Reklam | Künye | İletişim 22 Mart 2010 Pazartesi 16:02
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan AÇIN TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ 30.08.2008
Ümit Kıvanç
Zaman farkıyla işçi düşmanlığı
Yazdır
Yazıyı Paylaş:

Birkaç yıl önce, sipariş üzerine, Çin mallarının Türkiye tekstil sanayiine olumsuz etkisini konu alan bir belgesel yapmıştım. Otuz kadar işyeri dolaştık. Kocaman fabrikalara da gittik, mahalle arası atelyelerine de. Gittiğimiz bazı tesisler tamamen durmuştu, koca koca makinelerin üstü naylonlarla örtülmüştü. Bazı yerlerde de işçi sayısının ne kadar düşürüldüğünü boşluklardan hemen anlayabiliyordunuz.

Patronlar yaşanan darlıklardan ucuz Çin mallarının piyasaya girişini sorumlu tutuyordu.

Küçük ölçekli iş yapanlar sahiden çaresiz görünüyordu, çünkü feragat edebilecekleri muazzam kârları yoktu.

Sabahın erken saatlerinden akşama kadar yıpratıcı, bıktırıcı işlerini otomatikleşmiş bir şekilde sürdürmek zorunda olan, bunun karşılığında ayda bilemediniz 500-600 lira alan, baştan kaybettikleri bir oyuna katıldıklarını hisseden işçilerin yüzündeki umutsuz ifade, bir anda işsiz kalabileceklerini bilmelerinden doğan ürküntüyle ağırlaşmıştı. Hayat dolu genç genç kızlar, oğlanlar... Bir kısmı dünyaca ünlü markalara üretim yapan atelyelerde, yaşamadan yaşlanıyorlardı.

Küçük atelye patronlarının çoğu işçilikten gelmeydi. Bol para kazanmayı düşünecek halleri kalmamıştı. Çarkı döndürmeye çabalıyorlardı. Belki ilk defa, sadece işçilerle değil atelye sahipleriyle de duygudaşlık kurabildiğim, tuhaf bir tecrübeydi.

Daha büyük çapta üretim yapan, daha gösterişli ve modern tesislerde hem işçilerle hem patronlarla duygudaşlık imkânsızdı haliyle. Çünkü bu iş batsa bile patronun kendini bir şekilde kurtarabileceğini hissedebiliyordunuz.

Nitekim ağırlıkla yurt dışına üretim yapan orta büyüklükteki atelyelerden birinde görüştüğümüz işyeri sahibi, “Böyle giderse biz de fabrikaları Çin’e taşırız,” dedi, inanılmaz bir soğukkanlılıkla.

Çünkü işverenlere göre Çin’le rekabet edilemeyişinin esas nedeni oradaki işçi ücretlerinin bizimkilere göre müthiş düşük oluşuydu. Bunun yarattığı maliyet farkı aşılamıyordu.

O bunları söylerken ben, konuştuğumuz mekânı üretim bölümünden ayıran camdan işçileri izliyordum. Onlara atelyenin kapanacağı haberinin verildiği ânı zihnimde canlandırmaya çabalıyordum.

Ve tabiî patronun bu haberi muhtemelen bir yönetici aracılığıyla duyurduktan sonra nasıl, hiçbir şeyi eksilmeden, hattâ belki eskisinden çok kazanarak hayatına devam edeceğini.

Önceki gün gazeteler, Güler Sabancı’nın gazetecilerle sohbet toplantısında söylediklerini haberleştirirken, AB ile görüşmeleri yürütecek başmüzakerecinin değişmesi önerisini öne çıkardılar. Bu yüzden, Zaman gazetesinde “Sendikalar bıktırdı, Lassa Mısır’a taşınıyor” başlığını gördüğümde bunu bu haberle ilişkilendirmedim. Sonra bir baktım, Güler Sabancı haberiymiş.

Zaman gazetesi habere bu başlığı uygun görmüştü: “Sendikalar bıktırdı...”

Haberin girişi de şöyleydi: “Sendikaların ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan taleplerinden bunaldıklarını belirten Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Lassa’nın da üreticisi konumundaki Brisa’nın İzmit’teki fabrikasını Mısır’a taşıyacaklarını söyledi. ‘Lastikte yüksek işçilik maliyetleri sebebiyle toplam maliyetler yükseldi. Çok güçlü bir sendika var ve maaş konusunda ilginç bir sistem geliştirilmiş,’ diyen Sabancı’ya göre Türkiye, işçilik maliyetinde Almanya’yı bile geride bıraktı.”

Güler Sabancı’ya ne diyeyim; o kapitalist; işçinin gözünün yaşına mı bakacak? Lastik fabrikasında çalışan işçiler kimbilir nasıl bir bolluk içinde yüzüyorlardır...

Peki, Zaman gazetesi niye emeğiyle çalışanın rızkına göz dikmiş?

Memleketimizde muhafazakârların işçi-emekçi düşmanı olması neredeyse gelenekleşmiştir. Ama büyük patronun kendi holding bülteninde bile daha dikkatli ifadelerle verilmesini tercih edeceği bir haberi “bıktırdılar” haykırışlarıyla sendikalara yönelik iddianameye dönüştürmelerinde patolojik bir taraf yok mu?

Tabiî, Sabancı taşısın fabrikasını, kendini kurtarsın. Bir okul mokul daha yaptırırlar, onları yine çok severiz. İşsiz ordusunun varlığıyla bütün çalışanları sürekli tehdit etmek ve angaryaya zorlamak yetmedi. Sendikasızlaştırma operasyonları yetmedi. Anlaşılan 1 Mayıs şiddeti de yüreklerini soğutmamış. E, hükümete yakınsınız, yasaklatıverin sendikacılığı!

Hem bu konuda askeriye ile AKP pek güzel anlaşır, özlenen ve beklenen “uzlaşma” da olur...

 

Diğer Ümit Kıvanç Makaleleri:
  1. Hayatımın Gafısın - 20.03.2010
  2. Bu muydu yani, Ahmet Bey - 13.03.2010
  3. Bu da Aşk-ı Memnu, Sayın Dakotalılar! - 06.03.2010
  4. Em. Alb. H. Tambay’a mektuplar -1 - 27.02.2010
  5. Tiksinti, insana özgü bir duygudur - 20.02.2010
  6. In-ı-nıınnn! Ankara isyanı duymuş! - 13.02.2010
  7. Uğur Mumcu’yu soracak kimse yok mudur - 06.02.2010
  8. Paşaya kurban, tokada hasret - 30.01.2010
  9. Aman, haramdan korunalım da... - 23.01.2010
  10. Bize de utancı münasip görmüşler - 16.01.2010
  11. Marksizm de nereden çıktı - 09.01.2010
  12. Adı baykuştur, ne dese boştur - 02.01.2010
  13. Hasta adam ve hikâyesi - 26.12.2009
  14. Aynı cephede ölsek bari - 19.12.2009
  15. Vatan haini kimdir nedir? - 12.12.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel - 22.03.2010
Türkler, bir gece düşünsünler
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar - 22.03.2010
IMF Yunanistan’ı niye kurtaramaz
Markar Esayan ARADA
Markar Esayan - 22.03.2010
Ermenileri kim yarattı
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 22.03.2010
Günahlar ve sevaplar
Ümit İzmen ÖTE TARAFTAN
Ümit İzmen - 22.03.2010
Sefalet endeksi ve siyaset
Cihan Aktaş SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 22.03.2010
Konuşan Kayseri
Demiray Oral VAZİYET
Demiray Oral - 22.03.2010
Rüyalarım hayrolsun
Önder Aytaç APOLETİKA
Önder Aytaç - 22.03.2010
Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’sinden kesitler
Ayhan Aktar İLGİNÇ ZAMANLAR
Ayhan Aktar - 22.03.2010
Yüzbaşı Torosyan’ın hikâyesi...
Cem Sey UZAK BATI
Cem Sey - 22.03.2010
AB’nin kavşağı
Namık Çınar GEÇ KALMIŞ YAZILAR
Namık Çınar - 22.03.2010
TSK’ya ‘muhtıra’
Cahit Koytak YOKSULLAR VE SİVİLLER İÇİN TEZLER
Cahit Koytak - 22.03.2010
Tempolu Yürüyüş
Erdem Özgür SARDUNYA
Erdem Özgür - 22.03.2010
İstihdam teşvikleri ve püf noktaları
Bülent Şirin
Bülent Şirin - 22.03.2010
Kaleci ve orta saha

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS