Reklam | Künye | İletişim 12 Mart 2010 Cuma 07:40
Haber Ara :
taraf
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Sağlık Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan MÜREKKEP 11.08.2008
Gökhan Özgün
Sınırda yaşamak

Sınır savaşı başladı. Gürcistan’da olan biten sınır savaşıdır. Liberal Batı Medeniyeti’yle Otoriter Doğu’nun sınır savaşı. Yeni’yle Eski’nin sınır savaşı.

Ooo diyeceksiniz, Gökhan Bey, yine çok basit sizin için her şey. Yine tarafınızı seçmişsiniz. Seçtiğiniz kelimeler önden konuşuyor. Yeni’yle Eski’nin savaşı ha? Liberal olanla Otoriter olanın savaşı, bak sen?

Ben de size bu kelimelere takılmayın diyeceğim. Bu kelimeler ‘merkezlerde’ önemli. Sınırda, sınırlarda bu kelimelerin hiçbir anlamı kalmıyor.

Batı Medeniyeti’nin merkezinde liberal demokrasi var, ‘insan hakları’ var. Şiddetten uzak çözümler bulma mecburiyeti var.

Ama gelin görün ki, yine aynı Batı Medeniyeti’nin sınırında Guantanamo var. Irak’ta ölmüş milyona yakın insan var. İsrail var. Filistin var. Batı Medeniyeti’nin sınırında ölüm var, işkence var, faili meçhuller var. Batı’da inandırıcılık merkezden sınıra azalıyor. Özgürlük merkezden sınıra azalıyor. Ve bir noktada öyle bir yok oluyor ki, karşı taraftan bir farkı kalmıyor.

Bir de Otoriter Doğu’ya bakalım. O, Batı’ya göre bir anlamda daha tutarlı. Rusya’da devlet makamında, ofisinde, güpegündüz bir adam öldürülüyor. Kimse failini bulamıyor. Doğu sınırda ne kadar otoriterse, merkezde de o kadar otoriter. Merkezde ne kadar acımasızsa, sınırda da o kadar acımasız. Yalnızca ve yalnızca tutarlılıkta huzur buluyorsanız, buyurun oradan yakın dünyanızı.

Şimdi ben ‘sıradan insan’dan bu ikisi arasında bir seçim yapmam isteniyor. ‘Tutarsız Batı’yla, ‘Tutarlı Doğu’ arasında.

Ve ben densiz, her şeyin üzerinde bir peygamber edasıyla tarafsız durmak fırsatını, ermişliğin cazibesini tepiyorum ve Batı Medeniyeti’ni seçiyorum.

Niye mi? Çünkü ben ‘sıradan insan’ın çoluğu çocuğu var, umuda ihtiyacı var. Ermişin hijyenik cazibesinden çoktan vazgeçmişim. Birazcık umut için bir mücadeleye, bir boka girmişim. Bir yandan o umudun peşinde koşuyorum. Bir yandan ait olduğumu kabul ettiğim Batı Medeniyeti’nin sınırında üzerime sıçrattığı kanları temizlemeye çalışıyorum.

Memleketimi can havliyle Batı’nın sınırından merkezine doğru çekmeye çalışıyorum. Batı’nın ölümü seçtiği yerden, hayatı seçtiği yere doğru iteklemeye çalışıyorum.

Merkezinde demokrasiye yakın duran Batı’nın yavaş yavaş, çevresine ve sınırına da bu zihniyeti taşımak zorunda kalacağına inanıyorum. Israrlı, kararlı davranırsam, Batı’da ‘bir siyaset’ imkânım olduğunu düşünüyorum.

Doğu’da, ne merkezde, ne sınırda, kaçacak hiç bir yer bulamıyorum. Hiçbir yerde hayat göremiyorum.

Gürcistan’da ben sıradan insan gibi düşündü. Ve Batı’yı seçti. Stalin’in memleketi liberalleşti. İlk defa biraz nefes aldı.

Hiçbir anlamlı zihniyet üretmeden, bir iki varsa üç de vardır kolaycılığıyla, üçüncü yoldan bahseden üstün kişiler, dünyanın bütün karmaşasını anlayan derin kişiler oluyor. Ben ise Sorosçu oluyorum. Gürcistan haydi haydi Sorosçu oluyor.

Ve Gürcistan Türkiye’nin yıllardır düştüğü tuzağa düşüyor. Kendi halkının üzerine kendi ordusunu gönderiyor. Bizim Kürtlerin üzerine saldığımız gibi. Konuşarak ilerlemek yerine, kan dökme emrini veriyor. Karşıda bekleyen zihniyet buna dünden teşne.

Gürcistan büyük yanlış yaptı. Saakaşvili suç işledi. Rusya’nın arsız ateşini kendi vatandaşının kanıyla körükledi.

Gürcistan yanlış yaptıysa, Saakaşvili yanlış yaptıysa, peki ben niye Gürcistan’dan yanayım? Niye Rusya’ya sonuna kadar karşıyım?

Cevabı yine basit. Çünkü Gürcistan’ın değişebileceğini düşünüyorum. Aynen Türkiye’nin değişebileceğine inandığım gibi.

Gürcistan beni ilgilendiriyor. Çünkü Gürcistan artık yüzünü Batı’ya çevirmiş. İşaret edebileceği bir hayali var. Umudu var. Rusya neyi hayal ediyor, neyi umut ediyor, hiç bilmiyorum, hiç anlamıyorum.

Mesela Putin bende hiçbir his uyandırmıyor. Ama Bush’tan nefret ediyorum. Benim Bush’a duyduğum nefret, Bush zihniyetini yavaş yavaş yerinden edebilir. Ve belki ediyor da. Putin’i ne ve kim yerinden edebilir, ben bilmiyorum. Bilen varsa söylesin.

Batı Medeniyeti’nin vahşi sınırlarında yaşayanlar için ‘tarafsız’ olmanın dayanılmaz cazibesini artık yavaş yavaş daha iyi anlıyorum. Öyle megaloman ruhlar ki onlar, hiçbir şeyi beğenmiyorlar. Beğenemiyorlar.

Ve Batı’nın onlara, haşmetmeâblarına, kendini beğendirmesini arzuluyorlar. (O zaman taraflarını seçecekler.)

Valla hiçbir Batılının böyle bir lüksü yok. Ellerinde demokrasi diye küçük ya da büyük bir imkân, bir mecra var. Onlar da bunu kullanarak Batı’yı merkezinden sınırına ‘daha makbul’ bir yer haline getirmeye çalışıyorlar.

Batı’nın sınırında façayı bozmadan Batılı olmak gerçekten zor. Kimi için faça önemli, kimi için çocuklarının geleceği. Normaldir.

 

Diğer Gökhan Özgün Makaleleri:
  1. Mürekkebimin sonu - 06.04.2009
  2. Saatlerinizi tekrar ayarlayın - 02.04.2009
  3. Kifayetsizliğimi kabulümdür - 30.03.2009
  4. Seçim tarifesi - 28.03.2009
  5. Tekel değil, ‘çiftel’ - 26.03.2009
  6. İhanete davet - 21.03.2009
  7. İki kez rehin alınmak - 19.03.2009
  8. Maymunlar cehenneminde Muhammed... - 16.03.2009
  9. Halk jürisi - 14.03.2009
  10. Demokrasinin ekonomisi - 12.03.2009
  11. Forza Sicilia - 09.03.2009
  12. Direnişe direniş diyebilmek - 07.03.2009
  13. Çocuktan küfre varmak - 05.03.2009
  14. Eyvah, Fatih Altaylı! - 02.03.2009
  15. Muhafazakâr korku, faşizan korku ve AKP - 28.02.2009

 
 
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 11.03.2010
Taş ve ayna
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar - 11.03.2010
IMF niye Türkiye’yi istemiyor
Halil Berktay OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 11.03.2010
Ütopya ve eleştiri
Markar Esayan ARADA
Markar Esayan - 11.03.2010
Ölüleri, usulüne uygun gömmeden
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 11.03.2010
Korku, insanı unutturur
Yıldıray Oğur MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 11.03.2010
Hazine’den gelen paraları nasıl yiyip içtik
Dr. Sivilay Genç SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 11.03.2010
Çarşaf provokasyonu
Sezin Öney YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 11.03.2010
Yalanlar imparatorluğu
Mithat Sancar MEO VOTO
Mithat Sancar - 11.03.2010
Yollar ve sonlar
Erol Katırcıoğlu ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 11.03.2010
Demokrasiye geçerken
Janet Barış FRAGMAN
Janet Barış - 11.03.2010
Oscar’lar yine gitti
Telesiyej TELESİYEJ
Telesiyej - 11.03.2010
Televizyon dizilerimizde neden yok listesi çoktur
Aydan Çelik ŞEYTAN ARABASI
Aydan Çelik - 11.03.2010
Cansız Atlar Zamanı

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | RSS