Reklam | Künye | İletişim 22 Mart 2010 Pazartesi 16:07
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan MANİFESTOM 06.10.2008
Yıldıray Oğur
Amerikalı şehit babası Mr. Wilson’a...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:

Aktütün baskınında öldürülen 15 askerden biri Jandarma Uzman Çavuş Onur Ozan İlgen’di.

Ve Onur’un Adana’daki cenazesinde zorlukta ayakta duranlardan biri de üvey babası Robert Wilson’dı.

Eski bir İncirlik Üssü çalışanı olan Amerikalı Wilson, Onur’un annesi Deniz Wilson’ın ikinci eşi. Adana gibi bir yer için zor bir evlilik yapmış Deniz Hanım. Ama cenazedeki perişan halinden Robert Bey’in çocukları için ne kadar iyi bir baba, onun için ne kadar mükemmel bir eş olduğu anlaşılıyor. Tabutun başından güçlükle uzaklaştırılan Wilson’ın üvey oğlunu ne kadar çok sevdiği de. (Tüm ailenin, babası Ata İlgen’in de başı sağ olsun.)

Belki de başarılı bir su topu oyuncusu iken, Onur’u uzman çavuş olarak orduya girmeye ikna eden Mr. Wilson’dı. Muhtemelen ABD ordusunda benzer pozisyonlarda çavuşların durumunu düşünüp Onur’un uzman çavuş olarak gerçek bir mesleği olmasını istedi.

Aktütün karakolunun dünkü gazetelerdeki köpek kulübelerini andıran yıkık dökük resmini gördüğünde ne düşünmüştür acaba?

Eskiden çalıştığı İncirlik Üssü’nden kalkan insansız casus uçaklarının istihbaratlarına rağmen geçen mayıs ayında aynı karakolda yine altı askerin öldüğünü, karakol denilen o mezbeleliğin kendi üvey oğluyla birlikte 44 askere daha mezar olduğunu öğrendiğinde kızmış mıdır?

Türkiye’de askerliğin zorunlu olduğunu, gitmeyen çocukların Counter Strike oynadıkları internet cafelerden toplanıp, ellerine gerçek silahlar tutuşturularak en ileri karakollara, cephelere yollandığını biliyor mudur?

Sokaklarda saklambaç oynamayı yeni bırakmış çocukların karlar altında birbirlerine pusu kurduklarını?

Yataklarından başka bir yerde yatmamış nazlı çocukların o operasyonlarda yağmurdan, kardan kendi imkânlarıyla çarşıdan satın aldıkları naylonların altına saklanarak korunduklarını?

Pazardan eve üç kilo patates, beş kilo soğan taşımamış çocukların sırtlarına operasyona giderken taşıyamayacakları ağır yükler yüklendiğini?

Yine de güzel çocuğunuzu mezara gönderirken bile generallerden hesap sormanın vatana ihanet sayıldığını bilir misiniz Mr. Wilson?

Hesap sormak ne kelime, ABD’li bir şehit babası olarak sizden beklenenin oğlunuzun tabutu başında “Longlive Fatherland *” demek olduğunu?

Ülkeniz ABD’deki gibi Irak’ta çocuklarını kaybetmiş annelerin savaş karşıtı dernekler kurup, “başka anneler de ağlamasın” diye eylemler yapmalarının burada bayağı uzak bir hayal olduğunu bilir misiniz?

Bu yüzden mi çocuğunuzun tabutu başında öyle sessizce ağladınız? “Vergimi veriyorum, ABD’de Irak’taki her kayıp, yenilen her halt için soruşturma açılır” gibi ağzınızdan kaçıracağınız bir sözle bir anda şehit babası olduğunuzun unutulup adınızın PKK’ya destek veren Amerikalıya, Kandil’e erzak atan İncirlik Üssü çalışanına çıkacağını çok iyi bildiğiniz için mi sustunuz?

Peki, siz oğlunuzun ne diye öldürüldüğünü de biliyor musunuz? Türkler ve Kürtler arasındaki meseleyi? PKK’nın ne için savaştığını?

Size, PKK 1999’dan beri bağımsız devlet için değil, Türkiye içinde “demokratik özerklik” için savaşıyor desem?

Siz ABD’li naifliğinizle “Peki ne diye bunun için bu kadar insanı öldürüyorlar, bunlar siyasi talepler siyasi alanda ifade edebilirler diye” sorar mısınız?

Oğlunuzun artık bitmiş, uzatmaların oynandığı bu kadar manasız bir savaş için öldürüldüğünü bilmek sizi iyice kahreder mi?

Ama siyasi alanda buna benzer şeyler söyleyen DTP’nin kapatılmak üzere olduğunu, Kürtlerin bin bir umutla desteklediği Başbakan’ın DTP’nin güvercin liderinin bile elini sıkmadığını da eklesem fikriniz değişir mi? PKK’lıların dağdan inmesi için hiçbir adım atılamadığını, onları bir kısmının da oralara çok alıştıkları için pek inme niyetinde olmadıklarını anlar mısınız?

Yine de “demokratik özerklik” talebi uğruna güzel oğlunuzu kaybettiğinizi aklınız alır mı?

Size de şık “demokratik özerklik” lafı uğruna geçen mayıs ayında oğlunuzun şehit olduğu bu Aktütün karakoluna dönük bir saldırı da 1990 doğumlu Hakkârili PKK militanı Mecit Timur’un da öldüğünü söylesem aklınız alır mı bunu?

Büyük ihtimalle Mecit’in uğruna öldüğü örgütünün “Demokratik, Ekolojik, Cinsiyet, Özgürlükçü Toplum” modeli hakkında en ufak bir fikri olmadığını?

18 yaşında “demokratik özerklik” için ölüme gittiğinin bile farkında olmadığını?

Ya Onur’a ölümüne “demokratik özerklik” isteyen PKK ile anadilde eğitim hakkına bile geçit vermeyen Ankara’daki statüko çevrelerinin neden olduğunu anlatsak bu tartışmadan hiçbir şey anlar mıydı?

Biz mi çok aptalız yoksa size de çok saçma gelmiyor mu bu savaş Mr. Wilson?

Biz bilemedik, bu akıl tutulmasına kaç Onur kaç Mecit daha kurban vereceğiz, bir fikriniz var mı?

Peki Mr. Wilson. Acınız çok taze, fotoğraflardan ne kadar perişan olduğunuzu görüyoruz. Acınızı paylaşıyoruz, çok çok üzgünüz.

Ama yine de biz çaresiz kalmış Türkler ve Kürtler için bir şey yapar mısınız?

Ne Türklerin ne Kürtlerin şehit ana babalarından bugüne kadar samimi bir barış çağrısı çıkmadı bugüne kadar.

Zaten yıkılmışlardı. Başka bir şey düşünmeyecek haldeydiler. Ve tabii korktular. Korkmakta da sonuna kadar haklıydılar da. “Vatan sağolsun” demeyeceğim diyen bir şehit annesinin başına gelenlerle korkutuldular.

Ama şimdi size ilk Amerikalı şehit babamız olarak bir görev düşüyor. Bir adım öne çıksanız, hepimiz adına hesap sorsanız o kudretlilerden?

Artık bizi dinlemiyorlar. Bugüne kadar onlara bir siz Amerikalılar söz geçirdiniz. Bir sizden çekinirler. Belki bu kez de işe yarar. Bizim için bunu yapar mısınız?

* Vatan sağolsun.

 

Diğer Yıldıray Oğur Makaleleri:
  1. OYAK-Renault’a başörtülüler nasıl girer - 21.03.2010
  2. ‘Ay ne demiş duydun mu’ gazeteciliği - 18.03.2010
  3. Ahirette, Ermeni Soykırımı’ndan sorulmayacak mı - 16.03.2010
  4. ‘Politically Correct’ değişim olur mu - 14.03.2010
  5. Hazine’den gelen paraları nasıl yiyip içtik - 11.03.2010
  6. Modern çağda doğal seleksiyon - 09.03.2010
  7. Onları Bu Hallere Düşürenler Utansın - 07.03.2010
  8. Uzlaşmayla Demokrasi Gelir Mi? - 04.03.2010
  9. 28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür - 28.02.2010
  10. Erzincan laiktir laik kalacak - 25.02.2010
  11. Bir Talat Aydemir daha çıkar mı - 23.02.2010
  12. Kemalist Mollalar Rejimi - 18.02.2010
  13. ‘Ordu Düşmanları’nın fikir annesi konuşuyor - 16.02.2010
  14. Yaptığına şantaj denir böyle entelektüelliğe montaj denir... - 14.02.2010
  15. Fransız Devrimi’ni duymamış tarih profesörü - 11.02.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  ‘Resmî Nevruz’ bu yıl da olaysız geçti
  Diyarbakır’da karanfil açılımı
  Apo da gelse Kürt sorununu çözemez
  Manşet manşet şuç işliyor
  Her diyarda bayram vardı
  Reform trafiği başlıyor
  Balyoz’da üç tahliye
  Ölümü en çok gençler seçiyor
  Su gibi aziz olamamak
  ‘İkinci Durak’: Suçum yok
  İşadamı vekilin üzerine yürüdü
  Türkiye Darfur’daki barış sürecinde aktif rol alacak
  Colman Cimbom’u seviyoo
  Kadıköy’de yargıya müdahale edildi
  Trabzon’da santra öncesi sönüktü

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel- 22.03.2010
Türkler, bir gece düşünsünler
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar- 22.03.2010
IMF Yunanistan’ı niye kurtaramaz
Markar Esayan ARADA
Markar Esayan- 22.03.2010
Ermenileri kim yarattı
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı- 22.03.2010
Günahlar ve sevaplar
Ümit İzmen ÖTE TARAFTAN
Ümit İzmen- 22.03.2010
Sefalet endeksi ve siyaset
Cihan Aktaş SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş- 22.03.2010
Konuşan Kayseri
Demiray Oral VAZİYET
Demiray Oral- 22.03.2010
Rüyalarım hayrolsun
Önder Aytaç APOLETİKA
Önder Aytaç- 22.03.2010
Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’sinden kesitler
Ayhan Aktar İLGİNÇ ZAMANLAR
Ayhan Aktar- 22.03.2010
Yüzbaşı Torosyan’ın hikâyesi...
Cem Sey UZAK BATI
Cem Sey- 22.03.2010
AB’nin kavşağı
Namık Çınar GEÇ KALMIŞ YAZILAR
Namık Çınar- 22.03.2010
TSK’ya ‘muhtıra’
Cahit Koytak YOKSULLAR VE SİVİLLER İÇİN TEZLER
Cahit Koytak- 22.03.2010
Tempolu Yürüyüş
Telesiyej TELESİYEJ
Telesiyej- 22.03.2010
Sevilen diziler, izlenmiyor gerekçesiyle bitiriliyor
Erdem Özgür SARDUNYA
Erdem Özgür- 22.03.2010
İstihdam teşvikleri ve püf noktaları
Bülent Şirin
Bülent Şirin- 22.03.2010
Kaleci ve orta saha
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS