İkame edilen aydınlık

Gökhan Özgün - 25.08.2008
 
Share/Save/Bookmark Arkadaşına gönder Yazdır Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült 


Türk aydınının bahtını, kaderini, niyetini ve kısmetini Türk otomobil endüstrisine benzetirim.


Türk aydını deyince, genellikle kendine solcu diyenlerden bahsediyorum. Çünkü Türk aydınının pasaportunun aidiyet hanesinde solcu yazar. Bu gayet resmî bir durumdur. Türk aydını nedense bunun önden deklare edilmesinde ısrar eder. Tıpkı T.C. laiklerinin müslümanlık hanesini kafa kâğıdında ısrarla görmek istemesi gibi.


Çünkü biri, müslümanlığın baştan çıkmasından korkar, diğeri, solculuğun elden çıkmasından. Bu nedenle birinin müslümanlığı diğerinin solculuğu, kayıt altındadır.


Türk aydınının Batı’yla ağır hastalıklı ilişkisi ithal ikameci bir sanayiye benzer.


En ithalci, en ikameci sanayimiz neydi memleketimde? Otomobil endüstrisi.


Batı’nın yarattığı otomobil dünyada her insanın hayalini süslemiş, ihtiyacını şekillendirmiştir.


Otomobilin kaçınılmazlığını fark eden devlet der ki, niye onlardan alalım? Koçum Türk, onu da yapar. Ve karşınıza ilk Türk otomobili Anadol çıkar. Otomobil demeye bin şahit ister. Olsun, bin şahitten çok ne var memleketimde? Binbir şehit.


O esnada Türk aydını da Anadol’a benzeyen teoriler üretmektedir. Osmanlı’nın ‘feodal’ yapısından bahseden, bir teori arzusu ve hayaliyle üretilen, ama tıpkı Anadol gibi bin şahit isteyen teoriler.


Bir gün Anadol’un otomobil olamadığı, ‘feodal Osmanlı’nın ise teori bile olmadığı bir takım ‘sapkın’ kişiler tarafından farkediliverir.


Artık yerli malı tasarımdan tam ithal ikameci modele geçme zamanıdır. Şahin’ler, Doğan’lar, Doğan görünümlü Şahin’ler, Serçe’ler devri başlar. İthal ikameci Türk otomobili peynir ekmek gibi satmaktadır. Bunu memleket yemiştir.


Bu otomobiller o kadar çok benzin yakar ki, adamı soyup soğana çevirir. Bu hakikat özenle herkesten gizlenir. Onun yerine, etrafa şöyle bir söylenti yayılır. En iyisi Türk malı otomobil. Çünkü yedek parçası ucuz, her yerde de servisi var.


Müthiş bir yedek parça ve otomobil tamir endüstrisi doğar. Aslında, yukardan aşağıya bir ‘rant’ endüstrisidir bu.


Ortaya öyle bir Türkiye çıkar ki, dünyanın en iyi tamircileri buradadır. Çakma çıkma takma parçalarla sıfırdan motor yapabilirler. Bozulan her Türk otomobilini, memleketin neresinde olursa olsun, tekrar yürüyebilir hale getirirler. Gerçekten hayran olunacak bir maharet sahibidirler.


Bu sırada Türk aydını da boş durmaz. O da Batı’dan parça parça düşünce alır, burada monte edip etrafa satar. Öyle bir montaj fikir sanayii oluşmuştur ki, bundan birçok aydına ‘maddi manevi’ istihdam imkânı doğmuştur.


Artık, Türk aydını ‘yeni düşünceye’ açık değildir. Eski montaj düşünceleri tamir edip tekrar yola sokmaktır onun bildiği. Bunu da hakikaten çok iyi yapar. Hakkını yememek lazım.


Bu arada dışarıda binbir fikir, binbir solculuk, binbir felsefe üretilmektedir. Ama bunlar, ‘fikir işçisi’ Türk aydınının ürettiği malın ayrıcalığını korumak için memlekete yüksek ‘gümrük vergisiyle’ ‘burjuva’ malı kıvamında girmektedir.


Bu yeni fikirlere Türkiye gerçeğine uygun değil, çok ‘yüksek sınıf’, çok ‘burjuva’ muamelesi yapılır. Zira, bu fikirler eskisi kadar çabuk bozulup yolda kalmamaktadır. Bu da entelektüel yedek parça sanayiini, ve onun fikir işçilerini işsiz bırakmaktadır. Bu arada çağdışı montaj fikirlerle boş yere ne kadar benzin yakmış Türkiye, hiç mühim değil.


Ama bir gün, ulusun sınırları geleceğin rüzgârlarına dayanamaz, çöker.


Ve aniden ortaya çıkar ki, ‘sistemin içine aldıklarının’ ve ‘sistemin dışladıklarının’ çelişkisi, alttakilerin ve üsttekilerin çelişkisinden daha belirleyicidir bu memlekette. Kazanılanın çoğu da zaten kâr değil ranttır. Ve, maddi ve manevi ‘rantlar’, yukardan aşağıya ‘içerdekilere’ iyi kötü dağıtılmaktadır. Bunun dışında kalanlar da, yukardan aşağıya kendi başının çaresine bakmaktadır.


Ayrıca, kısmete bakın, aynı anda, dünyada da, ‘içerdekiler’ ve ‘dışardakiler’ kavramları, globalizm yüzünden, birdenbire çok daha belirleyici hale gelmiştir. Yani, içerisi ve dışarısı çelişkisi, içeride de, dışarıda da, değişimin motoru haline gelmiştir.


Bu yepyeni ‘motordan’ hiç mi hiç anlamamaktadır Türk aydını.


Eski ‘dahi’ Doğan bayii artık Türkiye’yi yönetemeyecektir. Sıradanlaşacaktır. Uzun ve bozuk yolda vazgeçilmez Türk aydını eski fikir tamirhanelerini, montaj bayilerini kapatmak zorunda kalacaktır. Sıradanlaşacaktır.


Bu tabii ki emperyalizmin bir oyunudur.


Bu arada ‘emperyalizm’ çoktan büyümüş globalizm olmuş ve ‘oyun oynamayı’ bırakmıştır.


Not: İthal ikamesi faydalı olabilir. Ama, sana verilen ilk fırsatı nasıl kullandığın önemlidir. İlk fırsatta bir Anadol sokuşturursan memlekete, ithali de ikamesi de geri teper. İthal ikamesi bir kumardır. Memleketin kaderini, ayrıcalık verdiklerinin insafına, iyi niyetine ve becerisine terk eden bir kumar.





Diğer Gökhan Özgün Makaleleri:


 

MÜREKKEP

 

Gökhan Özgün

 
 



Diğer haberler
- BUGÜNKÜ YAZARLAR
-
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan
Yasemin Çongar YA DA
Yasemin Çongar
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan
Alper Görmüş MEDYAİRONİK
Alper Görmüş
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ
Ayşe Hür
Halil Berktay OKUMA NOTLARI
Halil Berktay
Markar Esayan ARADA
Markar Esayan
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı
Lale Kemal BAKIŞ ACISI
Lale Kemal
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem
Temel İskit YAZI
Temel İskit
Yıldıray Oğur MANİFESTOM
Yıldıray Oğur
Ümit İzmen ÖTE TARAFTAN
Ümit İzmen


 
 

Telif Hakkı © 2008 Taraf Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.

#