Reklam | Künye | İletişim 19 Mart 2010 Cuma 20:41
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan MÜLAYİM 22.08.2008
Etyen Mahçupyan
Sahte dostlar
Yazdır
Yazıyı Paylaş:

Cemil Ertem’in salı günkü yazısı ilginç bir paragrafla sonlanıyordu... “İşte şimdilerde küresel sermaye birikiminin gereği olarak bir iç temizliği yapan Türkiye’de, sol da bir iç temizliği yapmak zorunda. Yoksa şimdi hayatta olmayan bir Ermeni aydın için ‘artık atın bu Ermeni’yi, yazmasın’ diyen ‘solcuları’ daha çok üretir bu toplum.”

Aynı gün Ertem arayıp olayın tafsilatını ve benzer birçok olayı tanıklarıyla birlikte anlattı. Bu isimleri ve yaşananları aktarmak bana düşmez. Ama Ertem aramasaydı da o son paragrafta verdiği mesajın özü yeterince açıktı... Söz konusu yazarın Hrant, yazmakta olduğu mecranın ise BirGün gazetesi olduğu belliydi.

Bugünlerde Hrant’ı kendilerini temsil eden bir solcu, o geleneğin parçası olarak sunanların; öldüğünde ardından ağıtlar yakıp sahiplenenlerin; henüz yakın bir geçmişte onu Ermeni olduğu için dışlamaya yeltendiklerini duymaya ne de olsa pek hazır değiliz. Cemaatçi solun ideolojik sıkıntıları ne olursa olsun, ırkçılığı aşmış olduğunu düşünmeye eğilimliyiz. İnsan ilişkilerinin, hele karşınızdaki Hrant gibi biri ise, ideoloji falan tanımayacağını varsaymaktan daha doğal ne olabilir? O sıcaklığı ve samimiyeti görenlerin insanlaşacağını varsaymanın dışında, Hrant’ın 12 Eylül’de işkence görmüş bir solcu olarak hak ettiği saygının da payı vardır bu beklentimizde.

Ama hayat şeffaflaştıkça yeni dersler de üretiyor... Bunlar bilinmeyen bilgilerin su yüzüne çıktığı dersler değil... Bunlar bilinen niteliklerin ne denli yozlaşmış olduğunu gösteren, müptezelliğin nasıl bir ideolojik kimlik haline geldiğini ortaya koyan dersler...

BirGün gazetesinin bugünlerde Ergenekon’a karşı tavır almamasını, o cenahtaki kalemlerin ‘üçüncü yollar’ aramasını hep bir sıkışma olarak anlamaya çalışmıştık. Solun gerçekte kemalist ve pozitivist bir kaba aydınlanmacılığın kıskacından kurtulamadığını, yenilgilerin ve siyaseten etkisizleşmenin onları bu kıskaca mahkûm ettiğini ve ideolojik gibi gözüken tercihlerinin aslında laik kimliğin tarih dışına düşmesiyle ilintili olduğunu savunmuştuk.

Diğer bir deyişle cemaatçi solun ilkel bir dizi özelliğine karşın kötü niyetli olduğu söylenemezdi. Karşımızda bir çaresizlik, bir psikolojik tıkanma hali vardı... Meğer ne kadar safmışız... Cemaatçi solun en azından bir bölümünün gerçekte Ergenekon’a tavır alamama gibi bir sorunu olmadığını, Ergenekon siyasetini bilerek desteklediklerini şimdi dehşetle kavrıyoruz. Onların laiklikten hareketle muhafazakâr alerjisi yaşadıkları için darbeci olduklarını sanırken, şimdi ucu cinayete kadar giden kötülük şebekelerinin içinde doğal olarak yüzen yaratıklar olduklarını keşfediyoruz.

Burada insanı dehşete düşüren şey, insanlık için böylesine zararlı, hastalıklı bir düşkünlüğün ‘sol’ olarak ve ‘sol’ adına yaşanabilmesi değil. Nihayette ‘sol’ da içinde olduğu ortama göre şekil alan, farklı zihniyetlere göre biçimlenebilen ucu açık bir tutum. Sol içinde nasıl demokratlar varsa, tabii ki ırkçılar ve faşistler de olacak. Söz konusu faşistlerin kendilerini özgürlük, eşitlik vb. yanlısı saymaları ise zaten epeyce uzun bir zamandır kimseyi kandırmıyor.

Asıl dehşet verici olan, salt insani bir bağlam içinde yaşananların böylesine aşağılanabilmesi, kirletilmesi ve hâlâ kullanılmaya çalışılması. Kastım Hrant’ın BirGün’den atılmasını istemek değil... Etrafımızdaki ırkçıların birçoğunun da ‘solcu’ olmasının şaşırtıcı bir tarafı yok. Ama birlikte olmayı istemediğiniz, varlığını hazmedemediğiniz birinin ölümü üzerinden parsa toplama, kariyer yapma ve vıcık vıcık bir duygu sömürüsü üretme pespayeliğini ‘insan’ olma ile nasıl bağdaştırdıklarını anlamak zor.

Ama Türkiye’de işte bir de böyle bir ‘sol’ var... İnsanı ve insanlığı kullanan, bir kemirgen misali önce kendi vicdanını yiyen bir sol. Hrant’tan muhtemelen nefret eden, ölünce de ‘dostu’ kesilen, ‘arkadaşı’ olan bir sol. Böylesine bir müptezelliği ideolojik analiz bile kolay kaldırmaz... Bu solun niçin böyle olduğunun sorgulanmaya çalışılması bile insani tahammülün sınırlarını aşar. Bu gibi kişilerin solcu olup olmamalarını artık bir yana bırakmakta yarar var. Çünkü bunlar en basit insani onura bile sahip gözükmüyorlar. Riyakârlığı bu denli içselleştirebilenlerin solculuğu da demek ki ancak böyle oluyor...

 

Diğer Etyen Mahçupyan Makaleleri:
  1. Sizce yakıştı mı - 19.03.2010
  2. Özgürlük yolunda - 17.03.2010
  3. Meşru Bir Tasfiye - 07.03.2010
  4. Seminer notları - 05.03.2010
  5. Rejimin çatladığı an - 28.02.2010
  6. Baykal’ın cehalet siyaseti - 26.02.2010
  7. Kendisi için değişim - 24.02.2010
  8. Eski rejimin lapsusu - 21.02.2010
  9. Ruhbanlar şeffaflaştı - 19.02.2010
  10. Engizisyon cadı peşinde - 17.02.2010
  11. Hastalık - 14.02.2010
  12. Türkiye’nin korkusu - 12.02.2010
  13. Kaçak güreş - 10.02.2010
  14. Hakkı olmak / Haklı olmak - 07.02.2010
  15. Askerlerin dünyasından - 05.02.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 19.03.2010
Müslümanlık ve milliyetçilik
Yasemin Çongar YA DA
Yasemin Çongar - 19.03.2010
İnsaniyet namına
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar - 19.03.2010
Tarıma yatır kazan
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 19.03.2010
Sizce yakıştı mı
Alper Görmüş MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 19.03.2010
Kendi kalbine bir kurşun... Bir de beynine...
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman - 19.03.2010
İster istemez yine Ermeniler
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 19.03.2010
Türkiye’de terörün ekonomi-politiği -2
Leyla İpekçi SAATLER
Leyla İpekçi - 19.03.2010
Bu mühendislikten geriye ne kalacak...
Suzan Samancı JİYAN
Suzan Samancı - 19.03.2010
Newroz’un ışığı hepimizi aydınlatsın...
Ali Abaday --
Ali Abaday - 19.03.2010
ABD ordusunun Jedi’ları
Melih Altınok SOLAÇIK
Melih Altınok - 19.03.2010
Yetiş ya Marks, yetiş ya Lenin
Janet Barış FRAGMAN
Janet Barış - 19.03.2010
Köprüde karşılaşmalar
Nilüfer Kuyaş PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 19.03.2010
Kültürel endişe
Bülent Şirin GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 19.03.2010
Emin misin Türk Hava Yolları
Ahmet Vehbi Şafak SAHA ŞARTLARI
Ahmet Vehbi Şafak - 19.03.2010
Kayserispor Taraftarı’ndan Kardeşlik Dersi

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS