Reklam | Künye | İletişim 22 Mart 2010 Pazartesi 07:36
Haber Ara :
taraf
WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR!
Taraf.com.tr ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi
bize iletmek için tıklayın.
ÜYE GİRİŞİ

Üye OL | Şifre Hatırlat
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor     Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim i Yazı Dizis Her Taraf Yazarlar
ahmet_altan KUM SAATİ 18.11.2008
Ahmet Altan
AKP, ANAP olur mu?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Bilmiyorum hatırlıyor musunuz, ANAP diye bir parti vardı.
Turgut Özal’ın partisi.
Türkiye’nin kapılarını dünyaya açmış, burayı “kapalı” bir devlet olmaktan çıkarmış, döviz sahibi olmayı serbest bırakmış, cep telefonu kullanabilme hakkını vatandaşına vermiş, ihracatı ve ithalatı artırmış, Avrupa Birliği yolunda çok önemli adımlar atmış, özelleştirmeyi ciddi bir hamleye dönüştürmüş, her şehre çim saha yapılmasından, Türkiye’deki insanların dünyada piyasaya çıkan bütün filmleri neredeyse aynı hafta izlemesini sağlamaya kadar hayatı değiştirmişti.
Cumhuriyet tarihinin belki de en büyük reformlarını gerçekleştirmişti.
Ne oldu o parti?
Bir yerlerde varlığını sürdürüyor herhalde ama siyaset sahnesinin ön sıralarından çoktan çekildi.
Peki neden?
Cumhuriyet tarihinin belki de en büyük dönüşümlerini gerçekleştiren, Türkiye’yi dünyaya katan bu parti neden kayboldu?
İktidara geldikten sonra çok hızlı hareket ederek arka arkaya reformlar yapan parti, bir noktada durdu.
Değişimci bir parti olmaktan vazgeçti.
Devletin tutuculuğuna esir olmaya başladı.
Kendisinden başka hiçbir partinin “ilerici ve değişimci” olmamasına çok güvendi.
Diğer partilere benzedi.
Bu arada, yolsuzluklara da bulaştı.
Parti içinde kavgalar çıktı.
Ve, bir yerel seçimle gerileme dönemine girdi.
Bir süre daha devam etti.
Sonra da bugünkü haline geldi.
ANAP, güçlü zamanlarında “değişimi” vurgulayan bir partiydi.
Değişimden vazgeçmesiyle birlikte kendi kaçınılmaz sonunu yarattı.
O zamanlar AKP diye bir parti yoktu.
Herkes, “ANAP olmazsa ne olacak” diye merak ederdi.
ANAP bitti, AKP çıktı.
Aynı “muhafazakâr” vurgulu “ilericiliği” sahiplendi.
Avrupa Birliği üyeliğine aday haline getirdi Türkiye’yi.
Uyum yasalarıyla büyük değişimler gerçekleştirdi.
Şimdi AKP de durdu.
Sadece durmadı, bir de geriye doğru kaymaya başladı.
MHP’nin bile cesaret edemeyeceği bir ırkçılığın sözcüsü gibi davranmaya koyuldu.
Savunma Bakanı “Ermeni tehcirini” açıkça savundu.
Başbakan, “ya sev, ya terk et” nutukları atar oldu.
Pompalı tüfekle ateş eden vatandaşın “sabrının tükenebileceğini” söyledi.
Avrupa Birliği’ni tümden unuttu.
Sivil anayasayı rafa kaldırdı.
Kürt sorununda, Genelkurmay politikalarının temsilcisi haline geldi.
Mithat Sancar’ın Neşe Düzel’e söylediği gibi, “Genelkurmay kendi Kürt politikasını artık AKP’ye uygulattırıyor”.
Bu ülkede tutuculuğun temel direği olan Genelkurmay ile AKP şimdi değişime karşı omuz omuza duruyor.
AKP tabanı ise büyük bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı içinde.
Partilerinin nasıl olup da Genelkurmay’ın sözcüsü haline geldiğini bir türlü kavrayamıyorlar.
AKP tabanının “milliyetçi” bir yanı var elbette ama sanırım o tabanın ana rengini milliyetçilik oluşturmuyor.
O taban, “kültürel değerlerde” muhafazakâr ama siyasette ve ticarette “ilerici” bir taban.
Avrupa’dan ve Avrupa’nın yaşam biçiminden hoşlanmıyorlar ama varlıklarını ancak Avrupa Birliği içinde sürdürebileceklerini, haklarını ancak AB türü bir demokrasi sayesinde kazanabileceklerini biliyorlar.
Anadolu Kaplanları’nın en önde gelenlerinden Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mustafa Boydak, “bugünkü hükümet ekonomiyi Kemal Derviş’in yarısı kadar yönetebilsin yeter,” diyerek ekonomiyle ilgili kaygılarını dile getirdi.
AKP’nin siyasetteki dehşet verici “dönüşünü” henüz ekonomiyi eleştirdikleri kadar açıkça eleştiremiyorlar ama yakında o konuda da kaçınılmaz olarak sesleri çıkacak.
Çünkü hepsi tedirgin.
Mithat Sancar’ın da belirttiği gibi AKP’nin bugünkü siyasetiyle seçim kazanması halinde bu “devletçi” tavrı sürdüreceğini, barışı getiremeyeceğini, Türkiye’yi Avrupa’dan uzaklaştıracağını seziyorlar.
“Değişimci Erdoğan” kendi çizgisinden uzaklaşarak, yavaş yavaş asker işbirlikçiliğiyle iktidarda kalmaya çalışan bir Peron’a dönüşmeye aday hale geliyor.
AKP tabanı, Avrupa Birliği’nden uzaklaşan, askerin sözcülüğünü üstlenen, krizde yapılması gerekenleri yapamayan, barışı sağlayamayan, sadece milliyetçiliğe ve sertliğe abanan bir partiye ne kadar tahammül eder?
Onlar MHP’den daha milliyetçi ikinci bir MHP değil, kendi partilerini istiyorlar.
Görebildiğim kadarıyla AKP tabanı bir “mucize” olmasını ve AKP’nin yeniden eski çizgisine dönmesini bekliyor.
Ya o mucize olmazsa?
Ki, siyasi yorumcular olmayacağını söylüyor, o zaman ne olacak?
ANAP’ın büyük çöküşü bir yerel seçimle başlamıştı.
Eğer AKP kendini toparlamazsa, MHP-CHP çizgisinde ilerlerse, bu yerel seçimlerde ciddi bir tokat yer.
Ve, çöküşü başlar.
Bu politikayla devam etmelerinden, ülkeyi çok ciddi bir kışkırtma ortamına sokmalarından, siyaseti askerîleştirmelerindense, seçimde ağır bir tokat yemeleri de çok hayırlı olur bence.
Bu ülke “değişimci” bir parti istiyor, barış istiyor, zenginlik ve özgürlük istiyor.
Bunları gerçekleştireceğini söyleyerek iktidara geldikten sonra taraftarlarına ihanet edenleri de affetmiyor.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Türkiye’nin çıkarları - 21.03.2010
  2. Başbakan - 20.03.2010
  3. Müslümanlık ve milliyetçilik - 19.03.2010
  4. Benim memleketim... - 18.03.2010
  5. Yalancılık - 17.03.2010
  6. İyi çocuklar bitmiyor - 16.03.2010
  7. Bir deli aranıyor - 14.03.2010
  8. Acemi AKP - 13.03.2010
  9. Biz de onları öldürelim Turhan Bey - 12.03.2010
  10. Taş ve ayna - 11.03.2010
  11. Yalanlar - 10.03.2010
  12. İmparatorluk ve insan - 09.03.2010
  13. Nefret, Futbol ve Yargı... - 07.03.2010
  14. Soykırım - 06.03.2010
  15. Kriz - 05.03.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Ahmet Altan KUM SAATİ
Ahmet Altan - 21.03.2010
Türkiye’nin çıkarları
Murat Belge TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 21.03.2010
Başbakan
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 21.03.2010
Eskimeyen Osmanlı
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ
Ayşe Hür - 21.03.2010
Hamidiye Alayları’ndan koruculuğa
Yıldıray Oğur MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 21.03.2010
OYAK-Renault’a başörtülüler nasıl girer
Hıdır Geviş ÖTEKİ AMERİKA
Hıdır Geviş - 21.03.2010
Otomobil uçar gider
Pelin Cengiz KULİS TARAFI
Pelin Cengiz - 21.03.2010
Dünyanın en kârlı işi insan kaçakçılığı
Ramazan Çanakkaleli İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK DÜNYASI
Ramazan Çanakkaleli - 21.03.2010
Maliye’ye var SGK’ya yok mu
A. Esra Yalazan KAMERİYE
A. Esra Yalazan - 21.03.2010
Kardeş bayramlar ve Newroz...
Tuğba Tekerek PAZAR SÖYLEŞİLERİ
Tuğba Tekerek - 21.03.2010
Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı
Bülent Şirin
Bülent Şirin - 21.03.2010
Trabzon’da Gürcüler güldü

Tüm Yazarlar >>  

Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS