Reklam | Künye | İletişim 12 Mart 2010 Cuma 19:01
Haber Ara :
taraf
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Sağlık Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan YA DA 20.08.2008
Yasemin Çongar
Yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesinde zor ittifak

Uluslararası ajanslar dün öğleden sonra, “acil” koduyla geçtikleri haberde, Rus donanmasının kararını duyurdular.

ABD’ye ait USS Ford fırkateyninin, Rusya’nın Kamçatka Limanı’na eylül başında yapacağı planlı ziyaret tek taraflı olarak iptal edilmişti.

“Bu aşamada böyle bir ziyaretin kabulü mümkün görünmemektedir” diyordu Rus donanması.

Haberde, bu kararın, ABD’nin Pasifik’te Rusya’yla birlikte katılacağı dörtlü tatbikattan çekildiğini açıklamasının peşinden alındığına vurgu yapılıyordu.

Dünyanın, özellikle de bölgemizin içine girdiği siyasi iklimi gayet iyi yansıtan bir haberdi bu.

* * *

Gürcistan ile Rusya arasında Güney Osetya üzerinden çıkan sıcak çatışmanın sonuçlarından biri de, Moskova ile Washington’ı yeniden bir tür Soğuk Savaş atmosferine sokması oldu.

Rusya’nın, 1991’de Sovyetler’in dağılmasından bu yana, sınırları dışındaki en büyük askerî harekâtına başlangıçta seyirci kalan ABD, geçen haftayı bölgede artmaya yüz tutan Rus nüfuzunu sınırlamaya dönük hamlelerle geçirdi.

Washington’ın Varşova ile yaptığı füze kalkanı anlaşması bu yönde bir adımdı ve Rusya’nın tepkisini çekti.

Polonya, Gürcistan krizini izleyen gerginliğin etkisini en fazla hissettirmeye aday olduğu coğrafyanın batı ucunda yer alıyor.

Bu coğrafyayı gözünüzde canlandırmak isterseniz, Avrupa haritasını düşünün...

Rusya’nın sınırları boyunca kuzeybatıdaki üç Baltık cumhuriyetinden başlayıp Polonya üzerinden güneydoğuda Bulgaristan ve Türkiye’ye uzanan bir yay çizin...

Sonra o çizgiyi kuzeydoğuya doğru Kafkasya’dan geçecek şekilde uzatın...

İşte size bu “yeni Soğuk Savaş”ın muhtemel ön cephesi...

Bu ön cephenin kalbiyse, hayır yanılmadınız, Karadeniz.

* * *

Başta Washington olmak üzere NATO başkentlerinin Karadeniz’e ilgisi yeni değil.

Bulgaristan ve Romanya’nın, Rus muhalefetine rağmen, Kuzey Atlantik İttifakı’na dahil edilmesi; Ukrayna ve Gürcistan’ın üyeliğinin, daha da sert bir Rus muhalefetiyle karşı karşıya kalma pahasına, gündeme sokulması, ABD’nin Sovyetler sonrası Karadeniz stratejisinin bir parçasıydı.

Rus tanklarının Güney Osetya ve Gürcistan’a girmesi, Washington’da işte bu stratejinin başarıyla uygulanmamasının bir sonucu sayıldı.

Her ne kadar Amerikan karar vericileri, yaz rehaveti içinde ve yaklaşan başkanlık seçimleri arefesinde büyük ölçüde atıl bir görünüm sergiliyorsa da, dün Brüksel’de Gürcistan’ı konuşmak üzere acilen toplanan NATO dışişleri bakanları, Amerikalı meslektaşları Condoleezza Rice’ın gayet sert ifadelerine tanık oldular.

Rice’a göre, “Gürcistan’ın demokrasisini, devlet aygıtını ve altyapısını askerî güç kullanarak yıpratmaya çalışan Rusya’yı engellemek için NATO mutlaka kararlı davranmalı” idi.

Washington’ın aklında, bu kararlılığın potansiyel uygulama alanlarından biri olarak, Karadeniz var.

ABD’li diplomatlar, dün itibariyle, bu yönde kesin bir plan olduğunu bize doğrulamasalar bile, Rusya’nın karşı koyması ve Türkiye’nin “veto” niyetini belli etmesiyle 2006’da rafa kaldırılan “Aktif Çaba” girişiminin bir benzerinin yeniden gündeme sokulması için yoğun kulis yürütülüyor.

* * *

2005’te Washington’ın Ankara nezdindeki zemin yoklamasına olumsuz karşılık gördüğü girişim, Doğu Akdeniz’de NATO bünyesinde gerçekleştirilen Aktif Çaba Operasyonu’nun Karadeniz’i de kapsayacak şekilde genişletilmesiydi.

Bulgaristan, Romanya, Ukrayna ve Gürcistan’ın hevesle desteklediği plan, Amerikalılar’a göre “terörle mücadele” amaçlıydı, ancak başta Moskova olmak üzere herkes, asıl hedefin, bu havzadaki Rus hâkimiyetinin sınırlandırılması olduğunu biliyordu.

Türkiye, Rusya’yla birlikte ve diğer sahildar ülkelerin hilafına, Amerikan planına karşı çıktı; Genelkurmay’ın başı çektiği bu muhalefet, “Montrö Sözleşmesi’nden kaynaklı egemenlik haklarının korunması” ile gerekçelendirildi.

Resmî bir teklif, dolayısıyla da resmî bir veto gündeme gelmedi...

Ama NATO’nun Karadeniz’de bir deniz gücü operasyonuna girişmesi ve müttefik ülke donanmalarına ait gemilerin kuzeyimizde seyretmesi Ankara tarafından fiilen önlendi.

* * *

Karadeniz’in, “Montrö gözlüklü” Ankara için ne kadar hassas bir konu olduğunu, en son geçen hafta, ABD Başkanı’nın hesapsız bir açıklama yapması ardından yeniden gördük.

Tiflis’e yardım eli uzatmayı beceremeyen Washington’ın gecikmiş hamlelerinden biri, bizzat Başkan Bush’un, Gürcü limanlarına Amerikan yardım gemisi göndereceklerini açıklaması oldu.

Birkaç nedenle, iyi tartılmamış bir açıklamaydı bu.

Birincisi, ABD Donanması’na bağlı USNS Comfort ve USNS Mercy hastane gemilerinin Gürcistan’a gönderilmesi fikri ortaya atılırken, bölgeye ulaşmalarının haftalar alacağı, bunun da “acil yardım” gerekçesini havada bırakacağı iyi hesaplanmamıştı.

İkincisi, Gürcü limanlarının bu devasa Amerikan gemilerini konuk edebilecek kapasitede olmadığı keyfiyeti es geçilmişti.

Üçüncüsü, Türkiye’nin bu gemilerin Boğazlar’dan geçmesine Montrö Sözleşmesi üzerinden itiraz edeceği ya düşünülmemiş ya da bu itirazın esneyeceği yönünde bir yanılgı oluşmuştu.

ABD’li ve Türk diplomatlara göre, hastane gemilerinin Boğazlar’dan geçmesi için Washington, Ankara’ya resmî bir teklif yapmasa da, Montrö’nün getirdiği tonaj sınırlamasını kat be kat aşan 70 bin tonluk USNS Comfort’a yeşil ışık yakılmayacağını zemin yoklayarak gördü.

Sonuçta, bir yandan, bu zemin yoklamasından evvel konuşarak tutamayacağı bir sözü veren Bush’un muhalifleri taze barut bulmuş oldu...

Diğer yandan da, “Türkiye’nin Boğazlar vetosu kolay kırılmaz” görüşü Washington’da güncelleşti.

Tabii, bu durumun, “Montrö’nün bağlayıcılığı” gerekçesine fazla aldırmayan ABD’li yetkililerce, salt bir “Boğazlar vetosu” değil, fiili bir “Karadeniz vetosu” olarak algılandığını da bilmeliyiz.

Velhasıl, yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesi olmaya aday Karadeniz’e yönelik Amerikan planları Ankara’nınkilerle tam örtüşmüyor.

Bu çelişkinin çeşitli tezahürlerine hazır olmalıyız.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Medya patronu - 10.03.2010
  2. Bana benzemeyen iktidar olmasın - 09.03.2010
  3. Altmış Beşinci Madde - 05.03.2010
  4. Kelebektik, birer tırtıl olduk hepimiz - 28.02.2010
  5. Değişime direnmenin patolojisi - 26.02.2010
  6. Hayırlı korku - 24.02.2010
  7. Onurlu askerin umutlu günü - 23.02.2010
  8. Tolstoy’u öldürmek, Babel’i yaşatmak - 21.02.2010
  9. Batı’nın İran ikilemi ve yeni bir taktik - 16.02.2010
  10. Bedenini unutup hayatı hatırlamak - 14.02.2010
  11. Toplumun morali - 12.02.2010
  12. Bahçeli bedelini öder - 10.02.2010
  13. Zaman ve yargı - 09.02.2010
  14. Yelkovansız bir zamanın romanı - 06.02.2010
  15. Yeter artık! - 05.02.2010

 
 
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 12.03.2010
Bir tuhaf şiddet
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 12.03.2010
Biz de onları öldürelim Turhan Bey
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar - 12.03.2010
Krizde hiç işçi çıkartmayan şirket hangisi
Alper Görmüş MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 12.03.2010
Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük!
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman - 12.03.2010
Abdullah Gül inadına barış diyor
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 12.03.2010
IMF kovulurken, Berman, Baykal ve diğerleri...
Leyla İpekçi SAATLER
Leyla İpekçi - 12.03.2010
‘Muhteşem karmaşalarımız'ın ruhu
Suzan Samancı JİYAN
Suzan Samancı - 12.03.2010
Roj Tv neden Türkiye’den yayın yapmasın
Kurtuluş Tayiz DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 12.03.2010
Kürtlere çok ayıp ettik
Ali Abaday --
Ali Abaday - 12.03.2010
Yaşlı ama çılgın bir kalp
Melih Altınok SOLAÇIK
Melih Altınok - 12.03.2010
İhtarname
Janet Barış FRAGMAN
Janet Barış - 12.03.2010
Tuzağın kendisi şiddet
Telesiyej TELESİYEJ
Telesiyej - 12.03.2010
Bu Kalp Seni Unutur mu? için imzalar çoğalıyor!
Nilüfer Kuyaş PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 12.03.2010
İstanbul’un devrimi: ‘Marmaray test alanı’
Bülent Şirin GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 12.03.2010
Bursaspor açılımı (mı)
Ahmet Vehbi Şafak SAHA ŞARTLARI
Ahmet Vehbi Şafak - 12.03.2010
Misillemeler haftası

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | RSS