Reklam | Künye | İletişim 22 Mart 2010 Pazartesi 16:01
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan TÜRKİYE'NİN HALLERİ 04.11.2008
Murat Belge
Değişen dünya
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Bu son krizin, dünyanın bilinen ekonomik dengelerini değiştireceği, en ön sırada görmeye alışık olduğumuz bazı ülkeler geri çekilirken geride duranlardan bazılarının onların yerini alacağı söyleniyor. Benzer spekülasyonlar, ortada kriz mriz yokken de yapılırdı. Özellikle de Çin’in ve Hindistan’ın büyük atılımlarını bekliyorduk.

Türkiye bu badire içinde ne yapacak? Her zaman ve her durumda olduğu gibi, bu konuda da, birbirinin tam karşıtı yaklaşımlar, cevaplar var. Hükümetin başlangıçtaki tavrı, “Bize bir şey olmaz”ın (Çernobil sonrası Kenan Evren “inci”si) krize uyarlanmış şekliydi. TÜSİAD dolaylarından ise bir hayli “alarmist” sesler yükseliyordu. Tartışma ilerledikçe, daha makul değerlendirmeler de daha sık kulağımıza çalınmaya başladı.

Bu toplumun büyük bir sorunu “bilgi” denen şeyle ilgili: toplumun “bilgi” ile ilişkisi; bilgi üzerinde yetkili organların topluma bakışı ve bilgiyi paylaşma alışkanlıkları... bunlar hep “arızalı”. En beteri de, dokunduğu her konuyu “mistifiye” eden medyanın oynadığı rol. Medyanın ağzında ya da zihninde, en başta, “nedensellik” kavramından giderek düşünme alışkanlığı oluşmamış, çünkü “meslek” bunu istemiyor. İstanbul’a sis de bassa, dünyada ekonomik kriz de çıksa, medyamız, Tevrat nebileri havasında ve üslûbunda, “Alâmetler göründü! Dünyanın sonu yaklaştı!” ağzıyla yayın yapmaktan kendini alamıyor.

Information”ın yayılamadığı ve “muhakeme”ye temel oluşturamadığı bir ortamda “disinformation”ın işi kolaylaşır. Türkiye’de olan da tam bu. Bu da değişmez bir kalıp haline geldi, çünkü bundan şimdiye kadar yararlanan odaklar var ve yararlanmaya devam etmek istiyorlar.

Şu ortamda bir “katastrof” atmosferini devamlı kılmak isteyenler var. Çünkü böyle bir atmosferde hükümeti “katastrofun sorumlusu” olarak göstermek kolaylaşıyor. Bunların başka bir sorunu olmadığı için, şimdi şu son fırsatta bundan yararlanmanın bir yolunu bulmak gerek. Dünya tarihinde ekonomik krizlerden hep faşizm yararlandı. Şimdi ve burada neden olmasın?

Oysa, gene gazetelerde görüyorum, kimileri son yılların ekonomik reformlarından sonra Türkiye’nin yapısının bu gibi olaylara karşı daha fazla bağışıklık kazandığını söylüyor. Yurt dışından da var, böyle konuşanlar. Hâlâ dünya kapitalizminin tam göbeğinde olmamamızın da yararını görüyoruz, anlaşılan, çünkü şimdi bir sürüsünü batıran o “dandik” kâğıtlar spekülasyonuna girmemişiz.

1989’da, Sosyalizm, Türkiye ve Gelecek adında bir kitap yayımlamıştım. “Sosyalist” denebilecek devrimlerin, gitgide, sosyalizme geçmek için gerekli dinamiklerden büyük ölçüde yoksun ülkelere kaydığını söylemiştim, burada. Buna karşılık, bir tür parlamenter işleyişi yerleştirebilmiş (bu henüz “demokratik” demek değil), yani toplumu siyasi mekanizmalar içine çekebilmiş toplumlarda bir “hayatiyet” göründüğünü ileri sürmüştüm:

“Yukarıda saydığım ülkelerle [bunlar, “emperyalist” de dediğimiz, ileri kapitalist ülkeler] oldukça koyu bir Üçüncü Dünya karakteri taşıyan ülkeler arasında... iki kategori daha oluştu bu yüzyılda, özellikle de yüzyılın ikinci yarısında. Bunların biri tabii sosyalist ülkeler [bunların “sosyalizm”inin geleceği olmadığını kitabın başka bölümlerinde anlatmıştım]. İkincisi sosyalist olmayan, ‘sivil toplum’ geleneği de olmayan, ancak belirli bir parlamentarizm deneyinden ve evriminden geçmiş ülkeler kümesi.

