Soru:
Sevgili Sivilay Ablacığım, Senin de bildiğin gibi İbrahim Tatlıses, geçenlerde verdiği bir konserde “Atatürk’e çok şey borçluyuz, mesela Atatürk olmasa benim adım Abraham Sweetvoice olacaktı” diyerek makbul bir Kürt olduğunu ispatlamıştı.
Peki ablacığım ya benim ismim ne olurdu, Atatürk olmasaydı? Lütfen bana yardım et. (Rumuz: Dertli Beytullah Aksoy)
Cevap: Sevgili Beytullah, İbrahim Tatlıses’in formülasyonuna göre adın ‘Godhouse Whitegeneration’ olurdu. Tabii pek çok kişi seni bir beyaz eşya markası zannederdi. Ancak İngilizce öğretiminde temel bir kural vardır. Konuşurken Türkçe düşünmeyeceksin. İbrahim, Urfa’da Oxford olmadığı için hayata küsüp ilkokula bile gitmediği ve bu nedenle İngilizceyi sonradan sökmeye kalktığı için bu hataya düşüyor. ‘Atatürk olmasaydı senin adın...’ diye başlayan cümleler genel olarak erkek ise ‘Jonathan’, kız ise ‘Mary olurdu’ diye devam eder.
‘Bir de Atatürk olmasaydı senin adın Derya değil Delal olurdu’ ya da ‘Vedat değil Welat olurdu’ diye tersine hayıflanan İbrahim’in hemşerileri var ki onların konuyla ilgisi yok.
Yüzyılın deneyinde düğmeye kim bastı?
Soru:
Sevgili Sivilay Abla, biliyorum ki sen sadece bir Ruh ve Sivil Hastalıkları Mütehassısı değilsin, Köy Enstitüsü’nde aldığın interdisipliner eğitim ile fizik konusunda da oldukça bilgi sahibisin.
Evrenin oluşmasına neden olduğu düşünülen büyük patlamayı, ‘Big Bang’i laboratuar ortamında yeniden yapıyorlar. Acaba bu deneyin amacı nedir? Depremi tetikler mi? Ben dört buçuk aylık hamileyim. Bu deney düşük yapmama sebep olabilir mi? Deney yapılırken elektrikli aletleri fişten çekmeli miyiz? Bizi aydınlatabilirsen çok sevinirim. (Saadet – Isparta)
Cevap: Sevgili Saadet, dün bugün tüm televizyonlarda bilim adamları bu konuyu tartışıyor. Bir sürü şey söyleniyor ama esas konuya kimse değinmiyor. Soru şu: Tanrı var mıdır? Yok mudur?
Önceleri ‘evren sonsuzdur’ inanışı vardı. Daha sonra her şeyin büyük bir patlamayla başladığı bilimsel olarak kanıtlandı. Evren sonsuz olsaydı, bir Tanrıya kafadan gerek olmayacaktı. Ancak büyük patlama ile bir başlangıç olduğuna göre patlamayı başlatan da bir şey olmalı. Bunu Tanrıya bağlamak istemeyenlerin bu deneyden en büyük beklentisi, deneyin sonucunda ortaya canlıların başlangıcı olabilecek bir molekülün ya da benzeri bir işaretin çıkması.
İşte bu heyecan verici deney için büyük bir tüp inşa edildi. Çarpışacak protonlar tüpe atıldı ve hepimizin gözleri önünde, bir bilim adamı, büyük patlama sonrası ortamın koşullarını oluşturacak sürecin düğmesine bastı. Peki, bilimadamlarının beklediği gibi bir sonuç ortaya çıkarsa ne olacak peki?
Gelecek yüzyılın en büyük deneyi için hazırlıklara başlanacak: Peki düğmeye kim bastı?
Ramazan Özel - 2
Malumunuz, Taraf ve NTV hariç tüm gazete ve televizyonlarda kıyamet kadar Ramazan yayını yapılıyor. Ben de geçen hafta söz verdiğim gibi Ramazan Özel Yayını’na bu hafta da devam ediyorum ve Ramazan’a özel sorularınızı cevaplıyorum.
Soru: Sevgili Sivilay Abla, diş macunu üreten bir holdingin reklam ve pazarlama biriminde marka yöneticisi olarak çalışıyorum. Bir taraftan ben de oruç ibadetimi yerine getirmek istiyorum. Ancak oruçluyken kendimi halsiz hissediyorum ve doğal olarak da iş verimliliğim düşüyor. Güzel dinimiz İslam’a göre çalışmak ibadettir. Oruç da ibadet olduğuna göre, oruç tutmak yerine çalışma ibadetini eda etmemin ne sakıncası olabilir? (Mesude Karan)
Cevap: Sevgili Mesude kızım, rahmetli Martin Luther bu sözlerini duysaydı oturup ağlardı. Benim bildiğim ibadetlerin çoğu kendini dünya işine kaptırmış insanoğlunu bu havadan bir an olsun çekip almayı hedefliyor. Tıpkı aborjinlerin yürüyüp yürüyüp geride kalan ruhlarını beklemesi gibi, hiç durmadan çalışıp kapitalizme minik akümülatör olan bünyelerimizin, kendisini beklemesi için oruç tutuyoruz. Halsizlik hissetmeli ki gerçekten durup beklemen, kendini dinlendirmen gerektiğinin farkına varabil. Güçsüz kal ve çaresizliği yaşa ki kendine acımanın tadını çıkar. Evet, bu dünyanın en büyük hazlarından biri kendine acımaktır.
Diğer Dr. Sivilay Genç Makaleleri: