Soru:
Merhaba Sivilay Abla, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kayıp trilyon davasından ev hapsine çarptırılan Necmettin Erbakan’ın cezasını affetti. Özgürlüğünün ilk gününde Cuma namazına giden Erbakan “Onlar benim sevgili yavrularım, talebelerim. Biz bir elmanın iki yarısıyız” dedi. Bizler Ak Parti’ye, Erbakan çizgisinden ayrıldıkları için oy vermiştik. Yoksa kandırıldık mı? (Gökay Binbir)
Cevap: Gökay oğlum. Bu orijinal Erbakan davranışıdır. Önce onları aforoz etti. “Davayı sattınız” dedi. Çünkü seçmenler üzerinde hâlâ gücü olduğunu sanıyordu ve bu sayede Ak Partilileri seçimlerde zaafa uğratacağını düşünüyordu. İşler planladığı gibi olmadı. Seçmenler çoktan ondan ve davasından vazgeçmişti. Ancak bu durum karşısında Erbakan gibi kurt bir politikacının demoralize olup vazgeçeceğini düşünmek ahmaklık olurdu.
Şimdi sevgi yumağı davranışıyla onlara daha çok zarar verebileceğinin farkında. “Onlar değişmedi, hâlâ benim canım arkadaşlarım” demesi minnettarlığının değil intikam duygusunun bir göstergesi.
Sonuç olarak herkesin kulağına küpe olsun; Erbakan, Demirel ekolünden korkacaksın ve uzak duracaksın. Bunlar seni ısırmaya karar verirlerse kaçarın yok. Bunu saldırarak da yaparlar sarılarak da.
Herkesin gözü üzerimizde
Soru: Sivilay Abla, Genç Siviller isimli kökü dışarda dalları içerde olan oluşum şimdi de ‘Ermenistan sınırı açılsın, bir maça bakıp çıkacağız’ diye bir kampanya başlatmış. Hiç Ermenistan’a gitmişler mi acaba? Ben geçen ay Ermenistan’daydım. Adamlar Doğu Anadolu Bölgemizden ‘Güney Ermenistan’ diye bahsediyorlar. Nasıl olur da sınır açılır? (Yağız Atlı)
Cevap: Sevgili Yağız, niçin kızıyorsun, ‘bir maça bakıp çıkacağız’ demişler, kalıp pişti oynayacağız dememişler ya.
Şimdi güzel evladım. Türkiye’miz devlet kurma geleneği tarih kadar eski insanların, 80 yıl önce kurdukları 70 milyonluk bir ülke. Ermenistan daha yeni bağımsızlığını ilan etmiş dört milyonluk başka bir ülke. Peki, Türkiye’nin dış politikada öğretmeni, yol göstericisi Ermenistan mı olmalı yoksa hep övündüğümüz yüzlerce yıllık devlet kültürüne göre mi davranmalı?
Diğer taraftan birilerinin gözlerinin bizim toprakların üzerinde olmasının ne sakıncası var. Mahallenin en güzel kızının bütün gözler üzerinde olması gibi düşün. Kaldı ki bizim Doğu Anadolu da dünyanın en güzel yeri değil.
‘Rusya’nın gözü Boğazlar’da, Yunanistan’ın gözü Ege’de, Suriye’ninkisi Hatay’da, Ermenistan’ın da Doğu Anadolu’da’ gibi sözleri duyunca ben şahsen iftihar ediyorum. Demek ki ne güzel bir memleketimiz var. Kimse gözünü bizden alamıyor.
Sonuç olarak hangi Türkiye’yi tercih edersiniz? Ermenistan’ın bakışları bile uykularını kaçırmaya yeten, yüzünü sivilce basmış ergen bir Türkiye’yi mi, benim tarif ettiğim olgun, serinkanlı ve ‘cool’ Türkiye’yi mi?
Yaşar Hocamız mı, kadınlık gururumuz mu?
Soru: Değerli Sivilay Abla, şeriatçıların korkulu rüyası, Türkiye Müslümanlığının medarı iftiharı Yaşar Nuri Hocamız bugünlerde bir kabahat işlemiş. Tam da Allah’la Aldatmak kitabını yazdığı bu günlerde şeytana uymuş ve karısını aldatmış. Biz çağdaş Türk kadınları olarak bir ikilem yaşıyoruz. Bir tarafta çağdaş, Atatürkçü hocamız, diğer tarafta kadınlık gururumuz. Dernekteki kadınlar olarak size yazalım, en iyisini Sivilay Ablamız bilir dedik. Derdimize bir çare! (Rumuz: Solan Güller)
Cevap: Sevgili Hanımlar, açık açık darbeyi savunanlar ne demişti: “Şeriat gelirse 200 yıl geriye gideriz, darbe olursa 25 yıl. O halde darbe olsun.” Tutarlılık göstermek adına size düşen Yaşar Hocanızın yeni kitabını kapış kapış almak. Bugün, davada zafiyet gösterecek, düşmanın eline koz verecek gün değildir. Ne zamanki rejim tehlikesi ortadan kalkar, cumhuriyet kazanımları değiştirilemeyecek ve dokunulamayacak hale gelir o zaman benim yazacağım, ‘Karısını aldatmak, partisini aldatmak, halkı aldatmak ve Allah’ı aldatmak’ kitabını birer ikişer alıp tövbe edersiniz.
Diğer Dr. Sivilay Genç Makaleleri: