Nur ve Muhannad

Ayhan Aktar - 01.09.2008
 
Share/Save/Bookmark Arkadaşına gönder Yazdır Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült 


Yıllar önce, Harvard Üniversitesi’nde çalışan tarihçi dostum Prof. Cemal Kafadar Suriye’ye gitmişti. O günlerde cennet vatanımızdan Suriye’ye turist olarak gidenlerin sayısı pek fazla değildi. Malûm, yüzü batıya dönük olan Atatürk çocuklarının Suriye’de ne işleri olabilirdi? Kısacası, bizden daha doğuda yaşayan halkları “ne Şam’ın şekeri; ne Arab’ın yüzü” deyip aşağılamak âdetten sayılırdı.


Prof. Kafadar, gezisi esnasında Şam’ın eski mahallelerinde Osmanlı’dan kalan eserleri ziyaret ediyormuş. Mahallenin çocukları da Cemal’in turist olduğunu anlayıp peşine takılmışlar ve nereli olduğunu sormuşlar. Türk olduğunu söylediğinde veletler kahkahalar atıp, sol ellerinin baş ve işaret parmaklarını bir halka haline getirip, sağ ellerinin orta parmağını o halkanın içine sokup çıkararak “Şov Tivi, Şov Tivi” diye çığlıklar atmışlar.


Prof. Kafadar ilk anda çocukların neden kendisine böyle müstehcen el hareketleri yaptıklarını pek anlayamamış. Durumu Suriyeli bir arkadaşına sorduğunda, adamcağız utanıp sıkılarak, o günlerde piyasaya yeni girmiş olan Show TV’nin Arap ülkelerinde yaygın olarak izlendiğini ve gece yarısından sonra Show TV’nin gösterdiği ‘kırmızı noktalı’ filmlerin Suriye ahalisi arasında Türkler’in imajını olumsuz etkilediğini söylemiş. Prof. Kafadar’ın arkadaşı sözlerini şöyle tamamlamış: “Cemal Bey, bu günlerde Arap dünyasında birine edebileceğiniz en ağır küfür ‘ananı geçen akşam Show TV’de görmüşler’ sözüdür” demiş. Reyting uğruna “soft-porno” filmleri gösteren dönemin Show TV yönetimi, böylece Türkiye’nin tanıtımı konusunda kendi meşrebine göre bir katkıda bulunmuş anlaşılan.


Artık işler değişmeye başladı. Bir zamanlar Show TV tarafından Arap dünyasına yapılan “yanlış” tanıtımın olumsuz izleri, yine bir TV dizisi sayesinde siliniyor. Gümüş isimli Türk dizisi Arapça dublajla Nur ismi altında Fas’tan Basra körfezine, Suriye’den Yemen’e kadar tüm Arap dünyasına yayın yapan uydu kanalı MBC’de gösteriliyor. Dizi yayınlandığında Filistin’de Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da sokaklar boşalıyor. Dizinin başrollerini Mehmet karakterini canlandıran mavi gözlü, sarışın manken Kıvanç Tatlıtuğ ile dizideki eşi Gümüş’ü canlandıran Songül Öden oynuyor. Ama Arap seyirciler için Mehmet’in ismi değişerek “Muhannad,” Gümüş ise “Nur” olmuş. Muhannad’ın fotoğraflarının bulunduğu t-shirtler, posterler ve diğer hediyelik eşyalar her köşede satılıyor, birçok Arap kadınının cep telefonları Kıvanç Tatlıtuğ’un fotoğrafı ile açılıyor. Kısacası, Arap kadınları arasında bir “Muhannad çılgınlığı” yaşanıyor.


Arap dünyasında son yıllarda yaşanan toplumsal değişimin izlerini bu dizinin milyonlarca insanı TV karşısına mıhlamasından izlemek mümkün. Toplumsal yapı değiştiğinde aile içindeki toplumsal cinsiyet rolleri de değişmeye başlar. “Dediğim dedik” havasındaki geleneksel koca yerine, karısını toplumsal hayata katılması yönünde destekleyen yeni bir eş tipi ortaya çıkar. Alfred Hackensberger’in haberine göre “dizinin en önemli özelliği, eski bir manken olan Tatlıtuğ’un çekiciliği değil sadece. Kıvanç Tatlıtuğ’un canlandırdığı Muhannad karakteri karısına fırsat eşitliği sunuyor, modacı olma yolunda ona destek oluyor ve ona sevgi ve anlayış göstermekten geri durmuyor”. Ayrıca, Arap uydu kanalı MBC’nin yöneticileri dizinin dublajını klasik ve ağdalı Arapça yerine, sokakta konuşulan gündelik Arapça ile yapmışlar. Böylece, her kesimden kadın izleyicilerinin sayısı artmış (http://www.qantara.de).