“Asya’da bu son kategoriye uyan ülke sayısı az [Japonya, Kore gibi “tam kapitalizm”e geçenleri saymıyorum]. Ama koskoca bir Hindistan var ki, bu son derece ilginç bir örnek oluşturuyor. Afrika’ya gelince, tanımladığım bu kategoriye uyan hiçbir ülke bulamıyorum [Güney Afrika’da ırkçı rejim sürüyordu. Ona da ayrıca değinmiştim]. Amerika kıtası daha uygun. Örneğin Meksika oligarşik geleneğine rağmen (bunu dengeleyen politik deneyimlere de sahip olan) Arjantin; Uruguay ve şimdiki rejimine rağmen bütün tarihiyle Şili. Brezilya ya da Venezuella’yı buraya katmak riskli olur (çünkü çok heterojen yapıları var), ama belki küçük Kosta Rika’yı düşünebiliriz.”

O tarihte, Türkiye’yi de, bu saydığım gruplar arasına koyuyordum. Yirmi yıl sonra, çok da yanlış çıkmamış bu tahminler.

“Demokrasi” konusunda karar veremediğimiz için, biz hâlâ ortada ve sallantıdayız.

 

Diğer Murat Belge Makaleleri:
  1. Başbakan - 21.03.2010
  2. Şecaat arzında arızalar - 20.03.2010
  3. Medya sırları açılıyor - 16.03.2010
  4. Gerilim ticareti - 14.03.2010
  5. Sıra İsveç’te - 13.03.2010
  6. Bir tuhaf şiddet - 12.03.2010
  7. İhsan Doğramacı - 07.03.2010
  8. Ermeni Tasarısı - 06.03.2010
  9. Fransızlar ve biz - 28.02.2010
  10. Bir faşiste hayatın oyunu - 27.02.2010
  11. ‘Gerginlik’ - 26.02.2010
  12. Bize benzeyenler, bizim benzediklerimiz - 23.02.2010
  13. Seyir ve ibret ve kıssa - 21.02.2010
  14. Hukuk perdesinin arkası - 20.02.2010
  15. Yeni krizimiz - 19.02.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel - 22.03.2010
Türkler, bir gece düşünsünler
Süleyman Yaşar BU GÜN
Süleyman Yaşar - 22.03.2010
IMF Yunanistan’ı niye kurtaramaz
Markar Esayan ARADA
Markar Esayan - 22.03.2010
Ermenileri kim yarattı
Nabi Yağcı NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 22.03.2010
Günahlar ve sevaplar
Ümit İzmen ÖTE TARAFTAN
Ümit İzmen - 22.03.2010
Sefalet endeksi ve siyaset
Cihan Aktaş SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 22.03.2010
Konuşan Kayseri
Demiray Oral VAZİYET
Demiray Oral - 22.03.2010
Rüyalarım hayrolsun
Önder Aytaç APOLETİKA
Önder Aytaç - 22.03.2010
Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’sinden kesitler
Ayhan Aktar İLGİNÇ ZAMANLAR
Ayhan Aktar - 22.03.2010
Yüzbaşı Torosyan’ın hikâyesi...
Cem Sey UZAK BATI
Cem Sey - 22.03.2010
AB’nin kavşağı
Namık Çınar GEÇ KALMIŞ YAZILAR
Namık Çınar - 22.03.2010
TSK’ya ‘muhtıra’
Cahit Koytak YOKSULLAR VE SİVİLLER İÇİN TEZLER
Cahit Koytak - 22.03.2010
Tempolu Yürüyüş
Erdem Özgür SARDUNYA
Erdem Özgür - 22.03.2010
İstihdam teşvikleri ve püf noktaları
Bülent Şirin
Bülent Şirin - 22.03.2010
Kaleci ve orta saha

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS