Elinizde tuttuğunuz gazete...

Yasemin Çongar - 19.09.2008
 
Share/Save/Bookmark Arkadaşına gönder Yazdır Yazı boyutunu küçült Yazı boyutunu büyült 

Son noktalar da zordur, ilk adımlar da.


Bu zorluğa kurban edilmiş fırsatlarla doludur hayat.


Son noktayı asla koyamadığı, ilk adımı bir türlü atamadığı için aslında bitmiş olanı bitiremeyen, başlayabilecek olanı başlatamayanların ellerinden kaçırdıklarıyla...


Ama zorluk her zaman sindirmez insanı.


Bazen zorluğun karşısında yılmayaen meyyal olanlarımız bile, sanki öyle değillermiş gibi yaparak işin içinden çıkmayı denerler.


Karar vermek hiç de zor değilmiş gibi davranırlar; ani değişikliklerin hayatlarını ve hayatlarındakileri sarsmasını umursamazmış gibi yaparlar...


Zamanla, her suyun yatağını bulacağına inanırmışçasına boşluğa akarlar...


Zamanın her yarayı iyileştireceğini bilirmişçesine bıçakla keserler bağlarını...


Böylelerinin hayatında başlangıçlar ve bitişler çoktur.


***


Tam bir yıl önce ani bir değişiklik yaptım.


O zaman daha adının “Taraf” olacağını bilmediğimiz bir gazeteyi çıkaracak ekibe katılmak üzere, ailemin düzenini bozdum, uzun süre çalıştığım Milliyet gazetesi ve Doğan Grubu’yla bağlarımı kopardım, 13 yıldır yaşadığım Washington’dan ayrıldım.


“Zor” bir karar değildi bu.


Daha doğrusu, Alev Er ve Ahmet Altan’ın akıllarındaki gazeteyi tarif etmeleri, “zor” bir karar değilmiş gibi yapmamı kolaylaştırdı.


“Bizim yapacağımız bir gazete” demişlerdi; bizim gibi bir gazete.


O gazete, Taraf, 10 aydır çıkıyor.


İlk 10 ayında çok şey yaptı Taraf.


Bu ülkedeki asker-sivil iktidara da, iktidar olmasına bir türlü tam izin verilmeyen seçilmiş hükümete de; resmî tarihe de, popülist kabullere de biat etmeden gazetecilik yapılabileceğini gösterdi.


“Hayır, milliyetçiliğin iyisi olmaz”...


“Hayır, askerî darbelerin iyisi olmaz”...


“Hayır, tarihimiz tertemiz değil”...


“Hayır, devletimiz tertemiz değil”...


Bunları açıkça söyleyebildi Taraf ve bunları söylediği için başı derde girenlerin yanında durdu.


Yine de çok iyi biliyoruz ki, 10 ayda yapamadıklarımız yaptıklarımızdan daha fazla.


Umuyoruz ki, bundan sonra yapacaklarımız yaptıklarımızı geride bırakacak.


Ve kendi hesabıma ben, ani bir kararla son noktayı koyup ilk adımı atabilen biri olduğuma hiç şu son 10 aydaki kadar memnun olmamıştım.


***


Taraf ’ın sahibi, sermayesi, destekçileri hakkında çok hikâyeler anlatıldı size.


AKP’li olduğumuz da söylendi, cemaatçi olduğumuz da; ABD’den finanse edildiğimiz de söylendi, birtakım medya gruplarınca kayırıldığımız da...


Oysa bilen biliyor, Taraf bir yayınevinin sınırlı sermayesiyle ve alabildiği sınırlı kredilerle kıt-kanaat çıkan bir gazete.


Sonbaharın en güzel geldiği yerlerden biri olan Kadıköy Çarşısı’nın son günlerde birdenbire hamsi ve hünnapla doluveren tezgâhlarına komşu bir kitapçının dördüncü katında hazırlıyoruz Taraf ’ı.


