Üç-beş sene var ki menkul kelimesi nurtopu gibi yeni bir anlama kavuştu. Özellikle Radikal gazetesinin yabancı basından çeviri masası bu yeni anlamı pek tutmuşa benziyor. Her gün en az bir kez kullanmadan edemiyorlar. “Kafkas ülkelerinden menkul yeni bir gruplaşma”, “İsrail’in toprak hırsızlığı ile baskıdan menkul siyaseti”, “apartman daireleri ve dükkânlardan menkul dokuz katlı binalar”, “talimatlardan ve tetkiklerden menkul önlemler”... Bizim bildiğimiz Türkçesi oluşan olmalı. Eski dilde müteşekkil denirdi. İngilizcesi to consist of.
Menkul Arapça bir kelime. Nakil eyleminin edilgen sıfatı, yani “nakledilen” ya da “nakledilmiş” demek. Türkçedeki esas kullanımı Menkul Kıymetler Borsası’ndaki gibi, “taşınır” –yani cebine koyup götürebileceğin bir şey. Bir de kerameti kendinden menkul deyimi var. Buradaki sözcük, “hikâye nakletmek” deyimindeki mecazi anlamda. “Nefesi kuvvetli hocaymış, kendi anlatıyor,” anafikir bu.
İmar mevzuatında da menkul inşaat diye bir şey var. Marmaris civarında hani Anıtlar Kurulu’nu kandırmak için ahşap bungalowlara tekerlek takıyorlar, işte o. Ama “dokuz katlı menkul bina?” Zor!
Merak etmeyin, Hakkı Devrimleşmiyorum. Zaman içinde her kelimenin anlamı değişir, kullanıldığı bağlamlar değişir, normaldir, vah eyvah dilimiz elden gidiyor diye dövünmenin âlemi yok. Ama burada sanki Osmanlıca paralama uğruna apaçık hata yapılıyor gibi geldi bana.
Diğer Sevan Nişanyan Makaleleri: