Reklam | Künye | İletişim 12 Mart 2010 Cuma 19:00
Haber Ara :
taraf
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Sağlık Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan ARAF'TAN 10.10.2008
Amberin Zaman
AB müzakerecisi mi? Aman ha!

Son günlerde eski dedikodular tekrar dolaşıma girdi. Kabine revizyonuna gidilecek. Bazı “tartışmalı” bakanlar gidecek. Ayrıca Avrupa Birliği’yle müzakereleri yürütmek üzere yeni bir bakanlık yaratılacak. Koltuğa da muhtemelen İstanbul milletvekili Egemen Bağış oturacak.

Şüphesiz reform azmini yitirmiş, yavaş yavaş yolsuzluk sarmalına bulaşmış görüntüsüne bürünen hükümete acilen yeni suratlar, yeni beyinler ve yeni bir vizyon lazım. Parti içi homurdanmaların da arttığı ve AKP’nin cüzi de olsa kamuoyu desteğini yitirdiği bugünlerde bir vitrin değişikliğinin zaman geldi, hatta geçiyor bile. Ne var ki Avrupa Birliği’yle müzakereleri yürütecek dışişleri bakanının dışında bir müzakerecinin atanması bizce hiç de parlak bir fikir değil. Bunun nedeni anlamak için yakın geçmişte yaşanan ve hüsranla sonuçlanan meşhur PKK koordinatörü hikâyesini anımsamamız yeterli olur. Hatırlarsanız yine bugünlerde olduğu gibi PKK şiddetinin tırmandığı (galiba 2006 yılında) “Yeter. Artık Amerika bir şeyler yapsın” dendiği günlerde Türkiye ile ABD arasında teröre karşı işbirliği yürütmek için bir mekanizma kurulmuştu. Amacı Kuzey Irak’taki PKK varlığını sona erdirmekti. Başına Amerika tarafından eski bir komutan Joseph Ralston, bizden emekli orgeneral Edip Başer konmuştu. Tümüyle göz boyamak için yaratılan mekanizma fiyaskoyla sonuçlanınca basta Başer olmak üzere her iki emekli komutan görevlerinden istifa etmişlerdi.

Bunun AB müzakerecisi ile ilgisine gelince. Birincisi AB ile müzakereler fiilen durmuş durumda. Müzakerecimiz neyi müzakere edecek? Müzakereci atayarak AB ile ilgili ilk etapta gerçekçi olmayan beklentiler yaratılacak, tıpkı PKK ile mücadele konusunda olduğu gibi. Bu beklentiler yerine gelmeyince de AB’ye antipati daha da derinleşecek belki. Oysa her ne kadar sekiz tane müzakere faslı askıya alınmış olsa ve Ankara protokolünde öngörülen yükümlülüklerimizi yerine getirmediğimiz takdirde hiçbir müzakere faslı kapatılmayacaksa dahi yine de teknik düzeyde ilişkiler yoğun biçimde sürüyor. İşin içine kendisini bir şekilde ispatlama ihtiyacını duyacak bir politikacıyı katmak bizce, ve görüştüğümüz birçok AB’li diplomata göre hiç de faydalı olmayacaktır. Eğer mutlaka bir “müzakereci” gerekiyorsa bu kişinin, dışişleri bakanlığı bünyesinden tecrübeli bir elçinin olması çok daha doğru bir seçim olacaktır. Aklımıza gelen isimler arasında Roma büyükelçimiz Uğur Ziyal ve emekli büyükelçimiz Volkan Vural geliyor. Başkaları da mutlaka vardır.

Ayrıca müzakereci koltuğuna oturmaya heveslenenler biraz konuyu derinlemesine düşünürlerse alınlarına başarısızlık etiketinin ne kadar çabuk yapışacağını da iyi hesaplamalılar. Son iki gündür Ankara’da görüştüğümüz birçok AB’li diplomat, önümüzdeki yılın daha da zor geçeceğine işaret ediyorlar. Kıbrıs konusunda her hangi bir gelişme sağlanacağına inanmıyorlar. Zira özellikle Fransa’nın girişimleriyle sulandırılan tam üyelik hedefi uzaklaştıkça Türkiye Kıbrıs konusunda herhangi bir taviz vermek niyetinde görünmüyor. Ancak 2009’un sonuna kadara da limanlarını Güney Kıbrıs menşeli gemilere ve uçaklara açmadığı takdirde AB yeni yaptırımlar getirmek zorunda kalacaktır. Özetle, çiçeği burnunda müzakerecimiz tıpkı Edip Başer gibi gönüllü emekliliğe sevk edilebilir.

 

Diğer Amberin Zaman Makaleleri:
  1. Abdullah Gül inadına barış diyor - 12.03.2010
  2. Ermenistan ile ilişkiler - 05.03.2010
  3. Kriz mi, ne krizi - 26.02.2010
  4. Yıldıray Oğur da erken davranmış - 19.02.2010
  5. İlker Başbuğ - 12.02.2010
  6. Basel’de Kürt olmak - 05.02.2010
  7. Ankara imzasına sadık kalsın - 22.01.2010
  8. Basın özgürlüğünde geriye gidiyoruz - 15.01.2010
  9. Sandıktan esas patates çıkar - 08.01.2010
  10. Obama’nın zor yılı - 02.01.2010
  11. Ermenistan protokollerden imzasını geri çekecek mi - 18.12.2009
  12. Kürt sorununda kakofoni - 11.12.2009
  13. İmralı sistemi - 04.12.2009
  14. Obama’nın Afganistan kumarı - 27.11.2009
  15. Atatürk’ü seviyorum - 13.11.2009

 
 
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 12.03.2010
Bir tuhaf şiddet
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 12.03.2010
Biz de onları öldürelim Turhan Bey
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar - 12.03.2010
Krizde hiç işçi çıkartmayan şirket hangisi
Alper Görmüş MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 12.03.2010
Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük!
Amberin Zaman ARAF'TAN
Amberin Zaman - 12.03.2010
Abdullah Gül inadına barış diyor
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 12.03.2010
IMF kovulurken, Berman, Baykal ve diğerleri...
Leyla İpekçi SAATLER
Leyla İpekçi - 12.03.2010
‘Muhteşem karmaşalarımız'ın ruhu
Suzan Samancı JİYAN
Suzan Samancı - 12.03.2010
Roj Tv neden Türkiye’den yayın yapmasın
Kurtuluş Tayiz DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 12.03.2010
Kürtlere çok ayıp ettik
Ali Abaday --
Ali Abaday - 12.03.2010
Yaşlı ama çılgın bir kalp
Melih Altınok SOLAÇIK
Melih Altınok - 12.03.2010
İhtarname
Janet Barış FRAGMAN
Janet Barış - 12.03.2010
Tuzağın kendisi şiddet
Telesiyej TELESİYEJ
Telesiyej - 12.03.2010
Bu Kalp Seni Unutur mu? için imzalar çoğalıyor!
Nilüfer Kuyaş PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 12.03.2010
İstanbul’un devrimi: ‘Marmaray test alanı’
Bülent Şirin GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 12.03.2010
Bursaspor açılımı (mı)
Ahmet Vehbi Şafak SAHA ŞARTLARI
Ahmet Vehbi Şafak - 12.03.2010
Misillemeler haftası

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | RSS