Muhabirlerimizin, editörlerimizin, sayfa sekreterlerimizim çoğu çok genç, çoğu gazeteciliğe burada başladı.


Deneyimli arkadaşlarımızın çoğu da Taraf ’ta çalışma ayrıcalığını daha çok para kazanabilecekleri işlere tercih ettikleri için buradalar.


Ve aynı tercihi yapmaktan çekinmeyen yazarların varlığı sayesinde çok iyi bir yazar kadromuz var.


İddiası büyük, kendi küçük bir gazeteyiz velhasıl.


İstediği kadar çok sayfası, istediği kadar çok bürosu ve muhabiri olmayan olamayan bir gazeteyiz.


***


Taraf ’ı elinize aldığınızda belki düşünüyorsunuz bunları, belki düşünmüyorsunuz.


Ama eğer 10 aydır okuyorsanız bu gazeteyi, neyi yapıp neyi yapmayacağımızdan artık emin olmaya başlamışsınızdır sanırım.


Bilirsiniz ki, Dağlıca felaketinden ve/veya komplosundan sorumlu komutanlar dururken, esir düşen sekiz erin hayatlarının heba edilmesine seyirci kalmadı, kalmaz bu gazete.


Bilirsiniz ki, “akredite” edilmez ya, edilse de havada ters perendeler atarak Genelkurmay brifinglerine gitmez bu gazete.


Bilirsiniz ki, üniversitedeki başörtü yasağını ama’sız, belki’siz, temel bir hak ihlali sayar.


Bilirsiniz ki, gencecik askerlerin hayatını söndüren mayınlara da karşı çıkar; medyanın “haydi bastır” manşetleri eşliğinde, insanların tepesine bomba yağdırılmasına da muhalefet eder.


Bilirsiniz ki, darbe günlüklerini de bu gazete yayımlar; Deniz Feneri iddianamesini de.


Ve bilirsiniz ki, Erdoğan-Doğan savaşında, iki tarafın da yanında olma zorunluluğu yoktur bu gazetenin.


Aydın Doğan’ın “medya patronu” ve “her sektörde işi olan holding patronu” şapkalarını karıştırıp imtiyaz aramasına karşı çıktığında Başbakan, Taraf bunu açıkça destekleyebilir.


Ve bilirsiniz ki, Başbakan’ın Deniz Feneri konusundaki haberciliği karalamasına da, kendine meşrebine uygun medya yaratma girişimlerine de aynı kararlılıkla karşı çıkabilir Taraf.


Çünkü Taraf ’ın yayıncıları tek şapkalı...


Çünkü Taraf ’ın seçilmiş hükümetten de, seçilmemiş iktidardan da nemalanan ya da nemalanmak isteyen bir yapısı yok.


Çünkü Taraf farklı bir gazete.


***


Elinizde tuttuğunuz gazetenin eksiklerinin farkındayız.


Biz size, bu eksikleri gidermeye çabalama sözü verebiliriz ancak.


Ama siz de, elinizde tuttuğunuz gazetenin farklılığının farkında olun.


Ve biz, bu farklılığı sürdürme sözü veriyoruz size.


Ve biz sözümüzü tutarız.






 

YA DA

 

Yasemin Çongar

 
E-Mail Gönder
 
 



Diğer haberler
- BUGÜNKÜ YAZARLAR
-
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan
Alper Görmüş MEDYAİRONİK
Alper Görmüş
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ
Ayşe Hür
Gökhan Özgün MÜREKKEP
Gökhan Özgün
Halil Berktay OKUMA NOTLARI
Halil Berktay
Markar Esayan ARADA
Markar Esayan
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı
Lale Kemal BAKIŞ ACISI
Lale Kemal
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem
Temel İskit YAZI
Temel İskit
Yıldıray Oğur MANİFESTOM
Yıldıray Oğur
Ümit İzmen ÖTE TARAFTAN
Ümit İzmen


 
 

Telif Hakkı © 2008 Taraf Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.

#