Reklam | Künye | İletişim 19 Mart 2010 Cuma 20:45
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan BASKETBOL PANORAMA 05.09.2008
Tarık Dağlı
Samuray ruhu
Yazdır
Yazıyı Paylaş:

Bogdan Tanjevic alışık olmadığımız tarzda bir koç. 2005'teki Avrupa Şampiyonası'nda mesela ne derece etkisiz olabileceğini görmüştük oysa elinde Türkiye'nin tartışmasız en iyi oyuncuları vardı, belki de kağıt üzerinde tüm zamanların en iyi kadrosuydu. Ama Tanjevic işte yıldızlarla anlaşması biraz zor oluyor hep, onları doğru motive edemiyor. Halbuki bir avuç genç, kaprissiz abileriyle 2006'da ne de güzel Dünya Şampiyonası'nın küllerinden doğan takımı olmuştu. Sonra yine yıldızlar ve 2007 hüsranı.

Tanjevic yıldızları sevmiyor! Aslında bu kadar basit değil. Tanjevic en ufak bencillik emaresi gösteren oyunculara dayanamıyor. Bakın ilk fırsatta Solomon'un gitmesine göz yumdu. Mirsad'ı milli takımdan hemen silebildi, bu sefer de kabak Kaya Peker'in başında patladı. Uzun lafın kısası eğrisiyle doğrusuyla bu kadro Tanjevic'in seçimidir ve potaaltında Semih ve Ömer'in sakatlığı dışında Tanjevic'in bir sıkıntı çekeceğini düşünmüyorum. 2006'da ismini yeni duyduğumuz gençler İbrahim önderliğinde dünyayı sallamıştı, şimdi abilik görevi Hidayet'te ve takım ona çok güzel ayak uyduruyor.

Ukrayna maçına gelirsek, baştan sona oyunun kontrolünün millilerde olduğunu söylemek gerek en önce. Sonra Hidayet'in liderliğini, Ersan ve Kerem Gönlüm'ün patlayıcılığını, Oğuz'un bitiriciliğini, Kerem Tunçeri'nin az ve öz çalışmasını. Maçtan bir detay; istatistikler diyor ki her iki takımın ikilik ve üçlük yüzdeleri de kullandığı top sayısı da birbirine çok yakın. Ama Türkiye 30 kere gittiği faul çizgisinden 20 sayı çıkarttı, Ukrayna ise 15 atışın dokuzunu değerlendirdi bu da skora birebir yansıdı. Yani hücumda agresif oynuyoruz ve bir şekilde sayı buluyoruz.

Şimdi rakip Belçika, grubun kağıt üzerindeki en zayıf takımı. Savunma direnci çabuk kırılan bu takıma tek bir şekilde maç kaybedeliriz. Onların savunmasının düştüğü ikinci yarı başında kullanılacak yanlış hücumlar Belçika'nın aklına 'galibiyet' fikrini sokar ve maç sonuna kadar tekrar ivme yakalayamazsak. Yine doe 2006'da Katar'ı zar zor geçtiğimiz gibi Belçika karşısında zorlansak da galip geliriz.

Efes Cup'ta tek zorlu maçımızı Portekiz önünde vermiş, atletik Portekizlilere karşı topu pota altına indirememiş ve defansta oyuncu geçişlerini yeterince hızlı yapamamıştık. Fransa benzer oyun karakterinin iki sınıf daha üstününü oynuyor. Mesela Oğuz ve Kerem çember altında bu kadar kolay sayı bulamayacaklar. Gardlarımız bu kadar rahat top getiremeyecekler. Top kaybımız artarken, hızlı hücumdan yediğimiz sayılar artış gösterecek ama tabi ki Fransa yenilmez değil. Ön alanda Sinan ve yanında oynayan gardın baskısı Parker'ı sindirebilir, hem Parker'ın yanında bir Ginobili ve Duncan olmayacak. Parker'ın matkap gibi içeri dalışlarında uzunumuz yardıma gelirse onun boş bıraktığı oyuncuya hemen bir başka yardım gelmeli, yoksa Fransa bizi potaaltında bitirir. Yine de ne istediğini ve ne yapması gerektiğini bilen bir takım kimliğimiz var. Tıpkı 2006'daki doğru işleri yaparak savaşacağımıza inanıyorum. Yenilsek de doğru işler yapmıştık, yine yapalım.

 

Diğer Tarık Dağlı Makaleleri:
  1. Tek yenilgisiz Beşiktaş - 11.11.2009
  2. Siyah-beyaz bir para hikâyesi - 04.11.2009
  3. Çekişmenin dozu artıyor - 28.10.2009
  4. NBA başlıyor - 27.10.2009
  5. NBA başlarken - 23.10.2009
  6. Kötü başlayıp iyi bitirdi - 22.10.2009
  7. Kaldığımız yerden devam - 21.10.2009
  8. NBA - Atlantik Grubu - 20.10.2009
  9. Tribünler ‘yokum’ diyor - 18.10.2009
  10. Lig Başlarken - III - 15.10.2009
  11. Lig Başlarken - II - 14.10.2009
  12. Lig değerlendirmesi -1 - 13.10.2009
  13. Savaşçı Kanarya - 05.10.2009
  14. Herkes hasret içinde - 04.10.2009
  15. Antalya kuyusunu kazdı - 27.09.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 19.03.2010
Müslümanlık ve milliyetçilik
Yasemin Çongar YA DA
Yasemin Çongar - 19.03.2010
İnsaniyet namına
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar - 19.03.2010
Tarıma yatır kazan
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 19.03.2010
Sizce yakıştı mı
Alper Görmüş MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 19.03.2010
Kendi kalbine bir kurşun... Bir de beynine...
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman - 19.03.2010
İster istemez yine Ermeniler
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 19.03.2010
Türkiye’de terörün ekonomi-politiği -2
Leyla İpekçi SAATLER
Leyla İpekçi - 19.03.2010
Bu mühendislikten geriye ne kalacak...
Suzan Samancı JİYAN
Suzan Samancı - 19.03.2010
Newroz’un ışığı hepimizi aydınlatsın...
Ali Abaday --
Ali Abaday - 19.03.2010
ABD ordusunun Jedi’ları
Melih Altınok SOLAÇIK
Melih Altınok - 19.03.2010
Yetiş ya Marks, yetiş ya Lenin
Janet Barış FRAGMAN
Janet Barış - 19.03.2010
Köprüde karşılaşmalar
Nilüfer Kuyaş PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 19.03.2010
Kültürel endişe
Bülent Şirin GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 19.03.2010
Emin misin Türk Hava Yolları
Ahmet Vehbi Şafak SAHA ŞARTLARI
Ahmet Vehbi Şafak - 19.03.2010
Kayserispor Taraftarı’ndan Kardeşlik Dersi

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS