Oradan buradan apartılmış devşirme sporcuların tamamen başkalarının emeğinin ürünü olan başarıları, NBA fatihi devadamlar, sultanlar filan yoksa Olimpiyatlar’dan bize ne aslında. Ciriti, oku onlardan bin sene önce atıyorduk biz. Ne gidip yarışacağız? Ve tabiî, niye seyredeceğiz?
Lâkin ister istemez yeni bir derdimiz oldu, mâlûmunuz: Elin Amerikalısı madalyaları beşer onar götürürken niye bizim sporcumuz yok orada öyle herkesi kendine hayran bırakan, niye yok, niye niye niye?
Meseleyi deşiyoruz, çözümü kutsal rakamlarda arıyoruz ki kimse gık diyemesin.
Efendim, bugüne kadar yapılan yaz olimpiyatlarında kazanılmış bütün madalyalara baktığımızda (Pekin’dekileri katmıyoruz şimdilik), bütün dünyanın birleşip bize karşı yaptığı haksızlıkların en büyüklerinden bir tanesine daha şahit oluyoruz. Zira, 1896’dan bugüne ABD’nin 2201, müteveffa Sovyetler Birliği’nin 1010, Britanya’nın 710, Fransa’nın 644, Almanya’nın 615, İtalya’nın 510, İsveç’in 481, Macaristan’ın 457, müteveffa Doğu Almanya’nın 409, Avustralya’nın 393 madalya kapmış olduğunu, bizeyse sadece 74 madalya verdiklerini, bu korkunç komplo sonucu başarı listesinde 35. sırada yer aldığımızı tespit ediyoruz.
Sırf altın madalyalara göre sıralayınca listenin ilk dördü bozulmuyor, İtalya Almanya’nın üstüne çıkıyor, İsveç Macaristan’la Doğu Almanya’nın altına düşüyor, yani ilk 10 da bozulmuyor. Bize 36 altın madalya ile 30. olmak düşüyor. Yani bizi oraya yanaştırmıyorlar. Yanaştırmıyor-lar!
Her şeyi başarıyla mı ölçeceğiz? Gidiş yolundan puan yok mu? Bakalım. Meselâ, hangi ülke bugüne kadar bu oyunlara kaç sporcuyla katılmış:
ABD 6638, Britanya 4723, Fransa 4520, İtalya 3369, Almanya 3027, Kanada 2893, Avustralya 2810, İsveç 2598, Japonya 2528, SSCB (müteveffa) 2474. Adı üstünde, Olimpiyat. İlle kazanacaksın diye bir mecburiyet yok. Önemli olan katılmak, yarışmak. Dolayısıyla biz de yaklaşık 100 senede 547 sporcumuzu göndermişiz oraya, böylelikle 41. sıraya yerleşmişiz, bu işi ciddiye almak ve oralara yollayabilecek sporcular yetiştirebilmek hususunda. Fakat benim inancım o ki, muhtemelen yolda kafilemizi bölmüş parçalamışlar, ‘alacağız’ diye oyalamışlar, o şekilde sayımızı azaltmışlardır. Yoksa aha şu kadarcık nüfuslarıyla Bulgaristan, Küba, Avusturya nasıl bizden çok sporcu yetiştirebiliyor ya? Bulgaristan’la Avusturya aşağı yukarı 8’er milyon, etti 16, Küba da 12, 28’e çıktı. Yolladıkları sporcuların toplamı neredeyse 3500 kişi. Mazallah, 4 küsur milyon nüfuslu Yeni Zelanda’nın 888 sporcusunu da katsak alenen şey olacak yani...
Gelelim Türk Millî Eğitimi’nin o kazulet gölgesinin kararttığı tarafa. Bugüne kadar Olimpiyat oyunlarına kim kaç dalda katılabilmiş? Liste yine ABD (43 dal) ile başlıyor, ama bu sefer Fransa (42), Britanya (40), Kanada (37), Almanya (36) diye gidiyor... ve! Şunlara bak sen! Yunanistan 35 dalda formayı göstermiş oralarda. Telaşa mahal yok. Yine tezgâh. AB’ye de onları şıp diye almadılar mı? Bu listenin ilk 10’unda İspanya (34) ve Belçika da (34) yer alıyor. Japonya (34) ile Avustralya (34) ilk 10’u tamamlıyor. Peki, biz bu listenin neresindeyiz? 17 dalda katılmışlığımızla 69. sırasında.
Ve bana sorarsanız (gerçi niye sorasınız ama) olay son iki listede derim. Spor bu. Hep son anda 4. gelen atletlerin olabilir. Maçları talihsizce kaybedebilirsin. Madalya sayın ille sporculuğunu değil, kadınlarını erkek hormonuyla, erkeklerini testten kaçabilen biyonik adam formülleriyle tımar ettiğini de gösterebilir. Ama şu soruların cevapları biraraya gelince asla yanıltmaz: Nüfusun kaç? Kaç sporcun gidip yarışabilmiş uluslararası alanlarda? Kaç dalda sporcu yollayabilmişsin oraya?
Şunlara başını önüne eğmeden cevap verebilecek bir Cumhuriyet yöneticisi, siyasetçisi istiyorum karşımda.
Siz gençleri ya izci yapmaya çalıştınız ya linççi sokak milisi ya da faşist mafyacı. Siz ne zaman sporcu yetiştirdiniz?
Yetiştirebildiğiniz, havlu atmada madalyayı kapan Trabzonlu delikanlıdır. “Hakemleri protesto etmiş” söylediğine inanacak olursak. Olimpiyat tarihine bu marifetiyle geçecek insanın buradan çıkması hiçbirimizi şaşırtıyor mu? Eğer o eylemde bir “beyaz bere” motifi yoksa çok şaşıracağım.