar YA DA
Yasemin Çongar
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan
Alper Görmüş MEDYAİRONİK
Alper Görmüş
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ
Ayşe Hür
Gökhan Özgün MÜREKKEP
Gökhan Özgün
Halil Berktay OKUMA NOTLARI
Halil Berktay
Markar Esayan ARADA
Markar Esayan
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem
Temel İskit YAZI
Temel İskit
Yıldıray Oğur MANİFESTOM
Yıldıray Oğur
Ümit İzmen ÖTE TARAFTAN
Ümit İzmen


 
 

Telif Hakkı © 2008 Taraf Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.

#