Gümüş dizisi sayesinde ülkemize gelen Arap turistlerin sayısı artmış. Dizinin çekildiği Kandilli’deki Abud Efendi yalısı yapımcı firma tarafından müze haline getirilmiş. Arap turistler için turlar yapılmaya başlanmış ve uçaklarda yer bulunmuyor imiş. Bu gelişmeler aslında bizler için pek bildik şeyler. Bir zamanlar reyting rekorları kıran Asmalı Konak dizisinin çekildiği mekânı görmek isteyenler için Göreme’ye otobüs turları düzenleniyordu.


Peki, Gümüş dizisinin ticari başarısı bizim basında nasıl ele alındı? Kendisi de bir TV dizisinin senaristi olan (Avrupa Yakası), oyuncu, köşeyazarı, Boğaziçi iktisat mezunu ve “yetenek kumkuması” Gülse Birsel bakın “Muhannad çılgınlığı” olgusunu nasıl değerlendiriyor: “Garibim Arap kadınları, Müslüman kadınların birçok hakka sahip olduğu, çıkıp gezdiği, okuduğu, çalıştığı, para kazandığı, eğlendiği, aşk yaşadığı, kendi kararlarını verdiği bir hayatı, böyle bir ülkeyi televizyondan hayran hayran seyredip, hayallere dalıp, çamaşırı bulaşığı unuttular. Maalesef bizim kanıksadığımız özgürlükler, onlar için ulaşılmaz hayallerdi çünkü! ...eleştirip durduğumuz dizilerimiz, Arap ülkelerinde sanat harikası muamelesi görüyor. O ölçüsüz zenginliğin ortasında senarist, yönetmen, oyuncu, yetiştirip eli yüzü düzgün televizyon dizisi yapmaktan bile acizler çünkü... O garibanların bir Atatürk’ü ve Atatürk devrimleri olmadı ne yazık...” (Sabah-Pazar, 24 Ağustos).


Gülse Birsel’in yazısı, “Ay vallahi, biz çok ileriyiz; gariban Araplar pek geri!” lafazanlığının son örneklerinden birisi. Kendisi de bu sektörde çalışan Sn. Birsel’in “dizi sektörünü” göklere çıkarmasını anlıyorum da Gümüş’ün Arap dünyasındaki ticari başarısını işin sonunda getirip Atatürk’e ve inkılâplara bağlamasını pek doğru bulmuyorum. Çünkü, mesele o kadar basit değil. Türkiye’nin imajı ile ilgili her olumlu gelişmeyi Atatürk’e bağlamak iki tarafı keskin bir bıçak gibidir. Gün olur, devran değişir ve Türk medyası yıllar evvel Show TV’nin yaptığına benzer hırtlıkları tekrarlayabilir. O zaman da Arap dünyasında birileri “bütün bunlar Atatürk devrimleri yüzünden oluyor” derse ne diyeceğiz? Dikkat etmek lazım, aksi takdirde Atatürk’ün anısına saygısızlık etmiş oluruz.







 

İLGİNÇ ZAMANLAR

 

Ayhan Aktar

 
E-Mail Gönder
 
 



Diğer haberler
- BUGÜNKÜ YAZARLAR
-
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan
Yasemin Çongar YA DA
Yasemin Çongar
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan
Alper Görmüş MEDYAİRONİK
Alper Görmüş
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ
Ayşe Hür
Gökhan Özgün MÜREKKEP
Gökhan Özgün
Halil Berktay OKUMA NOTLARI
Halil Berktay
Markar Esayan ARADA
Markar Esayan
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı
Lale Kemal BAKIŞ ACISI
Lale Kemal
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem
Temel İskit YAZI
Temel İskit
Yıldıray Oğur MANİFESTOM
Yıldıray Oğur


 
 

Telif Hakkı © 2008 Taraf Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.

#